ATO'nun Avrupa Birliği İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) Ulusal Hesaplar Veri Tabanı Satınalma Gücü Paritesi hesaplarını kullanarak hazırladığı "Yatırım Açığı Raporu'' na göre, son 10 yılda kişi başına gelir yüzde 32.7 büyürken kişi başına yatırım sadece yüzde 5.6 büyüdü.
Son yıllarda yaşanan ithalata dayalı büyüme modeli yatırımların istenilen seviyede gerçekleşmesini engelledi. 2002 ve 2003 yıllarındaki büyümeye rağmen kişi başına yatırım değişmedi. 2006 sonunda 10 yıl öncesine göre sadece 77 Avro artışla 1451 Avro olarak gerçekleşti.
Avrupa'nın en kötüsü
AB'de milli gelirden yatırımların aldığı pay artarken Türkiye'de yatırımlar milli gelirden en yüksek payı yüzde 26.4 ile 1997 yılında aldı ve bu oran 2006 yılında yüzde 21'e düştü. Türkiye'de özel sektör yatırımlarının milli gelir içindeki payının en yüksek olduğu dönem de yüzde 20.7 ile 1997 yılı oldu. Kamu yatırımları da son 10 yılda önemini kaybetti.
'Yatırımsız istihdam yaratılmaz'
ATO Başkanı Sinan Aygün de raporu "Kişi başına yatırımını 10 yılda sadece 77 Avro artırabilen bir Türkiye, Avrupa takımının yedek kulübesinde oturmaya mahkûmdur. Türkiye, sağlıksız büyüyor. Türkiye yatırım yaparak değil, ithalat yaparak büyüyor. Kişi başına ithalat artarken kişi başına yatırım yerinde sayıyor. Hormonlu büyüme dediğimiz budur'' diye yorumladı.
Bir ülkenin gücünün, yatırım ve üretim kapasitesiyle ölçüldüğünü ifade eden Aygün, yatırım ve üretim kapasitesinin, ülkelerin küresel ekonomideki yerini tayin edeceğini, ancak Türkiye'nin mevcut yatırım kapasitesiyle Avrupa içinde yer bulamayacağını belirtti. Aygün yatırımlar artmadığı sürece Türkiye'nin gerçek büyümeyi yakalayamayacağını ve istihdam yaratamayacağını kaydetti.
CUMHURİYET -8 EKİM 2007 PAZARTESİ






