Balkanlar'ın "anahtar" ülkesi konumundaki Sırbistan'da geçtiğimiz ay yapılan seçimlerde Avrupa Birliği (AB) politikalarını destekleyen Boris Tadiç'in seçimleri kaybetmesinin ardından bu göreve gelen Tomislav Nikoliç'in son günlerde yaptığı açıklamalar, Hırvatistan ve Bosna-Hersek'in tepkisine neden olurken, uluslararası toplumu da endişeye sevk ediyor.Balkanlar'da 1990'lı yıllarda izlediği aşırı milliyetçi politikalarla eski Yugoslavya'nın dağılmasına, Bosna Hersek'te ve Hırvatistan'da da kanlı savaşlara neden olan Slobodan Miloşeviç'in bıraktığı kötü izlerin yok olmaya başladığı bir dönemde, Nikoliç'ten gelen açıklamalar şaşkınlıkla karşılandı. Hırvatistan'ın Vukovar kentinde 1991 yılında Sırp askerlerin sivillere karşı işlediği katliam ve 1995 yılında Bosna Hersek'in Srebrenitsa kentinde yaşanan soykırımı anma törenlerine geçtiğimiz yıllarda katılan Sırbistan'ın eski devlet Başkanı Boris Tadiç'in, yaşananlardan dolayı Bosna Hersek ve Hırvatistan'dan "özür dilemesi", barış adına büyük umut bir kaynağı olmuştu.Sırbistan'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan Nikoliç'in ilk ziyaretini 26 Mayısta Rusya'ya yapması ve ardından savaş zamanında Hırvatistan'da en kanlı çatışmaların yaşandığı Vukovar şehrini "Sırp şehri" olarak nitelendirmesi Hırvatistan yönetimini öfkelendirdi.
Sırbistan'da 'Yeni Miloşeviç' korkusu


Sırbistan'ın yeni Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç'in, "Srebrenitsa'da soykırım olmadığı" yönündeki açıklaması ve Hırvatistan'ın "Vukovar" kentini "Sırp şehri" olarak nitelendirmesi, bölgede Türkiye'nin de büyük katkılarıyla sağlanan "barış ortamına" darbe vurmaya başladı.
Balkanlar'ın "anahtar" ülkesi konumundaki Sırbistan'da geçtiğimiz ay yapılan seçimlerde Avrupa Birliği (AB) politikalarını destekleyen Boris Tadiç'in seçimleri kaybetmesinin ardından bu göreve gelen Tomislav Nikoliç'in son günlerde yaptığı açıklamalar, Hırvatistan ve Bosna-Hersek'in tepkisine neden olurken, uluslararası toplumu da endişeye sevk ediyor.Balkanlar'da 1990'lı yıllarda izlediği aşırı milliyetçi politikalarla eski Yugoslavya'nın dağılmasına, Bosna Hersek'te ve Hırvatistan'da da kanlı savaşlara neden olan Slobodan Miloşeviç'in bıraktığı kötü izlerin yok olmaya başladığı bir dönemde, Nikoliç'ten gelen açıklamalar şaşkınlıkla karşılandı. Hırvatistan'ın Vukovar kentinde 1991 yılında Sırp askerlerin sivillere karşı işlediği katliam ve 1995 yılında Bosna Hersek'in Srebrenitsa kentinde yaşanan soykırımı anma törenlerine geçtiğimiz yıllarda katılan Sırbistan'ın eski devlet Başkanı Boris Tadiç'in, yaşananlardan dolayı Bosna Hersek ve Hırvatistan'dan "özür dilemesi", barış adına büyük umut bir kaynağı olmuştu.Sırbistan'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan Nikoliç'in ilk ziyaretini 26 Mayısta Rusya'ya yapması ve ardından savaş zamanında Hırvatistan'da en kanlı çatışmaların yaşandığı Vukovar şehrini "Sırp şehri" olarak nitelendirmesi Hırvatistan yönetimini öfkelendirdi.






