İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Rumların hedefi Türkiye

Dünya
|

Rum Yönetimi’nin Türkiye ve KKTC’nin sert tepkisine rağmen, ada çevresinde yabancı şirketlere petrol arama izni veren

Rum Yönetimi’nin Türkiye ve KKTC’nin sert tepkisine rağmen, ada çevresinde yabancı şirketlere petrol arama izni veren yasayı Meclis’ten geçirmesinin arkasında büyük diplomatik oyunlar yatıyor. Yapılan anlaşmaların bir sonraki adımı BM’ye konuyu aktarmak ve bu ülkelerle yapılan Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmalarına yasal statü kazandırmak. Ayrıca Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığına son vermek.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sert tepkisine rağmen, ada çevresinde yabancı şirketlere petrol arama izni veren yasayı Meclis’ten geçirmesinin arkasında büyük diplomatik oyunlar yatıyor. Yapılan anlaşmaların bir sonraki adımı Birleşmiş Milletler’e konuyu aktarmak ve bu ülkelerle yapılan Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmalarına yasal statü kazandırmak. Ayrıca Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığına son vermek.

KKTC Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Atun, niyetin başka olduğuna işaret ederek, “Amaçları aslında Petrol çıkarmak değil, Kıbrıs’ın ada olması nedeni ile yasal olarak hakkının bulunmadığı kıyılarından 200 mil açığa kadar olan alan içinde ‘Münhasır Ekonomik Bölge’ hakkına sahip olmak ve Türkiye’yi Akdeniz’den koparmak” dedi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ‘nin Doğu Akdeniz’deki petrol aramaları ile ilgili 1980 ve 2003 yılında yapmaya teşebbüs ettiği ancak şimdi yapabildiği anlaşmalar ileride pek çok sıkıntıları da beraberinde getirecek. Kıbrıs adasının çevresini 12 bölgeye ayırarak, toplam mali değeri 300-400 milyar dolar olan 6-8 milyar varil petrol yataklarından istifa etmeye çalışmasının arkasında büyük oyunların yattığı ortaya çıktı. Petrol arama izinlerini 12 ayrı bölgede 12 kez ihaleye açarak ve ihaleleri bu ülkelere kazandırarak Türkiye’yi bu ülkeler ile yasal sorun içerisine itmek isteyen Rumlar’a karşı Türkiye’nin sadece bu ülkelere değil, Rumlar’a ve Yunanistan’a da daha sert bir cevap vermesi gerektiği kaydediliyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Atun konu ile ilgili ilginç değerlendirmelerde bulundu. Rumların son yıllarda büyük bir gizlilik içinde Doğu Akdeniz’de petrol araştırmaları yapmaya çalıştığını ve konuyu hep deniz altındaki petrol ve doğal gaz rezervleri üzerine çekmeye çalıştığına işaret eden Atun, “Mısır’la 2002’de başlattıkları görüşmelerini bitirdiler ve 2005 yılında, her iki ülkenin arasında bulunan denizde petrol arama ve ortak çalışma anlaşması imzalandı. Arkasından geçen ay da benzer bir anlaşmayı Lübnan ile imzaladılar. Şimdi de Suriye ile de temas kurdular ve onlarla da aynı anlaşmaları yapmayı planlıyorlar.

Rumların, Mısır ve Lübnan ile yaptıkları petrol anlaşması, Türkiye’nin doğal kıta sahanlığı haklarını ve ekonomik bölge haklarını iyice kısıtlamak amacındadır. Bu anlaşma ile Rodos-Baf-Larnaka-Port Said-İskenderiye-Rodos çok kenarı tamamen Yunanistan-Kıbrıs Rum ve Mısır kontrolüne girmekte ve Türkiye’nin Gazipaşa’dan Dalaman’a kadar uzanan sahilinin 200 mil açığına kadar uzanan ekonomik bölge haklarını tamamen yok etmektedir. Zaten bu bölge Türkiye ile Mısır arasındaki denizin neredeyse yarısı anlamına geliyor. Aynı şekilde Kıbrıs Rumlarının Lübnan ile yaptığı anlaşma da, Türkiye’nin Akdeniz’in en doğusundaki haklarını budamaktadır” diye konuştu.

Hedef petrol değil
Rumların hedefinin deniz altındaki petrol veya doğal gazı çıkarmak ve ona sahiplenmek olmadığına işaret eden Atun, asıl hedefi, münhasır ekonomik bölge anlaşmaları yapmak ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hükümranlık haklarına son vermek olarak gösterdi. Atun, böylece Rumların kıtalar veya anakaralar gibi denizdeki haklarını kıyıdan 200 mil açığa kadar uzatmayı planladığını dile getirdi. Atun sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gerçekte Kıbrıs, ada olduğu için denizlerdeki hududu kıyıdan 4 mil açıkta bitmekte. Kıbrıs’ın etrafını saran kara suları 12 mil bile değil. İşte GKRY’nin hedefi kara sularını 12 mile, Doğu Akdeniz’deki hakkı olmayan Münhasır Ekonomik Bölgesini de kıyıdan 200 mil açığa kadar uzatmak”

MİLLİ GAZETE -30 OCAK 2007 SALI
AKRA