Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğüne büyük önem verdiğini söyleyerek, “Irak, Iraklılara aittir. Biz 1926’da Musul’u verirken tek bir Irak’a verdik. Karşımızda tek bir Irak görmek istiyoruz” diye konuştu.
AB’nin başkenti Washington’da bulunan Gül, Alman Marshall Fonu ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları (SETA) kuruluşu tarafından düzenlenen “Yol Ayrımındaki Türk Politikası” konulu toplantının açılışında konuştu. Irak’taki duruma ilişkin soruları yanıtlayan Gül, “Bu ülkenin geleceği bizim için çok önemli. Irak’ın toprak ve siyasi bütünlüğüne büyük önem veriyoruz. Irak’ın başarılı olmasını istiyoruz. Irak bir bütün olarak tutulmalı. Buna başka alternatifler düşünülmemeli” dedi.
Gül, bazı çevrelerin Sovyetler ve Çekoslovakya’nın bölünmesini örnek göstererek Irak’ın bölünmesini savunduğunu hatırlattı ve Irak ile söz konusu durumların benzerlik taşımadığını, Irak’ta, eski Sovyetler gibi belli sınırların bulunmadığını söyledi. Gül, “Irak’taki mevcut durumdan kaçmak için, daha kötü çözümler yaratmayalım, daha kötü bir duruma düşmeyelim” diye konuştu.
“Biz Kürtlerle düşman değiliz. Onlar bizim akrabalarımız” diyen Gül, Saddam rejiminden kaçan Iraklı Kürtlere Türkiye’nin kucak açtığını hatırlattı. Türkiye’nin Kerkük’e ilgisine ilişkin bir soruya karşılık Gül, “Biz o bölgeyi yüzyıllarca yönettik. Doğal bağlarımız var. Aynı zamanda bugünkü realiteleri de tanıyoruz. Irak, Iraklılara aittir. Biz 1926’da Musul’u verirken tek bir Irak’a verdik. Karşımızda tek bir Irak görmek istiyoruz” diye konuştu.
Gül, Kerkük’ü, “Irak’ın küçük bir modeli” olarak nitelerken, öneminin de buradan kaynaklandığını ve Kerkük’te çıkacak bir sıkıntının bütün Irak’ı ve bölgeyi huzursuz edeceğini söyledi. Gül, “Kerkük tek bir grup tarafından ele geçirilmemeli. Bu, Irak’taki duruma yardım etmeyecek” dedi. Müslüman dünyasının Irak’taki durumun düzelmesi için neden daha fazla şey yapmadığı yönündeki bir soruyu yanıtlayan Gül, bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerektiğine inandığını ve Türkiye’nin de, belli platformlarda bununla ilgili girişimleri olduğunu söyledi. Gül, “Akan kan durdurulmalı. Bu, kabul edilemez. Dini kaynaklı olsun ya da olmasın” dedi.
Irak’ta yaşananı “siyasi bir kavga” olarak niteleyen Gül, sıkıntıların büyük kısmının “Irak anayasasındaki belirsizliklerden” kaynaklandığını, her grubun kendi çıkarını güçlendirmeye çalıştığını kaydetti. Gül, belirsizliklerin bir an önce giderilmesi, petrol gelirlerinin adil dağıtımı, Kerkük’ün geleceği ve eski Baasçıların da sisteme entegre edilmesi durumunda şiddetin azalacağını söyledi.
NTVMSNBC - 9 ŞUBAT 2007 CUMA






