11 Eylül ve sonrasının kurbanlarından biri, 1990'larda çok tutulan, dünyanın tek bir süper güçle daha yaşanılır bir yer olacağı düşüncesiydi. Bu fikir, tek kutuplu dünyada hâkim devletin, küresel çıkarları ve sorumluluklarının peşinde, güvenlik, istikrar ve serbest ticaret gibi herkesin yarar sağlayacağı koşulları üreten bir aktör olarak hareket edeceği iddiasına dayanıyordu. ABD taraftarlarının savunduğu meşruiyet zeminini de bu fikir oluşturuyordu…
Manzara bugün çok farklı. Irak'a müdahale tam da zayıflatacağını iddia ettiği aşırılıkçıları ve şiddeti güçlendirdi; daha büyük tehlike içindeyiz. Bush çevre konusunda da ayak diriyor ve iklim değişikliği şeklinde beliren daha büyük tehdide karşı gerekli adımları engelliyor. ABD'nin 764 milyar dolarlık bütçe açığıyla yüzleşmekten kaçması ve imkânlarının ötesinde tüketmeye devam etmesi, dünya çapında bunalım tehdidini ortaya çıkaran ekonomik dengesizliklerin de sorumlusu. ABD, küresel iyilik sağlayıcısından ziyade, küresel bir serseri gibi; dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilecek gücünü bencilce ve sorumsuzca kullanıyor… Putin'in geçen hafta dikkat çektiği gibi, tek kutuplu model kusurlu; zira gücü sağlıksız ve demokratik olmayan şekillerde tek elde topluyor.
Doğru, fakat bu sözleri Rus liderden duymak da tuhaf. Eleştirilerinin neredeyse hepsi, öyle ya da böyle Putin yönetimi hakkında da söylenebilir. ABD'nin terörle savaş biçimine yükleniyor, ama Çeçenya siyasetinin acımasızlığı, Guantanamo'daki ihlalleri solda sıfır bırakır. Komşularını enerji kesintileri, ticaret ambargoları ve yerel isyanları desteklemekle korkutması, Putin'in dem vurduğu diplomatik ilkelerle taban tabana zıt… Avrupa'nın, eskinin netameli reelpolitiğine sığınmadan etkili bir güç dengeleme stratejisi izlemesine imkân veren bir alternatif var; bu alternatif, son 30 yılın siyasi değişimleriyle daha da mümkün hale geldi…
Avrupa, Hindistan ve Güney Amerika etrafında, ABD'yle zıtlaşmaksızın tek kutuplu yaklaşımları reddeden yeni bir küresel demokratik hissiyatı sağlamlaştırmak mümkün. Amerika hâkimiyetinin sonu göründü, Washington istese de istemese de. Ya otoriter ve giderek kendine güvenli bir Çin karşısında iki kutuplu sistem kurulacak, ya da küresel liderliği diğer demokratik güç merkezleriyle paylaşabilen çok kutuplu bir dünya yaratılacak. Tek kutupluluktan demokratik birçok kutupluluğa geçiş, 21. asırdaki ortak projemiz olmalı.
RADİKAL -20 ŞUBAT 2007 SALI (DAVID CLARK / THE GUARDIAN)






