Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen yıl Mısır, İsrail ve Filistin'e, bu hafta da Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün'e gezi düzenlemesi hem Rus dış politikası hem de Ortadoğu bölgesindeki dengeler açısından son derece önemli.
Putin'in Ortadoğu gezisinde petrol, doğalgaz ve silah satışı gibi konular ön plana çıksa da, bu temaslar Rusya'nın bölgede son zamanlarda artan siyasi ağırlığının bir yansımasıdır...
ABD'nin 11 Eylül saldırılarını bahane ederek, Afganistan'a, ardından Irak savaşı ile Ortadoğu'ya yerleşmesi Rusya ve Amerika'yı karşı karşıya getirmiştir. ABD'nin Afganistan'a ve Irak'a yerleşerek Rusya'nın yakın çevresinde geleneksel nüfüzunu tehdit etmesi, Rusya'yı bir denge arayışı olarak Ortadoğu'da manevra alanını genişletmeye itmiştir.
Ancak, Putin Amerika'nın Irak işgali, İsrail'in Filistin ve Lübnan'daki saldırıları sonucu, Arap Ortadoğusu ile Batı arasında derinleşen gerginliği Rusya lehine kullanarak, bölge kamuoyunu da kazanmaya çalışmaktadır. Ortadoğu'da Amerikan imajının zedelenmesine paralel olarak, Irak savaşında Putin'in Amerika'ya karşı eleştirel duruşu sonucu, Rusya hem kendi içinde hem de genel olarak Müslüman toplumlar arasında sempati kazanmaktadır. Bu bağlamda, İKÖ'de gözlemci üye sıfatı elde eden Putin, Müslüman ülkelerle 'güçlendirilmiş işbirliği' tezini ortaya atarak, Ortadoğu'da etki alanını genişletiyor...
Suudi Arabistan'ı ilk ziyaret eden Rus Devlet Başkanı olarak Putin'in yaptığı Ortadoğu turu ABD ve İsrail'de kaygılara neden olsa da, Arap Ortadoğu'sunda memnuniyetle karşılanmaktadır. Rusya bölgesel aktörlerin de desteğini alan inisiyatifler geliştirerek, Ortadoğu'nun istikrara kavuşabilmesi için, Amerikan merkezli 'tek kutuplu' dayatma yerine, çoklu dengenin önünü aralamaya çalışmaktadır.
16.2.2007 / DOÇ. ZEYNEP DAĞI / ZAMAN






