Eski Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Uluğbay , 17 Ocak'ta yasalaşan "Türk Petrol Yasası" ile "dünyadaki gelişmelerin aksine, petrol kaynaklarının arama ve işletilmesinde ulusal çıkarların gözetilmediğini" söyledi.
Prof. Dr. Uluğbay, Meclis'te hızla ve tartışmaya yeterli zaman ayırmadan görüşülen Türk Petrol Yasası'yla Türkiye'de petrol ve doğalgazda çok köklü değişikliklere gidildiğini belirterek "Türkiye'de mevcut Petrol Yasası'nın yürürlüğe girdiği 1954'ten bugüne petrol dünyasında yer alan gelişmeler, petrol yataklarına sahip ülkelerin müzakere güçlerini yükselten birçok gelişmeye yol açtı. Buna karşın yeni Türk Petrol Yasası'nın ulusal çıkarları koruma açısından 1954 tarihli Petrol Yasası'nın çok gerisine düştü" diye konuştu.
Uluğbay dünyada son yarım yüzyılda yaşanan gelişmeleri şöyle özetledi:
* Venezüella'nın, 1943'te uygulanmaya başlayan petrol rantının ev sahibi ülke ile yarı yarıya paylaşılması uygulaması, 1950'li yıllarda önce Suudi Arabistan'da daha sonra diğer ülkelerde yaşama geçti.
* 1973 yılında yaşanan petrol krizi ile petrol fiyatlarında astronomik artışlar yer aldı.
* Rusya'da petrol ve doğal- gaz varlıkları devlet denetiminin güçlenmesiyle yeniden kamu elinde toplanmaya başlandı.
* Birçok devlet, petrol ve doğalgazını aramak ve işletmek üzere kamu şirketleri kurdu ve ulusal petrol ve doğalgaz yataklarını aramaya ve işletmeye başladı.
* Son on yıl içinde Çin ve Hindistan'ın taleplerindeki hızlı artış ile üretimin tavan yapma noktasına geldiği endişeleri, birçok ülkeyi petrol varlığı olan ve keşfedilmeyi bekleyen ülkelerde arama ve üretim yapma hakkı elde etme yarışına sevk etti.
Türkiye çıkarını unuttu
Uluğbay, tüm bu gelişmelere karşın yeni Türk Petrol Yasası'nın amaç maddesine "petrol kaynaklarının milli menfaatlara uygun olarak aranması ve işletilmesi ilkesinin dahil edilmesine gerek görülmediğini" belirterek şunları söyledi:
"Yasada, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün petrol sahalarının işletmeye açılması işlemleri sırasında TPAO'ya sahalarla ilgilenip ilgilenmediğini sorma yükümlülüğü de kaldırılmıştır. Ayrıca yeni yasa ülkede çıkarılacak petrol ve doğalgazın bir bölümünün ülke ihtiyacının karşılanmasında kullanılacağına ilişkin bir kural da koymamıştır. Diğer bir deyişle bu iki düzenleme ile Türkiye, petrol kaynaklarına yönelik gereksiniminin karşılanmasını tümüyle uluslararası şirketlerin insafına terk etmiş görünmektedir. Yeni yasa ile arama sahalarının limitinin yükseltilmesi petrol kaynaklarının aranmasında rekabet fırsatlarını azaltacak ve tekel durumları yaratacak görünümdedir."
CUMHURİYET -29 OCAK 2007 PAZARTESİ






