Massachusetts Üniversitesi Bitki, Toprak ve Böcek Bilimleri Bölümü öğretim üyelerinden William J. Manning , bioendikatör bitkilerin ozon tabakasındaki deliğin büyümesini önlediğini, hatta küçülmesine katkıda bulunduğunu savundu. Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Yüceer ise AB uyum yasaları çerçevesinde Türkiye'de 2008 yılına kadar arıtma tesisi olmayan köy ve çöp ıslah alanları olmayan belediye kalmayacağını söyledi.
"Kaybedecek fazla zamanımız yoktur" sloganıyla KKTC'de gerçekleştirilen "Çevre: Yaşam ve Sürdürülebilirlik" konulu konferansta buluşan dünyanın dört bir yanından gelen bilim adamlarının beyin fırtınası sürüyor. 1.2 milyon dolar harcanarak düzenlenen çevre konferansı için Yakın Doğu Üniversitesi'nde bir araya gelen bilim adamları her gün 16 ayrı salonda gün boyu yapılan panellerde, 21 ana başlıkta çevre felaketlerine dikkat çekerek birbirinden ilginç önerilerde bulunuyorlar.
Manning, slayt gösterisiyle desteklediği sunumunda, en yaygın bioendikatörlerden bilinen "münver, kınakına ve yaban marulu" haricinde varlığını yeni keşfettikleri bazı bioendikatörlerle "Edu" (Ethylenediurea) bitkisinin karışımının da ozon üzerinde olumlu etkiler yaptığını belirlediklerini ifade etti.
Prof. Manning, Romanya'da Karpatlar'a, yaygın bioendikatörleri ektiklerini ve deney yaptıklarını, deneyin sonucunda yaptıkları ölçümlerde de oksijen miktarının arttığını tespit ettiklerini vurguladı.
Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Ahmet Yüceer de, konferans kapsamında Türkiye'deki çevre sorunlarıyla ilgili sunum yaptı. Belediyelerin çöp ıslah alanı, arıtma tesisi gibi sorunları 2008 yılına kadar çözmedikleri takdirde AB uyum yasaları çerçevesinde cezaya maruz kalacaklarını vurgulayan Yüceer, çevre sorunları kapsamında su kirliliği konusuna da dikkati çekti. Yüceer, "Suyun berraklığı temizlik ölçütü değildir" diye konuştu .
CUMHURİYET -21 ŞUBAT 2007 ÇARŞAMBA






