OECD ülkelerinin hemen hemen tamamında benzeri bir servet vergisi var. Ancak her yerde uyum maliyetleri ve verimlilik açısından sorgulanıyor. Son eğilim, kaldırılması, sabit vergi oranı uygulanması, istisna tutarlarının artırılarak beyanname yükümlülüğünün daraltılması, çocuklara ve/veya eşe transferin vergi dışı bırakılması yönünde.
Veraset ve intikal vergisi 3 tür servet transferinden alınıyor: 1.) Miras yoluyla transferler, 2.)Diğer karşılıksız transferler (bağışlamalar), 3.) Yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyeler.
Miras yoluyla transferler önemli ölçüde vergiden istisna edilerek, vatandaşları cezalı duruma düşmekten kurtarmak amaçlanıyor. Henüz çalışmalar sonuçlandırılmadı, dolayısıyla kesinleşmiş bir şey yok ama miras yoluyla aile içi servet transferlerinin önemli ölçüde vergi dışında kalacağı anlaşılıyor.
Servet transferleri yeni bir gelir unsuru olarak gelir vergisi içine alınacak. Burada matrahın nasıl belirleneceği önemli bir konu. İntikal eden varlığın tamamen vergiye tabi olması yanlış olur. Çünkü bu tutar önceden bağışta bulunanca zaten vergilendirilmiş. İkinci defa vergilendirilmesi çifte vergilendirme olur.
Bu nedenle, istisnalar ya da indirimler yoluyla, intikal eden malvarlığı tutarının kısmen gelir sayılması veya matraha dahil edilmesi alternatifleri üzerinde duruluyor. İstisna veya indirimlerin nasıl düzenleneceği önemli. Bu, verginin gerçekte ne ölçüde kaldırıldığını da gösterecek.






