Dünya yaş sebze ve meyve üretiminde olduğu gibi Türkiye’nin tarım sektörü içinde de önemli bir yere sahip olan narenciye sektöründe son yıllarda sorunların “çığ” gibi büyüdüğünü belirten Barut, bu sıkıntıların bir an önce giderilmesi gerektiğini ifade etti.
Oda Başkanı Ayhan Barut, yaptığı açıklamada, Türkiye’de yıllık ortalama 2.5 milyon tonun üzerinde olan narenciye üretiminin yüzde 50’sinden fazlasının Çukurova yöresine ait olduğunu söyledi.
Barut, 100 milyon ton olan dünya narenciye üretiminde, 20 milyon ton ile Brezilya’nın ilk sırada yer aldığını, Türkiye’nin de ilk 10 ülke arasında yer aldığını bildirdi.
Türkiye’de narenciye üretiminin, 550 bin tonunu mandalina, 950 bin tonunu portakal, 710 bin tonunu limon ve 195 bin tonunu da greyfurtun oluşturduğunu belirten Barut, “Adana ise ülkemizin narenciye üretimi yapılan en önemli merkezlerinin başında gelmektedir. Ülkemiz üretiminin yüzde 30’undan fazlası ilimizde gerçekleştirilmektedir” dedi.
Barut, ülke ve bölge ekonomisi için önemli yere sahip narenciye üretiminde son yıllarda, diğer tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi önemli sıkıntılar yaşandığını kaydederek, şöyle konuştu:
“Narenciye üretiminde, bölge ve ülke ekonomisini etkileyecek şekilde sorunlar zinciri var. Son 4 yıldan beri ürünler maliyetinin altında satılırken, bir bölümü de dalında kalarak çürümeye terk edildi. Bir turunçgil bahçesinde dekara yıllık ortalama masrafların kabaca 350-450 YTL, ortalama verimin de 3 bin 3 bin 800 kilo olduğu düşünüldüğünde, satılma şansı bulan ürünlerin bile bu fiyatlarla üretim masraflarını karşılayamadıkları ortaya çıkıyor.”
Barut, üst üste zarar nedeniyle, dayanacak gücü kalmadığı gözlemlenen üreticilerin yine de uzun vadeli üretim yapılabilen narenciye bahçelerini gözden çıkarmayarak, umutla beklediğini söyledi.
VAKİT -24 OCAK 2007 ÇARŞAMBA






