Tezkeresinin Meclis'ten çıkmasının ardından "Türkiye'ye direniriz" diye kafa tutan Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ve Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani 'nin sınır ötesi konusundaki ani manevralarının ardında salt askeri değil, siyasi ve ekonomik kaygılar da bulunuyor. ABD'den uyarı alan Kürt liderler, ekonomik odakların baskısına artık direnemiyor, bölgedeki istikrarın bozulacağından korkuyor. KDP ve KYB liderleri, Türkiye'nin olası operasyonunda, Kuzey'deki devletleşme çabalarının büyük oranda engelleneceğinden ve rantın kesileceğinden de endişe duyuyor.
Talabani ve Barzani'nin tezkere tartışmalarının henüz başlamadığı dönemlerde, Türkiye kamuoyunun tepkisini çeken açıklamaları unutulmuyor. Barzani 4 Şubat'ta Amerika'nın Sesi muhabirine, "Türkiye ve İran'ın olası saldırısına karşılık vereceklerini" söylüyor. Barzani 7 Nisan'da El Arabiye televizyonuna, "Kerkük'e müdahale edilirse biz de Türkiye'de yaşayan Kürtler için harekete geçeriz" diyerek kargaşa tehdidinde bulunuyor. Kürt liderler tezkerenin Meclis'ten çıkmasının ardından tehditlerini azaltmıyor. Irak Hükümet Sözcüsü Ali el Debbağ, 11 Ekim'de, "Irak egemen bir ülke ve ihlal edilmesine izin vermeyeceğiz" diye meydan okuyor. Barzani ve Talabani'nin aşiretlerinin bu tepkiler üzerine Erbil, Süleymaniye ve Duhok'ta Türkiye aleyhine sokak gösterileri düzenlediği biliniyor. Sonunda Talabani ile Barzani, geçen haftalarda Selahaddin kentinde bir araya geliyor ve "Irak hiçbir dış müdahaleyi kabul etmez ve kendi egemenliğini korumak için her şeyi yapacaktır" diye tehdidi sürdürüyor.
Tribünlere oynuyorlar
Ancak ne oluyorsa, bırakın PKK'lileri, bir Kürt kedisini bile bir komşu ülkeye vermeyeceklerini söyleyen iki lider hafta sonu ani bir manevra yapmak zorunda kalıyor. Talabani, Kuveyt ziyareti sırasında operasyonun "kesin ve sınırlı olacağını" belirterek yumuşama sinyali veriyor. Barzani, özel temsilcilerinin Ankara'daki temaslarından sonra önceki gün, "Sınır ötesine karışmama niyetindeyiz" diyor. ABD'ye güvenen iki liderin, aylarca Türkiye'ye kafa tutarken aslında tribünlere oynadığı anlaşılıyor.
Şirketlerini düşünüyor
PKK, Kuzey Irak'ta ciddi bir sempatizan tabanına sahip olsa da, ekonominin göz kamaştıran gücünü fark eden Kürtlerde içten içe gelişen PKK tepkisi, Irak yönetimini frenleyen etkenlerin başında geliyor. Özellikle Barzani, kendisi ve aşiretinin çevresinde parlayan ekonomik gücün zayıflamasını, darbe almasını istemiyor. KDP lideri, başta Mersin Serbest Bölgesi ile Güneydoğu illerinde bulunan 180 şirketinin geleceği konusunda ciddi kaygılar duyuyor.
Firmalar çekiliyor
Bölgenin başkenti konumundaki Erbil'de konutlar, yollar, köprüler, üniversiteler kamu binaları inşa eden yüzlerce Türk firmasının geri çekilmeye başlaması da devletleşmek isteyen Kürtlerin aklını başına getiriyor! Türk şirketlerinin oluşturduğu lobi de Barzani ve Talabani'nin üzerinde baskı unsuru oluşturuyor. Türkiye ile Kuzey Irak arasındaki 5 milyar dolara ulaşan ekonomik iş hacminin peşmergelerin yanı sıra Türkiye'den giden 10 binden fazla insana istihdam sağlıyor olması, bu ani manevrada direksiyon görevi yapıyor!Barzani'nin sözcüsü Fuat Hüseyin dün, PKK'ye yönelik önlemlerin "bölge halkının güvenliği için atılmış samimi adımlar" olduğunu savunsa da, Kürtler ABD'ye rağmen kendi huzurlarının Türkiye'nin huzurundan geçtiğini kavramaya başlıyor. Nasılsa kedi mamasından, zeytinyağına kadar her şey Türkiye'den gidiyor!
CUMHURİYET -20 KASIM 2007 SALI






