Hanehalkının mevduat, hisse senedi, hazine borçlanma kağıdı, bireysel emeklilik birikimi gibi finansal varlıkları bu yılın ilk dört aylık döneminde, ancak yüzde 3.3 oranında artış kaydettiği belirtilen açıklamada, vatandaşların bankalar ve tüketici finansman şirketlerine olan borçlarının toplam tasarruflarına oranı da yıldan yıla artış gösterdiği dile getirildi.
Tüketici kredileri patladı
Açıklama şöyle devam etti: “Tüketici kredilerinin faiz yükünde, bu yıl önceki yıllara göre 2 puandan fazla bir artış yaşandı. 2006 yılında tüketicilerin ödediği faiz, anapara borçlarının yüzde 18.1’i düzeyinde idi, bu yıl ise bu oran yüzde 20.2 olarak hesaplandı. Ailelerin 87.1 milyar YTL tutarındaki toplam borcunun 24.6 milyar YTL’sini kredi kartı borçları oluşturuyor.
2002 yılında 4.3 milyar YTL olan toplam kredi kartı borç tutarı, 2003 yılında 7 milyar YTL, 2004 yılında 13.8 milyar YTL, 2005 yılında 17.1 milyar YTL, 2006 yılında 22 milyar YTL, 2007 yılı Eylül ayı sonu itibariyle de 24.6 milyar YTL oldu. Türkiye’deki aileler, bu yılın ilk üç aylık döneminde yaptıkları tüketim harcamalarının yüzde 16’sını bankalardan tüketici kredisi kullanarak gerçekleştirdiler.
BDDK’nın verilerine göre borçlanarak harcama yapma eğilimi son yıllarda hızlanarak artıyor. 2003 yılında ailelerinin yaptığı tüketim harcamalarının sadece yüzde 3,3’ü kadar tüketici kredisi kullanılırken, bu oran 2004 yılında yüzde 6.4’e, 2005 yılında yüzde 11.8’e, 2006 yılında yüzde 15.7’ye kadar çıktı.”
ATO Başkanı Sinan Aygün, tüketimin refah ölçütü olduğunu ancak borçlanarak tüketmenin “geleceği tüketmek” anlamına geldiğini söyledi.
Aygün, “Bazı bankalarla yaptığımız görüşmelerde, vatandaşın bayram öncesi tüketici kredisi kullanarak tatile gittiğini gözlemledik. Türk halkı buzdolabı, otomobil, mobilya ihtiyacının yanısıra, tatile bile borçlanarak çıkıyor. Gelir artmıyor ama borç artıyor. Son yıllarda tüketim tetiklendi. Bu sağlıklı bir durum değil” dedi.






