İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Ekonomiye 'Özel Teşebbüs Dinamiği' yön verecek

Ekonomiye 'Özel Teşebbüs Dinamiği' yön verecek
Ekonomi
|

İstanbul Ticaret Odası (İTO), İktisadi Araştırmalar Vakfı (İAV) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin işbirliği ile düzenlenen "50. Yılda Türkiye Ekonomisinin Dönüşümü: Özel Teşebbüs Dinamiği" seminerinde, bilimadamları ve bürokratlar Türkiye ekonomisinin dünü, bugünü ve gelecek perspektifini ele aldı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), İktisadi Araştırmalar Vakfı (İAV) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin işbirliği ile düzenlenen "50. Yılda Türkiye Ekonomisinin Dönüşümü: Özel Teşebbüs Dinamiği" seminerinde,  bilimadamları ve bürokratlar Türkiye ekonomisinin dünü, bugünü ve gelecek perspektifini ele aldı.
Gün boyunca devam eden  seminerde, "Sürdürülebilir Kalkınmada Türkiye Ekonomisinin Dünü ve Yarını, Özel Sektörün Rekabet Yetkinliği ve Gelecek Perspektifi, Yeni Dönem Türkiye Ekonomisinin Plan Öncelikleri, G-20 Platformunda Yükselen Piyasa Ekonomileri ve Türkiye'nin Rolü, Küresel Tasarrufların Seyri ve Türkiye Ekonomisinin Yeniden Yapılanması, Geçmişten Günümüze Türkiye Ekonomisinin Yapısal Dönüşüm Dinamikleri" gibi başlıklar altında sunumlar yapıldı. 
Seminerin açılış konuşmasını yapan İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet İncekara, 50 yıl önce kurulan vakfın, Türkiye ekonomisinin arzu edilen seviyeye gelmesinde gösterdiği çabaya değindi. Kalkınmanın yapılan bilimsel çalışmalarla desteklenmesi durumunda bir ivme kazanacağını vurgulayan İncekara, dinamiklerin farkına varılması ve değerlendirilmesinin önemine değindi. 
''Ekonomik istikrarın sürdürülmesi önemli''
Ekonomik dönüşümün zaman içinde ekonomik yapıdaki değişime işaret eden bir konsept olduğunu vurgulayan İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Erken, "Türkiye ekonomisinde özel sektörün gelişim trendinde birkaç konuya ışık tutmak gerekir. İlk olarak ekonomide sektörlerin zaman içinde değişimine bakmak lazım. Mevcut duruma da bakıyorsak, gayri safi yurtiçi hasılada oranlarını görmek lazım. İkinci olarak, fiyatlama mekanizmalarını gözden geçirmek gerekiyor. Değişimin, dönüşümün söz konusu olabilmesi için özel sektörün ve kamu sektörünün ekonomik yapı içinde rol ve fonksiyonlarının nasıl değiştiğine de bakmak gerekir. Bir başka önemli faktör de politikadır. Para ve maliye politikaları nasıl kurgulanıyor, amaç ve hedef nedir, özel sektör dostu bir politika olup olmamasına bakılmalı. Son olarak da, kurumsal çerçeve diyebileceğimiz ekonomi hukukunun kültürel ve sosyal ortamında özellikle özel teşebbüsün değişim ve dönüşümü için bir ortam sağlayıp sağlamadığı da önemli" diye konuştu.
Türkiye ekonomisinin ciddi bir sektörel dönüşüm yaşadığını belirten Rektör Prof. Dr. Ekren, "Ekonominin ihtiyacı olan sektörel farklılaşmaya yavaş yavaş geçiyoruz. Ekonomik istikrarın oluşması ve sürdürülmesi de önemli. Son rakamlar ekonomik istikrarın varlığını işaret etse de, yine bazı kırılganlıklar var. Özel sektöre yönelik özel çalışmalar yapılmalı" dedi.
''Girişimci teşvik edilmeli''
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Erhan Erken ise özel sektörün dinamik bir yapıya sahip olduğunu ama bu noktada gelişen sektörlere ağırlık verilmesi gerektiğine işaret etti. İnovasyon, markalaşma ve ortaklıkların teşvik edilmesiyle ihracat pazarının farklılaşacağını kaydeden Erken, "Bunun için sistemin yeniden düzenlenmesi lazım. Milletin hâkim olduğu bir sistem gerekli. Bu noktada günümüze uygun, milletin ön planda olduğu yeni bir anayasadan söz ediyorum. Bürokratik refleks azalmalı. Üretim yapan cezalandırılmamalı, dolaylı vergilere yüklenip insanlar bezdirilmemeli, girişimciler teşvik edilmeli, insanımızın eğitim seviyesi arttırılmalı, mesleki eğitime önem verilmeli "diye konuştu. 
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz yaptığı konuşmada, cari açık vermeden geleneksel üretim kapılarının dışına çıkarak büyümenin olması gerektiğini söyledi. Yılmaz, "Türkiye mevcut büyüme hızına razı olmamalı. Her ne kadar büyüme hızımızı yükseltme hedefimiz de olsa, bu birkaç yıl içinde yapılacak bir iş değildir. Türkiye önüne koyduğu 2 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya ulaşabilmek için her yıl milli gelirinin yüzde 25'i kadar yatırım yaparak, 2012-2023 dönemini kapsayan 12 yılda kesintisiz olarak yüzde 7, yüzde 8 büyümek zorunda. Her yıl milli gelirin yüzde 25'i kadar yatırım yapacak kadar tasarrufumuz yok. Yüzde 12-13 seviyelerindeki tasarruf oranımızı yabancı tasarruflarla takviye ediyoruz" diye konuştu.
 
AKRA