Yalova ve Çınarcık’ta dün Sabah 07.25 ile 08.00 saatleri arasında peş peşe 8 küçük sarsıntının yaşanması endişelere neden oldu. Deprem fırtınası olarak tanımlanan sarsıntıların büyüklüğü 1.5 ile 3 arasında değişti.
İTÜ Jeofizik Bölümü’nden Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise yaşanan sarsıntılar için “4 büyüklüğünden düşük sarsıntılara depremcik diyoruz. Yalova- Çınarcık’ta peş peşe meydana gelen depremcikler, fay hattının Marmara’ya uzanan kuzey kolunda gerginlik birikmesi olduğunu gösteriyor. Ancak bu depremciklere bakarak büyük deprem geliyor denilemez” ifadelerini kullandı.
Marmara’da yılda 5 bin deprem ve depremcik meydana geldiğini dile getiren Prof.Dr.Ercan; “Kırılmanın yaşanması için yer katmanına 6 milyar G tonluk baskı gerekiyor. 17 Ağustos depremi Marmara’yı (fayı) çok yordu. İstanbul kolu dediğimiz ve Çınarcık’tan Avcılar’a kadar uzanan fay hattında 2033’e kadar deprem beklemiyorum” tahmininde bulundu.
Prof. Dr. Ercan’ın tespitleri şöyle; “Gölcük’ten sonra İstanbul kolunun kırılması beklenirken, Geçen yıl Saros’ta 6.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bu kırılma bilim dünyası için şaşırtıcıydı. Bundan sonraki süreçte fayın ne yapacağı bilmece gibi! Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndaki depremler, doğudan batıya doğru meydana geliyor. Ancak sıra sürekli aynı gitmiyor. 1965 Adapazarı depreminden sonra 1999’da Gölcük depremi yaşandı. Herkes İstanbul depremini beklerken, kırılma doğudaki Düzce’de gerçekleşti. Düzce’den sonra Kuzey Marmara kolunun kırılması beklenirken geçen yıl Saros hattı kırıldı. Mevcut tabloya göre bundan sonraki kırılma Selanik veya Tekirdağ kolu dediğimiz Marmara Ereğlisi-Mürefte hattında olabilir. Buradaki fay hattı Marmara Ereğlisi’nin 10-12 kilometre güneyinden yerin 28-30 kilometre altından Mürefte’ye uzanıyor.”
Milliyet







