İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

1 trilyon Euro’luk anlaşmazlık

1 trilyon Euro’luk anlaşmazlık
Dünya
|

Uzunca süredir krizle yatıp krizle kalkan Avrupa Birliği’nin 2014-2020 bütçesini belirlemek için düzenlediği zirve 27 üye ülkenin “ulusal çıkarlar savaşına” dönüştü.

Uzunca süredir krizle yatıp krizle kalkan Avrupa Birliği’nin 2014-2020 bütçesini belirlemek için düzenlediği zirve 27 üye ülkenin “ulusal çıkarlar savaşına” dönüştü.

Avrupa Birliği’nde bütçe konulu zirveler hep zorlu geçse de son toplantının uzunca süredir mücadele edilen ekonomik krizin baskısı altında yapılması üye ülkelerin ulusal çıkarlara her zamankinden daha fazla sarılmaları sonucunu doğurdu.

Perşembe günü başlayan ve resmi oturumu sadece 45 dakika sürdükten sonra 12 saat ara verilen zirvede tam bir kamplaşma yaşandı.

Avrupa Birliği zirvelerinde grup halinde hareket etmek ya da kamplaşma normal olsa da bu zirvede ortaya çıkan tablo genelde görmeye alıştığımız ittifakların çatladığını, yeni yakınlaşmaların ortaya çıktığını göstermesi açısından önemliydi.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın seçilmesinden bu yana sallanma belirtileri gösteren Alman-Fransız dayanışması bu toplantıda ağır bir darbe daha aldı.

Hollande ve Almanya Başbakanı Angela Merkel karşıt kamplarda yer alırken Berlin ile Londra’nın daha önceki zirvelere kıyasla birbirlerine daha yakın durmaları dikkat çekiciydi.

İki başkentin pozisyonlarının birbirine yakın olmasının ana nedenini ise hem Merkel hem de İngiltere Başbakanı David Cameron’ın “ciddi ve kapsamlı” kemer sıkmadan yana olmaları oluşturdu.

Cameron ve Merkel’in bu yaklaşımlarında yalnız kaldıklarını söylemek de oldukça zor.

Avrupa Birliği bütçesine net katkı yapan Hollanda, Finlandiya, İsveç ve Avusturya da aktif şekilde bu tezi savundular.

Başından bu yana Avrupa Birliği’nin yönünü kemer sıkmadan büyüme ve istihdama çevirmeye çalışan Hollande, bütçe için de aynı politikayı izledi.

Geçen yıl krizle mücadele için oluşturulan Mali Sözleşme konusunda veto kullanan Cameron’ın bu kez bütçe için aynı adımı atması bir yandan İngiltere’nin Birlik içindeki rolünün bir kez daha tartışılmasına yol açtı.

Bütçe zirvesinde üye ülkeler tarafından sergilenen performansın gözler önüne serdiği bir başka boyutu da Avrupa Birliği’nin, çoğu gözlemciye göre, 500 milyon vatandaşı için çözüm üreten bir kurumdan sorunlar yumağı haline gelen bir kuruma dönüşmeye başladığını bir kez daha teyit etmesi oluşturdu.

AKRA