İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

'Otomobile biyodizel olmayacak yağları insana yediriyorlar'

Ekonomi
|

Atık yağı biyodizele çeviren Mustafa Ezici, restoranlardan gelen yağları analize gönderince şaşkına döndü: Bu yağları insana yedirenler soykırım suçu işliyor.

Atık yağı biyodizele çeviren Mustafa Ezici, restoranlardan gelen yağları analize gönderince şaşkına döndü: Bu yağları insana yedirenler soykırım suçu işliyor.

Türkiye'de atık yağı biyodizele çevirme lisansına sahip tek fabrikanın sahibi Mustafa Ezici, restoranlardan topladığı yemeklik yağları tahlil ettirdiğinde, sonuçlara inanamadı. Çoğu yağ özelliğini kaybettiği için biyodizele çevirmenin bile mümkün olmadığı yağlar, restoranların mutfağında yemek pişirmede kullanılıyordu. Elindeki 500 yağ örneğini, hangi firmalardan aldığını raporlayarak saklayan Ezici, "Bu örnekleri gıda mühendislerine gönderdim. İnanamadılar. Resmen kanseri yiyoruz" dedi. Ezici, 500 yağ örneğini başta bakanlar, milletvekilleri olmak üzere üniversite rektörlerine göndermeye hazırlanıyor.

'KAPIM HERKESE AÇIK'
Atık yağ konusunda hala çok cahil bir toplum olduğumuzun altını çizen Ezici rapor aldıkları yağlardan birinin çok büyük bir fast-food markasına ait olduğunu da vurguluyor: "Bakın bu yağlar bende tek tek firmalarıyla duruyor. Denetleyecek herkese kapım açık ama bu yağları insanlara yedirmek resmen soykırım" diyor. Atık yağ konusunun Avrupa Birliği tarafından çok önemsendiğinin altını çizen Ezici Türkiye'de durumun vahamet verici olduğunu söylüyor: "Yağ pahalı olduğu için insanlar bunu defalarca kullanıyor. Yağın üzerine, yağ ekliyorlar. Catering firmalarında yağ atılmıyor, üzerine ekleniyor. Yılda üç firmanın topladığı yaklaşık 1800 ton yağ var. Ama olması gereken 350 bin ton. Geri kalanı kaçak olarak toplanıyor, dökülüyor. Gelen yağların yüzde 90'ı bu şekilde. Bu yağları satanlar var, rafine edip yemek sanayisinde kullananlar var. Tulumba tatlıcılarından tenekesini yedi sekiz liraya alıyorlar. Bir tane tulumba tatlıcısından yağ alamıyoruz. Ayda 7-8 ton atık yağı olan tulumba tatlıcı var. Bu işle ilgili altı aydan iki yıla kadar hapis cezası da var." Raporla durumunu tespit ettirdikleri yağlar içinde bir tek yemek dağıtımı yapan Sofra firmasının atık yağlarının düzgün olduğunu söyleyen Mustafa Ezici, bine yakın firmayla çalışıyor. Bunların içinde hepimizin isimlerini yakından bildiği yiyecek firmaları da var: "Bu yağları biz biyodizel yapmak için alıyoruz, biyodizel bile olmuyorlar" diyor.

Biyodizel nedir?
Biyodizel, kolza (kanola), ayçiçek, soya, aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde ediliyor. Bu ürünlerden elde edilen bitkisel veya hayvansal yağların bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir reaksiyonu sonucunda açığa çıkan yakıt biyodizel olarak adlandırılıyor. Evsel kızartma yağları ve hayvansal yağlar da biyodizel hammaddesi olarak kullanılabiliyor. Biyodizele yatırımın artma nedeni ise daha çok çevresel etkenler. Karbondioksit emisyonunu düşürmek isteyen ülkeler bu teknolojiye destek veriyor.

'Bu yağ sanayide bile kullanılmaz'
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muammer Kayahan, Mustafa Ezici'nin tahlil yaptırdığı atık yağlara ilişkin raporu şöyle değerlendirdi: "Türkiye'de kızartma yağı için özel bir üretim söz konusu değil. Bu analiz raporunda benim dikkatimi çeken bir husus var. Ayçiçeği yağının yüzde 5.43 gibi serbest asitlik göstermesi, bu yağın artık insan gıdası değil, sanayi yağı olarak kullanılmasının bile güçlüğe yol açacağınıı ortaya koyar. Bu raporda olması gereken yağ asitlik miktarının on beş katı gibi bir rakam var. Gliserin oranının bu düzeyde olması korkunç bir cinayet. Olacak iş değil. İnsanların sağlıyla bu kadar rahat oynanan bir ülkede yaşamaktan utanç duyuyorum."

SABAH -26 ŞUBAT 2007 PAZARTESİ
AKRA