Gökçek, akşam saatlerine kadar suyun bütün kente ulaşacağını belirtti ve Ankara'da yaşanan boru patlamalarından dolayı mağdur olan vatandaşlardan özür diledi.
Gökçek tasarruf çağrısını yinelerken, kendisinin bile hergün banyo yapma alışkanlığını değiştirdiğini, saçını yıkamakla yetindiğini ifade etti.
Ankara'da su kesintisine gidilmesinden rahatsızlık duyduğunu dile getiren Gökçek, su sorununda belediyenin kusuru bulunmadığını, sorumluluğun Devlet Su İşleri'ne (DSİ) ait olduğunu ileri sürdü.
4 yıl boyunca kendilerine yetki verilmediğini savunan Gökçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Büyükşehir Belediyesi'ne yetki verildiğini ve DSİ'nin 5 yılda bitereceği Kavşakkaya Barajı'nı 14 ayda, 10 yılda bitecek Kesikköprü'yü de 8 ayda bitirdiklerini belirtti.
Kızılırmak suyunu aralık sonuna kadar Ankara'ya getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Gökçek, barajlardaki suyun 5-6 daha Ankara'ya yeteceğini belirtti.
Gökçek, "Kesintiye gidilmesi elzem mi?" şeklindeki bir soru üzerine de "Kesikköprü'den su getireceğiz. Diyelim ki bir aksilik çıktı, iki ay su veremedik. Ankara'yı iki ay susuz mu bırakacağız. O yüzden kesintiye gittik" şeklinde konuştu.
Gökçek, 10 gün akacak suyun tasarruflu kullanılması halinde hiç kesilmeyeceğini yineleyerek vatandaşlara da tavsiyelerde bulundu. Gökçek, "Bulaşıkları duruladığınız suyu bahçeye, çiçeklere, tuvalete dökün. Arabaları hortumla yıkamayın. Çamaşırları biriktirip yıkayın. Vatandaslarımdan bu tasarrufları bekliyorum" dedi.
Sağlık Bakanlığı'nın verilecek su ile ilgili uyarılarına da değinen Melih Gökçek, 'gelecek su ile banyo yapmayın' uyarısının abartı olduğunu kaydetti. Gökçek, "Şebekeye gelen ilk suyun klorlu olduğunu ve kullanılmasında bir sakınca olmadığını ifade etti.
Bazı ameliyatların yapılmasından kaçıldığını söyleyen Gökçek, bazı sağlık örgütlerinin de olayı abartmak için bunu teşvik ettiklerini iddia etti.
Bir hastaneye gönderilen su tankerlerinden birinde 'mikroplu su olduğu'nun söylenmesinin 'ideolojik amaçlı' olduğunu kaydeden Gökçek, suların ilk merkezden doldurulduğunu, tankenlerin sıfır tanker olduğunu ve mikrop olma şansının olmadığını belirtti.
Gökçek: "Yargısız infaz yapılıyor"
Melih Gökçek, dün bir başka televizyon kanalına yaptığı açıklamada ise kentin su sorununu gidermek için gereken herşeyin yapıldığı iddiasında bulundu. Gökçek kendisine karşı yargısız infaz yapıldığını savundu.
Gökçek, bazı belediyelerin suyu aşırı kullanarak kendisini zor durumda bırakmaya çalıştığını iddia etti.
Melih Gökçek, Devlet Su İşleri eski Genel Müdürü Veysel Eroğlu'nun "Zamanında önlem alınmadı" eleştirisine "Biz DSİ'den hızlı ve güçlüyüz, bize yetki verilmedi" yanıtını verdi.
Eroğlu belediyeyi suçladı
Devlet Su İşleri eski Genel Müdürü ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Eroğlu ise, Ankara'daki su krizinde belediyeyi suçladı. "İstense Ankara'ya da su getirirdik" diyen Eroğlu, belediyenin DSİ'nin hazırladığı protokolü kabul etmediğini söyledi.
"DSİ üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır" diyen Eroğlu, DSİ'nin mevzuat uyarınca kendi başına bir şehre su götüremeyeceğini, öncelikle belediyelerin talep etmesi, Bakanlar Kurulu kararı ve belediye ile bir protokol imzalanması gerektiğini anlattı.
Eroğlu, "Talep eden 20 şehre su götürdük. Ankara'dan talep gelse DSİ bunu da yapardı" dedi.
CNNTURK -10 AĞUSTOS 2007 CUMA






