İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Sivas'ta 'Helal ve Sağlıklı Gıda Paneli' düzenlendi

Sivas'ta 'Helal ve Sağlıklı Gıda Paneli' düzenlendi
Güncel
|

Sivas İlim Kültür ve Sanat Derneği (İLKSAD) ile Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu'nun birlikte organize ettiği panel yoğun katılımla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Abdullah Karaman: Ürünü bozduğunuzda nesli bozarsınız. Ne yediği belli olmayan insanların ne ürün vereceği de belli olmaz. Alınan gıdalar, yenen yiyecekler kişilerin salih amellerini de etkiler.

Sivas İlim Kültür ve Sanat Derneği (İLKSAD) ile Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu'nun birlikte organize ettiği “Helal ve Sağlıklı Gıda Paneli”  Sivas’ta yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.  


Panele Sivas İl Müftüsü Yusuf Şahin, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü yetkililerinin yanı sıra Samsun 19 Mayıs Üniversitesi'nden Veteriner Fakültesi Dekan  Yardımcı  Prof.Dr. Mehmet Tütüncü, Prof. Dr  Mürsel Küçük, Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aydın Him ve Cumhuriyet Üniversitesi'nde çok sayıda akademisyen ile sağlıklı gıda konusunda bilgi almak isteyen çok sayıda vatandaş katıldı.


İlim Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Mustafa Yurtseven’in selamlama konuşması ve dernek hakkında verdiği kısa bilgilerle açılışı yapılan panel, Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu'nun tanıtım filminin izlenmesiyle devam etti. 

Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu'nun kurucu üyeleri arasında yer alan panel yöneticisi Vet. Hek. Hakan Farımaz, platformun kuruluş amacını, Türkiye geneli çalışmalarını ve gelecek beklentilerini anlattı.  


Panelin ilk konuşmacısı Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Kahraman idi. “Helal Gıda” konulu konuşmasına Haram kavramının tanımıyla başlayan Kahraman, vücuda alınan besinlerin insan şahsiyeti üzerindeki etkisini anlatarak konuşmasına devam etti. Prof. Dr. Abdullah Karaman, konuşmasında şu bilgilere yer verdi:

“İnsanın yaradılışından bu yana yeryüzündeki kavga neslin ve ürünün kavgasıdır. Ürünü bozduğunuzda nesli bozarsınız. Ne yediği belli olmayan insanların ne ürün vereceği de belli olmaz. Alınan gıdalar, yenen yiyecekler kişilerin salih amellerini de etkiler. Haram ve helal kılma yetkisi sadece Allah’ındır. Peygamberlerin bu konudaki yetkisi, Allah’ın onlara verdiği izin oranındadır. İlk inen ayetler helal ve haramı bildiren ayetlerdir. Temiz olan ve kötü, pis olan yiyecekleri Kur’an ortaya koymuş, Hz. Peygamber de bunları açıklamıştır.”


Panelde ikinci konuşmayı Gıda Mikrobiyolojisi, Gıda Hijyeni, Gıda Güvenliği ve Kontrolü konularında uzman olan Samsun 19 Mayıs Üniviversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Alişarlı yaptı. “Gıda Güvenliği” tanımıyla başladığı konuşmasında Prof. Dr. Alişarlı, “Sağlıklı Gıda”nın ölçüleri üzerinde durdu. Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, konuşmasında şu bilgileri verdi:

“Gıda temiz mi olmalı, yoksa helal mi olmalı? Gıda hem temiz hem helal olmalı. Çünkü bu iki özellik birbirinden bağımsız olamaz. Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede helal gıdayı konuşmak ne derece mantıklı şeklindeki bir yaklaşım doğru değildir. Gıda katkı maddelerinden olan jelatin, peynir mayası ve kan gibi şeyler ülkemizde üretilemediği için yurt dışından alınmakta ve bunların güvenilirliği de sorgulanmak zorundadır. Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu'nun kuruluş amacı ve bu konudaki hassasiyeti;  ticari ve ekonomik kaygılar olmayıp, insanların güvenilir, helal ve sağlıklı gıdaya yönlendirilmesi amacıyla yapılmaktadır. Yapılan çalışmalar tüketicinin bu konularda bilinçlendirilmesidir. Rayicinin çok altında fiyatlarla satılan yiyecekler (mesela peynirler, tereyağları ve sucuklar) satın alınmamalı, insanlar bunları neden bu kadar ucuz diye sorgulamalı. Bazı şeyleri kendimiz üretmek yerine yurt dışından aldığımız için daha dikkatli olmak zorundayız. Örneğin peynir mayaları bitkisel olması gerekirken, yurt dışından hayvanın şirdeninden yapılan mayalar alınmakta bunların bazılarının Helal gıda sertifikası bulunurken bazılarında bulunmamaktadır. Oysa bu hayvanların helal kesim olup olmadıkları bilinmemektedir. Günümüzde iki tip tehlike ağlısı vardır. Bunlar Mikrobiyolojik Tehlike ve Kimyasal Tehlike şeklindedir. Amerika kendisi için mikrobiyolojik tehlikeyi tehdit olarak görürken, Avrupa kimyasal tehlikeyi ön planda tutmaktadır. Kanaatimizce ülkemiz içinde kimyasal tehlike ön planda tutulmalıdır. Bu çerçevede havyasal ve tarımsal ürünlerde kimyasal maddeler çok ciddi biçimde kullanılmakta ve bunların kalıntıları da havyasal ve bitkisel besinler üzerinden vücudumuza geçerek kansere sebep olmaktadır.”
AKRA FM

AKRA