Rum Yönetimi’nin Türkiye ve KKTC’nin sert tepkisine rağmen, ada çevresinde yabancı şirketlere petrol arama izni veren yasayı Meclis’ten geçirmesinin arkasında büyük diplomatik oyunlar yatıyor. Yapılan anlaşmaların bir sonraki adımı BM’ye konuyu aktarmak ve bu ülkelerle yapılan Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmalarına yasal statü kazandırmak. Ayrıca Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığına son vermek.
KKTC Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Atun, niyetin başka olduğuna işaret ederek, “Amaçları aslında Petrol çıkarmak değil, Kıbrıs’ın ada olması nedeni ile yasal olarak hakkının bulunmadığı kıyılarından
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ‘nin Doğu Akdeniz’deki petrol aramaları ile ilgili 1980 ve 2003 yılında yapmaya teşebbüs ettiği ancak şimdi yapabildiği anlaşmalar ileride pek çok sıkıntıları da beraberinde getirecek. Kıbrıs adasının çevresini 12 bölgeye ayırarak, toplam mali değeri 300-400 milyar dolar olan 6-8 milyar varil petrol yataklarından istifa etmeye çalışmasının arkasında büyük oyunların yattığı ortaya çıktı. Petrol arama izinlerini 12 ayrı bölgede 12 kez ihaleye açarak ve ihaleleri bu ülkelere kazandırarak Türkiye’yi bu ülkeler ile yasal sorun içerisine itmek isteyen Rumlar’a karşı Türkiye’nin sadece bu ülkelere değil, Rumlar’a ve Yunanistan’a da daha sert bir cevap vermesi gerektiği kaydediliyor.
Rumların, Mısır ve Lübnan ile yaptıkları petrol anlaşması, Türkiye’nin doğal kıta sahanlığı haklarını ve ekonomik bölge haklarını iyice kısıtlamak amacındadır. Bu anlaşma ile Rodos-Baf-Larnaka-Port Said-İskenderiye-Rodos çok kenarı tamamen Yunanistan-Kıbrıs Rum ve Mısır kontrolüne girmekte ve Türkiye’nin Gazipaşa’dan Dalaman’a kadar uzanan sahilinin
Hedef petrol değil
Rumların hedefinin deniz altındaki petrol veya doğal gazı çıkarmak ve ona sahiplenmek olmadığına işaret eden Atun, asıl hedefi, münhasır ekonomik bölge anlaşmaları yapmak ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hükümranlık haklarına son vermek olarak gösterdi. Atun, böylece Rumların kıtalar veya anakaralar gibi denizdeki haklarını kıyıdan
“Gerçekte Kıbrıs, ada olduğu için denizlerdeki hududu kıyıdan






