Prof. Dr. Kılıç, İstanbul'un, Avrupa'nın yangın tehlikesi ile en fazla iç içe yaşayan metropolü olduğunu belirterek "İtfaiye kente uygun biçimde yeniden yapılanmalıdır'"dedi.
Teknoloji ile sanayinin ilerlemesi sonunda gelişen ve sürekli büyüyen İstanbul, mimari yapısından ve ulaşım sorunundan kaynaklanan eksikliklerden dolayı yangın açısından önemli tehlike oluşturuyor. Prof. Dr. Kılıç, İstanbul'da endüstri, ticaret ve konutların iç içe bulunduğu bir yapılanmanın getirdiği sorunları çözmeden, itfaye birimlerinin gereken müdahalelerde bulunamayacağını belirterek yeni yapıların yangın riskini azaltacak şekilde düzenlenmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Her geçen gün kent içindeki plaza ve alışveriş merkezleri sayısının arttığının altını çizen Kılıç, "Alışveriş merkezleri gibi yoğunluğun sürekli arttığı yerlerde tehlike de artmaktadır. Bu yapıları 3 gruba ayırmamız gerekir. 2000 yılından önce inşa edilen alışveriş merkezleri bina içinde riski azaltacak düzeyde yapılmamıştır. Bu yapıların kontrol edilmesi gerekir. 2000 yılından sonra yapılanlarda ise, kısmen riskin azaltıldığı yapılar var. Gerekli yangın mevzuatına uyulup uyulmadığı incelenmelidir" dedi.
RİSKLİ AHŞAP BİNALAR
Tarihi dokuyu yansıtan yapıların çoğunun kullanılmamasının çevreyi tehdit ettiğini belirten Kılıç, "İstanbul'da 220 tane terk edilmiş, tehlike unsuru oluşturan ahşap bina var. Bu binalar ne yıkılıyor ne de devlet tarafından sahiplerine kredi imkânı sunulup onarımı sağlanıyor. Sonrasında da kundaklamalara tanık oluyoruz" diye konuştu.
Türkiye'de yangın konusunda gereken bilgiye sahip olunmadığını vurgulayan Kılıç, "İlkokullara yangınla ilgili dersler konulmalıdır. Okullarda, otellerde, işyerlerinde tatbikat yapılması gerekli" görüşünü kaydetti.
CUMHURİYET -7 ŞUBAT 2007 ÇARŞAMBA






