ABD Büyükelçisi Pearson, Erdoğan ve Gül'e 'Irak'ın silah raporunda açık tespit edildi. İşler kızışıyor. Tavrınızı bir an önce belirleyin' dedi. Gül de 'Konuyu bu hafta TBMM'ye getirebiliriz' yanıtını verdi.
Tatil iptal oldu
ABD Büyükelçisi Pearson, Washington'dan gelen mesaj üzerine tatilini iptal etti. Mesaj şuydu: Irak'ın silah raporunda açıklar var. İşler kızışıyor. Türkiye'nin tavrını netleştirmesi için hemen girişimde bulunun.
'Önümüzü göremiyoruz'
Bunun üzerine Pearson, önce AKP lideri Erdoğan'la, daha sonra da Başbakan Gül'le görüştü. ABD'nin hazırlıkları hızlandırma kararını anlatan Pearson, "Önümüzü görmemiz, tavrınızı bilmemiz gerekiyor" dedi.
Ankara'daki ABD Büyükelçisi Robert Pearson, 23 Aralık Pazartesi günü San Francisco'ya uçmayı, Noel ve yılbaşı tatilini yakınlarıyla birlikte ABD'de geçirmeyi planlıyordu.
20 Aralık günü, Irak gelişmeleriyle ilgili ABD'nin son beklentilerini Türk kamuoyuna iletmek üzere saat 17.00'de Mehmet Ali Birand'ın konuğu olarak CNN Türk'teki Manşet programına çıkacak, daha sonra da tatil hazırlıklarına başlayacaktı. Manşet prgramında "Irak'ta çatışma çıkarsa ABD'nin gerekirse Kongre'yi de devreye sokarak Türkiye'nin zararlarını karşılaması için ekonomik destek sağlayacağı" sözünü verdi. Sonra Büyükelçiliğe geçti. Ancak Washington'dan gelen bir mesaj, hem tatil planlarını iptal etmesine, hem de hassas bir trafiği başlatmasına neden oldu.
New York'ta Irak'ın Birleşmiş Milletler'in taleplerine karşın sağladığı yanıtlar üzerinde çalışan uzmanlar birkaç açık saptamışlardı. Örneğin, Irak yasaklanmış olan bazı zehirli maddeleri bulundurduğunu kabul ediyordu. Ancak bunları nerelerde ve hangi koşullarda sakladığını, ya da imha ettiyse, nasıl imha ettiğinin kanıtını göstermiyordu. Keza, daha önceki silah denetimlerinde saptanan bazı Kitle İmha Silahı örneklerinin imha edildiği söyleniyor, ancak nerede, ne zaman, nasıl imha edilmiş olduğuna ilişkin kanıt verilmiyordu. Washington, New York'tan gelen bu haberleri, Irak'ın BM taleplerine uymayabileceği işareti alıyor ve Türkiye ile birlikte bazı büyükelçiliklerine 'issues are acute-işler kızışıyor' mesajını geçiyordu.
Bu çerçevede Pearson'un görevi, Başkan Bush'tan gelen mesajı Türk hükümet yetkililerine iletmek ve Türkiye'nin Irak konusunda alacağı tavrı bir an önce belirlemesi için girişimde bulunmaktı.
Başbakan Gül saat 17.00 gibi İstanbul'dan Ankara'ya dönmüştü. Pearson'un neden Gül ile değil, AKP lideri Erdoğan'la önce görüştüğü, bunun belli bir tercih sonucu olup olmadığı açık değil. Belki de Bush'un mesajının birinci derecede muhatabı Erdoğan'dı. Ancak Pearson, Erdoğan ile görüşmenin yollarını aradı. Özel Kalemi, Erdoğan'ın 21.15 uçağıyla İstanbul'a gideceğini söyledi. Büyükelçi için Erdoğan'la bir an önce görüşüp, mesajı yüz yüze iletmenin bir yolu kalmıştı: Hemen Esenboğa Havaalanı'na yola çıktı. Basına 'tesadüfen karşılaşma' olarak yansıyan buluşma 10 dakikadan biraz fazla sürdü. Bunun yarısının da nezaket sözleri ve tercümeyle geçtiği göz önüne alınırsa, mesajın kısa ve net olduğu ortaya çıkıyordu.
Pearson, Erdoğan'ı İstanbul'a yolcu edip şehre dönerken Başbakan Gül, Taha Akyol'un konuğu olarak CNN Türk canlı yayınındaydı. Orada, dünkü New York Times gazetesinde de yayımlanan şu önemli mesajı verdi: Irak'ta Türkiye'nin istememesine karşın, elinde olmayan bir şey olacaksa, Türkiye buna gözünü kapalı tutamaz."
Mesaj, ABD'yi umutlandıracak nitelikteydi ama yeterli ve açık değildi.
ABD Büyükelçisi'nin Gül'den istediği randevu dün (21 Aralık) 11.30 için verildi. (Başbakan'ın yarım saat olarak planladığı randevu 40 dakikaya uzayınca, başkentin karanlık kulislerinde "Gül'ün Hablemitoğlu'nun cenazesine siyasi nedenlerle katılmayacağı" yorumları yayıldı. Neyse ki Gül, Pearson görüşmesi ardından hızla Kocatepe Camii'ne geçip cenaze namazında saf tutunca, söylentiler durdu.)
Bush'tan gelen mesaj açıktı: Türkiye, evet Irak harekâtında kullanılacak üsleri incelemek için, ABD'nin ısrarlı çabalarıyla (Radikal, 20 Aralık 2002) izin vermişti. Ancak 'işler kızışıyordu'. Pearson Bush'tan aldığı talimatla, New York'taki BM merkezindeki son bulguları ve bunun üzerine Washington'un hazırlıkları hızlandırma kararını anlattı. Türkiye ABD'nin diğer taleplerine, örneğin, hava ve deniz sahasını geçişlere açma, üslere asker konuşlandırma, asker ve malzeme sevk etme ve hatta bir harekât olursa aktif katılım gibi taleplerine ne diyordu? ABD bir an önce yanıt alma ve önünü görüp ona göre hareket etme ihtiyacındaydı.
Gül bu konuların yalnızca hükümetin kararına bağlı olmadığını ve Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca Meclis kararı gerektirdiğine dikkat çekti.
Dışişleri Bakanı Yakış, 26 Aralık'ta (Perşembe) Meclis Dışişleri Komisyonu'na bilgi verecekti. Konu 2003 başında Meclis Genel Kurulu'na getirilebilecekti.
Ancak madem durum bu kadar 'kızışıyordu' öyleyse Dışişleri ve Genelkurmay'ın uzmanları yeni bulguları inceler, hükümet de bu yeni bulgular ışığında konuyu bu hafta Meclis Genel Kurulu'na getirebilirdi.
Bu ABD Büyükelçisi'nin duymak istediği sözdü. Öyleyse Pearson da San Francisco'daki Noel tatilini iç rahatlığıyla iptal edip sonucu bekleyecekti. Pearson'un Noel tatilini iptali, şu anda Irak konusunun gerçekten kızıştığını anlamamız için bize sunulan en somut gösterge.
NOT: ABD'nin üs kontrolü talebinin Samsun ve Trabzon limanlarını da kapsadığı anlaşılıyor. Bu limanların Tuna Nehri yoluyla ve Karadeniz'e sahildar Bulgaristan ve Romanya gemileri aracılığıyla Almanya'dan askeri malzeme sevkıyatı için istendiği öne sürülüyor.
RADİKAL - 22.12.2002