AB 'yi temsil eden Alman diplomat Ischinger'ın, bölgenin Sırplar ve Arnavutlar arasında bölünmesi dahil her türlü seçeneğin tartışılabileceğine ilişkin sözleri, bölgeyle ilgili politika değişikliğini gösteriyor. Sırp yönetiminin de İvar boyunca bir bölünmeyi öngören bir B planının bulunduğu belirtiliyor.
AB temsilcisi Ischinger'ın sözleri, bölgenin kaderiyle ilgili bir politika değişikliğine işaret ediyor.
Kosova'da NATO müdahalesinden önce sayıları 200 bin olan ve bölge nüfusunun yüzde 10'unu oluşturan, ancak Arnavutların baskıları nedeniyle yarıdan fazlası bölgeyi terk eden Sırplar, Kosova'nın ağırlıklı olarak İvar Nehri'nin kuzeyindeki bölgelerinde çoğunluğu oluşturuyor.
Nehrin güneyindeki Sırplar karşı
Kosova'nın İvar Nehri boyunca bölünmesi, Belgrad tarafından resmen dile getirilmese de, olası bir ayrılma halinde "B planı" olarak gördüğü basına yansımıştı. Ancak Arnavut liderler ve nehrin güneyindeki bazı yerlerde yaşayan Sırplar, buna karşı.
Sırpların tarihi öneme sahip bazı dini eserleri, bu öneriyle Arnavut tarafında kalıyor. Sırp tarafının bugüne kadarki tavrı, Kosova'nın "en geniş özerklik verilerek" Sırbistan devleti bünyesinde tutulması, buna karşılık Kosova'nın kuzeyi, Sırp Patrikhanesi'nin bulunduğu İpek bölgesi ve Sırp nüfusun, Arnavut olmayan nüfusun çoğunluğu oluşturduğu bölgelere geniş ölçüde özerklik verilerek "özerklik içinde özerklik" formülünün uygulanması yönündeydi. Kosova yönetimine "BM'de sandalye dışında her türlü serbestlik" önerilmesine karşılık, Arnavut olmayan nüfusa iç özerklik yetkisi getirilerek ayrılma halinde "B planı" devreye sokulacaktı.
Sırp tarafında devlet başkanına yakın olan çevrelerin ve yayın organlarının Kosova'nın taksimi tasarısını gündeme getirmelerine karşılık, Sırbistan bu yönde hiçbir resmi açıklama yapmadığı gibi, Batılı ülkeler de bu plana sonuna kadar karşı olacaklarını açıklamışlardı. Avrupa Birliği, Sırbistan'ın AB üyesi olabilmesi için Kosova sorununa kesin çözüm getirilmesi şartını koşuyor.
CUMHURİYET -14 AĞUSTOS 2007 SALI






