Sıra Rusya ve Hazar’da
Maden Tetkik Arama eski daire başkanlarından jeoloji ve petrol yüksek mühendisi Tufan Erdoğan, Büyük Ortadoğu Projesi’nin birinci perdede Ortadoğu petrollerinin denetimi sağlandıktan sonra sıranın Rus ve Hazar petrollerinin denetimine geleceğini söyledi. Erdoğan, “Ceyhan’a BTC ve SCP petrol boru hatları ile taşınacak petrolün, Ceyhan’da hiç vakit geçirmeden CAP boru hattı ile İsrail’e gitmesi için anlaşmalar yapan yetkililerin, kendi ayağımıza nasıl kurşun sıktıklarının farkındalar mı?” diye sordu.
Suud petrolü de İsrail’e
Suudi petrollerini Akdeniz’e taşımak için, 2. Dünya Savaşı sonrasında ABD ordusunun desteği ile yapılan Trans-Arabistan (TAP) petrol boru hattı da hayata geçiriliyor. Bir ucu Lübnan’a, bir ucu da İsrail’in işgali altındaki Golan Tepeleri’nden Hayfa’ya giden bu hat, günde 2 milyon varil Suudi petrolünü İsrail’in Hayfa limanına taşıyacak. Günlük kapasitesi 1 milyon varil olan Rumeyla-Hayfa boru hattının eklenmesi ile Hayfa’ya günde toplam 3 milyon varil Güney Irak ve Suudi petrolü taşınması hedefleniyor.
Maden Tetkik Arama (MTA) eski daire başkanlarından jeoloji ve petrol yüksek mühendisi Tufan Erdoğan, 55 yıldır çalışır durumda olmayan Kerkük-Hayfa ve Musul-Hayfa petrol boru hatlarının onarımı ile İsrail’in Hayfa Limanı’na günde 5 milyon varil petrol taşınacağını belirterek, "Irak’ta petrol üretiminin günlük en fazla 3 milyon varil olması planlandığı şu sıralarda, sadece Kuzey Irak’ta bu kadar yüksek kapasiteli hatların yapılması, gelecek 20 yılda hiçbir şeyin şansa bırakılmadığını gösteriyor." diye konuştu.
Erdoğan, hatların devreye girmesi ile günlük kapasitesi 1 milyon varil olan Kerkük-Yumurtalık hattına da gerek kalmayacağını söyleyerek, "İşte bu da Türkiye’nin kalesine atılan ilk goldür’ ifadelerini kullanıyor.
Erdoğan, BOP kapsamında Suudi Arabistan petrollerinin de unutulmadığına dikkat çekerek, " İkinci Dünya Paylaşım Savaşı sonlarında, Suudi petrollerini Akdeniz’e taşımak için, ABD ordusunun inanılmaz desteği ile yapılan Trans-Arabistan (TAP) petrol boru hattı, uzun süredir kapalı. Bir ucu Lübnan’a, bir ucu da İsrail’in işgali altındaki Golan Tepeleri’nden Hayfa’ya giden bu hattın onarılarak yeniden hayata geçirilmesi çalışmalarına başlandı bile. Bu hat, günde 2 milyon varil Suudi petrolünü İsrail’in Hayfa limanına taşıyacak" şeklinde konuştu.
Erdoğan, söz konusu hatta günlük kapasitesi 1 milyon varil olan Rumeyla-Hayfa boru hattının eklenmesi ile Hayfa’ya günde toplam 3 milyon varil Güney Irak ve Suudi petrolü taşınacağını kaydederek, "Bu sıralarda İsrail kaynaklı haritalarda, Hayfa’nın adının altına "Yeni Rotterdam" yazılması boşuna değil" diye konuştu.
BOP’un ikinci perdesi BTC de açıldı
Petrol mühendisi Tufan Erdoğan, birinci perdede Ortadoğu petrollerinin denetimi sağlandıktan sonra sıranın Rus ve Hazar petrollerinin denetimine geleceğini ifade ederek, şöyle devam etti: "Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattı’nın dayandığı Azerbeycan’daki uluslararası AIOC konsorsiyumunun Azeri-Çıralı-Güneşli sahalarının üretimi günlük 360 bin varili buldu. Bunun günde 100 bin varillik bölümü Azpetrol’ün Sangaçal terminalinden demiryolu ile Gürcistan’ın Karadeniz’deki Batum limanına gönderiliyor. Günlük 146 bin varili Bakü-Supsa petrol boru hattına veriliyor. 82 bin varillik bir kısmı da, her gün Bakü-Novorosissysk petrol boru hattı ile yine Karadeniz’e çıkıyor. Kalıyor geriye günlük 32 bin varil. Günlük kapasitesi 1 milyon varil olan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattına giren işte bu 32 bin varil! Bu nedenledir ki aylardır doldurulan hattaki petrol daha yeni sınırımıza ulaşabildi ve en az 2–3 ay daha dolacak ki Ceyhan’a varabilsin. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattına Kazakistan’ın daha uzun yıllar verebileceği ciddi boyutlarda petrol yok. Hazar Denizi’nde yeni bulunan sahalarının gelişmesi durumunda bile buranın petrolü, Çin H.C.nin yapmaya soyunduğu iki adet 3.000’er kilometrelik boru hatları sayesinde batıya değil, doğuya taşınacak. Kazakistan’ın şu anda mevcut ve yapmakta olduğu boru hatlarının toplam kapasitesi, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) hattına çok uzun bir zaman petrol verilebilmesinin boş bir hayal olduğunu ortaya koyuyor.
Bütün bunlar ortada iken, başta BP olmak üzere tüm konsorsiyum şirketlerinin son ana dek "geri zekâlılık" olarak adlandırdıkları bu BTC hattı neden yapıldı? Daha da önemlisi, ABD neden bu projeyi ciddi şekilde destekleyip, konsorsiyum şirketlerine hattın yapılması için baskı yaptı? Tabii ki bu hattın bir şekilde dolması için bir planı vardı ve bu plan Büyük Ortadoğu Projesi’nin ikinci perdesini oluşturuyordu."
MİLLİ GAZETE 17.02.2007






