İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Bitkisel karışımlara dikkat!

Bitkisel karışımlara dikkat!
Yaşam
|

Sağlık Bakanlığı'nın onaylamadığı ilaç ile aktardan alınan bitkisel karışımların aşırı kullanımının, karaciğer yetmezliğine yol açabileceği ve bunun sonucunda acil nakil gerekebileceği bildirildi.

Sağlık Bakanlığı'nın onaylamadığı ilaç ile aktardan alınan bitkisel karışımların aşırı kullanımının, karaciğer yetmezliğine yol açabileceği ve bunun sonucunda acil nakil gerekebileceği bildirildi.

Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gürkan Öztürk, karaciğer rahatsızlıklarının, siroz, akraba evliliğinden kaynaklanan "Wilson" hastalığı gibi nedenleri olabileceğini söyledi.

Bunların dışında ani gelişen karaciğer yetmezliğiyle de karşılaştıklarını anlatan Öztürk, "Batı ülkelerinde sıklıkla ağrı kesici kullanımı, ülkemizde de mantar zehirlenmesi, aktarlardan alınan birtakım karışım veya ilaçlar, ani gelişen karaciğer yetmezliğine neden oluyor" dedi.
Özellikle bazı genç kadınların, ruhsal sıkıntıları ve obeziteyle mücadele için aktardan bitkisel karışım veya ilaç alarak kullandığını belirten Öztürk, aktardan alınan maddelerin sadece katkı niteliğinde olduğunu, asıl ilaç yerine kullanılamayacağını vurguladı.

Bunların özellikle karaciğeri etkileyebileceğini bildiren Öztürk, "Çünkü ilaçların çok ciddi bir kısmı karaciğerden aktarılıyor. Bunun dışında kalp ve böbreklerde etkisi olabilir. Bunları kullanan kişi, karşımıza böbrek ve karaciğer yetmezliğiyle gelebiliyor" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Öztürk, bu tür ilaçların doktor tavsiyesiyle kullanılmasının önemine işaret etti.

"Karaciğer nakline kadar gidebilir"

Aktarlardan alınan bitkisel karışım ve ilaçların aşırı kullanımının ciddi yan etkilerinin görülebileceğini anlatan Öztürk, şunları kaydetti:

"Televizyonda reklamı yapılan zayıflama ilaçlarına da dikkat etmek lazım. Bu ilaçlar ve bitkisel karışımlar, karaciğer yetmezliğine yol açarak kişiyi acil nakle kadar götürebiliyor. Bu yıl acil nakil yaptığımız biri, bu tür ilaçları kullanmıştı. Gayriresmi satılan ve Sağlık Bakanlığının onaylamadığı ilaç ile aktarlardan alınan bitki karışımlarının kullanımı arasında çok büyük fark yok. İlaçlar ve bitkisel karışım aynı oranda karaciğeri etkiliyor. Sonuçta en büyük zararı karaciğer görüyor. Bu durum da kişiyi karaciğer nakline kadar götürebiliyor. Sağlıklı kişiler, bu tür karışımları kullanarak karaciğerine zarar verebilir. Özellikle 'kullanmayın' diyebileceğimiz bir karışım yok, zaten satılan karışımların da belli bir standardı yok."

Bitki karışımları ve bu ilaçları aşırı kullananlarda birtakım etkilerin ortaya çıkabileceğini dile getiren Öztürk, "Bulantı, kusma, başlangıçtaki ilk bulgular olabilir. Karın ağrısı, ishal, sonrasında şuur bulanıklığı, halsizlik ve güçsüzlüğe gidebilir. En son sarılık kendisini gösterir. Sarılık ortaya çıktığında artık karaciğer çok ciddi hasar görmüş demektir" diye konuştu.

Öztürk, bu tür bulgular görüldüğünde gecikmeden hekime başvurulmasının önemini vurguladı.
Bu konuda aktarların suçlanmaması gerektiğini ifade eden Öztürk, aktarların şifa için açıldığını, buralardan alınan her şeye "zararlı" demenin doğru olmayacağını belirtti.

İnsanların "aktarda neye şifa arayacaklarını iyi değerlendirmesinin" önemli olduğuna dikkati çeken Öztürk, "Kişi bunlara aşırı yüklenir, fazla miktarda kullanır ve sağlığını yok sayarak devam ederse, karaciğer nakli kaçınılmaz olur" dedi.

Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Koçoğlu da, özellikle kış aylarında çok tüketilen bitki çaylarının hamilelerde düşük ve erken doğuma yol açabileceği uyarısında bulundu.

Koçoğlu, yaptığı açıklamada, bitki çaylarının son yıllarda çok tüketildiğini söyledi. İnsanların bitki çayını doğal olduğu için tercih ettiğini belirten Koçoğlu, bu çayların içinde sağlığa yararlı olabilecek pek çok özel madde bulunduğunu dile getirdi.

Koçoğlu, nane, ıhlamur, ada çayı gibi bitki çaylarının etkilerinin çok kuvvetli olmadığını dile getirerek, "Ancak kimi çayların çok kuvvetli etkileri var ve bazı hastalıkları olanlarda sorun oluşturabilir. Mesela ada çayı kışın çok tüketilen bir çay, solunum sistemi hastalıklarına iyi gelir, bronşları yumuşatır ama tansiyon hastaları için riskli olabilir. Bir fincandan fazla içtikleri zaman kan basıncını yükseltip, çarpıntı yapabilir. Yeşil çay da son yıllarda çok tüketilen bir çay. Bu da çok tüketildiği zaman nabzı arttırır ve çarpıntı yaptırıcı etkisi vardır. Tansiyon, karaciğer ve böbrek hastalarının bu çayları çok tüketmemesini ya da dikkatli tüketmesini öneriyoruz" diye konuştu.

Hamilelere bitki çayı tüketirken dikkatli olmalarını öneren Koçoğlu, "Hamilelerin bitki çaylarını fazla tüketmesi anne ve bebek sağlığı açısından sakınca meydana getirebilir. Kadının doğum ağrılarını başlatabiliyor, düşük ya da erken doğum yapmasına yol açabiliyor. Bu nedenle bitki çayı kullanımı konusunda hamileler özellikle dikkatli olmalı" dedi.

Bitki çaylarının günde 3 fincanı geçmeyecek şekilde tüketilmesinin daha sağlıklı olduğunu belirten Koçoğlu, şunları söyledi:

"Kalp rahatsızlığı bulunanlara ada çayının bir bardağı bile zararlı olabilir. Bazı kişilerin kronik rahatsızlığı bulunuyor ve sürekli ilaç içiyor. Bu çayların bir kısmı da ilaçlarla ters etkileşim yapıyor ve beklenilen yarar alınamıyor ayrıca birçok çayın içerisinde de kafein dediğimiz madde var. Bu madde, kişinin idrara çok çıkmasına yol açıyor ve bunun sonucunda da vücut, su kaybediyor. Bu da kalp hastaları için tehlikeli olabilir. Bunun için bu çayların tüketiminde hekime danışıp tüketmek önem arz ediyor. Komşudan duyup, internetten okuyup, televizyonda çıkan sağlık programlarından duyarak aktarlara gidip çay alınmamalı ve tüketilmemeli."

Prof. Dr. Koçoğlu, bitki çaylarının hazırlanışının da önemli olduğunu belirterek, "Bazıları bu çayları uzun süre demlikte kaynatıyor. Oysa bu çaylar, kaynamış ve birkaç dakika bekletilmiş suyun içerisine atılmalı ve 3-5 dakikadan fazla suyun içinde bekletilmemeli. Hemen süzüp içmek gerekir. Bekletilip günde bir kaç defa içildiğinde çayın içinde bulunan maddelerin miktarı çok yoğunlaşıyor ve o zaman da kişiye zarar verebiliyor" diye konuştu.

"Karışımlar daha da zararlı"

Çayların birbirine karıştırılmadan tek başına içilmesi gerektiğini ifade eden Koçoğlu, "Karışımlar daha da zararlı diyebiliriz. Değişik otları karıştırdığımız zaman onların içerisinde bilinmeyen kimyasal etkileşimler olabilir. Bu yüzden tek başına içmek daha doğrudur. Hatta limon bile sıkılmasını tavsiye etmiyoruz, o zaman da beklenilen yarar alınamıyor. önerisinde bulundu.

AKRA