İlim, fikir ve gönül adamı Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan (Rh.A.) Hocaefendi, doğumunun hicri 71. yıldönümü olan 13 Safer / 3 Mart Cumartesi günü sevenleri tarafından anıldı.
M. Es’ad Coşan Hocaefendi, AKRA FM’de 15 farklı programdan oluşan yoğun bir yayın akışıyla, ikindi namazını müteakip Eyüp’teki kabirleri başında, akşam namazından sonra ise İskenderpaşa Camii’nde özel programlarla yad edildi.
M. Es’ad Coşan Hocaefendi’nin görüntülü sohbetleri, AKRA FM’in internet sitesinden yayınlanmaya başlandı.
AKRA FM, Hakk’a yürüyen zat-ı muhteremlerin, Mevlid Kandili’nde olduğu gibi Hicri doğum günlerinde yâd edilmelerini gelenek haline getiriyor. İlki geçen yıl gerçekleştirilen ve bu yıl devam eden hicri doğum günlerindeki anma programlarına yoğun ilgi gösteriliyor.
20. yüzyılın önemli mürşidi kamillerinden günüler sultanı Mehmed Zahid Kotku (Rh. A.) Hocaefendi’nin, doğumlarının hicri 113. yılı olan 30 Muharrem 1428 (18 Şubat 2007) Cumartesi günü çeşitli programlarla yad edilmesinin ardından, büyük alim ve mutasavvıf Mahmud Es’ad Coşan Hocaefendi de yine doğumlarının hicri yıldönümünde sevenlerince anıldı.
M. Es’ad Coşan Hocaefendi, 14 Nisan 1938 Perşembe günü dünyaya geldi. Bu tarihin Hicri takvime göre karşılığı 13 Safer 1357’dir. Hicri 1428’de bulunmamız dolayısıyla bu yıl M. Es’ad Coşan Hocaefendi’nin doğumunun hicri 71. yılıdır.
KABİRLERİ DOLUP TAŞTI
Hicri 13 Safer 1428, miladi 3 Mart 2007 Cumartesi günü ilk program Es’ad Coşan Hocaefendi’nin Eyüp’teki kabirleri başında ikindi namazını müteakip başladı. Türkiye’nin birçok şehrinden İstanbul’a gelen Hocaefendi’nin talebeleri kabir başında dua ettiler. Programa kadın-erken, genç yaşlı binlerce kişi katıldı. Kabir başındaki hatim duasını İskenderpaşa Camii görevlisi M. Rıza Memduhoğlu yaptı. Programa katılanlara gül dağıtıldı.
Akşam namazını müteakip ise İskenderpaşa Camii’nde bir başka program vardı. Dr. Necdet Yılmaz, Es’ad Coşan Hocaefendi’yi anlattığı konuşmasında, ölmeden önce ölenlerin, öldükten sonra kıyamete kadar anıldıklarını ifade ederek, “İşte Es’ad Coşan Hocamız, böyle bir şahsiyetti, ölmeden önce ölmüş ancak aramızdan bedenen ayrılsa da fikirleriyle kıyamete kadar yaşayacak âlim, arif biriydi. Hayatı boyunca Rabbi’nin rızasına uygun yaşamaya çalıştı. Başkalar ne der diye düşünüp hareket etmedi, kendisi oldu, kendisini yaşadı. O her zaman, ‘Allah’ın rızasına bu iş uygun mu, değil mi’ diye düşünüp hareket etti. Türkiye pek çok krizler atlattı, ama o her kriz anında doğruları söylemekten hiç çekinmedi. Referansı Kur’an-ı Kerim ve sünneti seniyyeydi. ‘Ben sufi olmak, mürşid olmak için yola çıkmadım, ancak iyi bir Müslüman olmak için çok çaba harcadım, bu çaba beni mutasavvıf olmaya götürdü’ derdi. Misyonu buydu. Vizyonu ise çok genişti. Hayatın her alanıyla ilgilendi. Halkın için Hakk’la oldu ve takipçilerine bunu sık sık öğütledi” diye konuştu.
‘24 SAATİNİ HZ. PEYGAMBER (SAS)’E GÖRE YAŞADI’
Es’ad Coşan Hocaefendi’ye göre hayatın parçalanamaz olduğunu belirten Necdet Yılmaz, Bursa’da 1990’lı yıllarda bir otel programında yaşadığı anıyı şöyle anlattı.
“Programın sonunda bir katılımcı şöyle bir sitem yöneltmişti: ‘Efendim, biz burada tasavvufu sizden öğrenmeye geldik ancak burada ekonomiden, borsadan bahsediliyor.’ Bunun üzere Hocaefendi, ‘İbadetin kabulü için ilk şart helal lokmadır. Önce helal lokmanın nasıl kazanılacağını öğrenmemiz lazım’ diye şahane bir cevap vermişti. Yani, camide ayrı sosyal hayattı ayrı davranılamaz. Her harekette Allah’ın rızasını gözetmek gerekiyordu. Yine kendisine ’Sizi örnek almamız için 24 saatinizi anlatabilir misiniz?’ denildiğinde, hafif kızgın şekilde, ‘Ben aciz bir kulum, ben kimim ki 24 saatimi örnek alıyorsunuz. 24 saatinizi Kur’an’a ve Hz. Peygambere (sas) göre yaşayınız’ tavsiyesinde bulunmuştu. Hem kullara Allah’ı sevdiriyordu hem de Allah’a kulları sevdiriyordu.”
Merhum Es’ad Coşan Hocaefendi’nin 1970’li yıllarda TRT’de konuşmalar yaptığını belirten Necdet Yılmaz, bu konuşmalarda Hocaefendi’nin hitap ettiği kitleye karşı çok ilginç bir dil kullandığını vurguladı. Yılmaz, bu müstesna konuşmaların metinlerinin yakında kitap haline getirileceğini söyledi.
İHTİLAL DÖNEMİNİN İLGİNÇ OLAYI
Necdet Yılmaz, 1960-70’li yıllarda, ihtilal döneminde yaşanan bir olayı ise şöyle anlattı:
“İhtilal döneminde binlerce insan yazdıkları veya okudukları kitaplardan dolayı hapse atılmıştı. Bu kitapların yasaklanmasıyla ilgili davalar açıldı. Bu davalara bilirkişiler tayin ediliyor ancak herkes eserler hakkında lehte mütalaa hazırlamaktan çekindikleri için yanaşmıyorlardı. Merhum Hocaefendi ise onlarca eser için bilirkişi raporu hazırlamıştı. Bu mahkemelerden biri de çok bilinen bir külliyatla ilgiliydi. Herkes yanaşmıyordu bu külliyat için rapor hazırlamaya. Neden? Külliyat için lehte rapor hazırlamak ihtilal döneminde herkesin riske alacağı bir şey değildi. Ancak Es’ad Coşan Hocaefendi, doğru bildiğini yaptı ve külliyat hakkında mütalaasını mahkemeye sundu. Neticede, yüzlerce insan bu mütalaa sayesinde hasipten kurtuldu. Bunu çoğu insan bilmez.”
11 BİN 605 HATİM
Necdet Yılmaz, konuşmasının sonunda, Türkiye ve dünyanın birçok bölgesinde okunan hatimlerin kabulü için dua yaptı. Necdet Yılmız, Türkiye ve dünya genelinde, sevenleri tarafından M. Es’ad Coşan Hocaefendi’nin ruhuna hediye edilmek üzere 11 bin 605 hatim, 276 bin 813 Yâsin Suresi, 561 bin 445 Tebareke Suresi, 1 milyon 155 bin İhlas Suresi okunduğunu, 500 milyonun üzerinde Kelime-i Tevhid getirildiğini ve yine milyonlarca sayıda diğer tesbihatın yapıldığını söyledi.
İskenderpaşa Camii’ne sığmayan cemaatin büyük kısmının, serin havaya rağmen gecenin ilerleyen saatlerine kadar dışarıdan programa iştirak etmeleri dikkat çekti.
AKRA FM’DEN 15 FARKLI PROGRAM
AKRA FM’de ise yâd günü, sabaha karşı saat 03.30’te “Dünden Bugüne Mahmud Es’ad Coşan Hocaefendi” konulu programla başladı. Programda, geçmişten günümüze aynı yönde akmaya devam eden düşünce ve inanç ırmağından, M. Es’ad Coşan Hocaefendi'den devralıp M. Nureddin Coşan Hocaefendi’nin devam ettirdiği ve her birini ihsan üzere hayata geçirdiği düşüncelerinden, farklı zaman ve mekânlarda söylenmiş dahi olsa, müşterek belirledikleri hedef ve ideallerin birkaçından bahsedildi.
Bir diğer önemli program ise KAD Platformu Yad Günü özel bölümüydü. Prof. Dr. Ahmet Zeki Şengil’in hazırladığı Kritik ve Analitik Düşünme Platformu programa Prof. Dr. Sabahattin Zaim ve Prof. Dr. Sadettin Ökten konuk oldu. Programda, Es’ad Coşan Hocaefendi’nin, Avrupa Birliği ve Batı kültürü, İslam ülkelerinin durumları ve İslam Birliği fikri hakkındaki düşünceleri ile dünya gidişatını yönlendiren sistem ve organizasyonlara ve kutuplaşmalara karşı uyarıları gündeme getirilip konuklarla birlikte yeni açılımlar sağlanmaya çalışıldı.
Ömer Faruk Tuna’nın hazırladığı Kültürden İrfana programının yad günü özel bölümünde ise Dr. Necdet Yılmaz konuk oldu. Programda, M. Es’ad Coşan Hocaefendi’nin, Kur’an-ı Kerime ve Peygamber Efendimizin sünnetine bağlılığı, İslam’ın temel değerlerinin anlaşılması ve yaşanması için verdiği mücadele, ilme bakışı ve kariyeri, hakkı her zaman her yerde dile getirmesi, bilime ve teknolojiye verdiği önem anlatıldı.