İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Tarımda dramatik tablo

Ekonomi
|

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bu yılın Temmuz-Ağustos-Eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyreğine ilişkin milli gelir verilerini açıkladı. Buna göre, gayrisafi milli hâsılanın (GSMH) gelişme hızı üçüncü çeyrekte yüzde 2, yılın ilk 9 aylık döneminde ise yüzde 4 oldu. Bu, “2001 krizinden bu yana en düşük oranlı büyüme” olarak değerlendirildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bu yılın Temmuz-Ağustos-Eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyreğine ilişkin milli gelir verilerini açıkladı. Buna göre, gayrisafi milli hâsılanın (GSMH) gelişme hızı üçüncü çeyrekte yüzde 2, yılın ilk 9 aylık döneminde ise yüzde 4 oldu. Bu, “2001 krizinden bu yana en düşük oranlı büyüme” olarak değerlendirildi.
 
Büyümenin düşük çıkmasında tarımdaki yüzde 7,8’lik daralma etkili oldu. Tarım sektörü yılın ilk çeyreğindeki yüzde 2,9’luk büyümenin ardından, ikinci çeyrekte yüzde 2,1 küçülmüştü. Böylelikle tarım sektöründe bu yılın Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,6’lık bir küçülme yaşandı. Yüzde 7,8 oranında küçülen tarımın GSMH'ye etkisi 1 puan düşürücü yönde oldu.
Tarım sektörünün sosyo-ekonomik yapısına ilişkin araştırmaları ile tanınan Dr. Necdet Oral, medyanın TÜİK’in verilerini, nisan ayından bu yana yağışların çok düşük kalması ve tüm Türkiye'yi etkiyen kuraklık nedeniyle tarımsal üretiminde sert düşüş yaşandığı şeklinde yorumladığını belirterek, “Ancak tarımdaki çöküşün geri planındaki gerçekler yalnızca bu kadar değil” dedi. 

Tarım adeta intikam alıyor
Oral, Türkiye’de kuraklığın üretimde oluşturduğu tahribatın sonuçlarının yavaş yavaş ortaya çıkmasına rağmen, 2000’li yılların başında IMF ve Dünya Bankası’nın dayatmalarıyla  “tarımda dönüşüm” adı altında başlatılan tasfiye politikaları aynen sürdürüldüğünü kaydetti.  “Bu politikalarla çiftçinin kaderi tümüyle piyasaya teslim edilmekte; TMO’nun, kooperatif birliklerinin piyasaya müdahale güçleri azaltılmakta, tarımın yapısal sorunlarına çözüm üretilmemekte” diyen Oral,  bütçeden tarıma ayrılan desteklerin de üçte ikisinin seçim öncesinde tüketilmiş durumda olduğunu söyledi. Oral, “Tüm bunların üzerine bir de küresel ısınmanın yol açtığı kuraklık eklendi. IMF ve Dünya Bankası dayatmalarıyla yok edilmeye çalışılan tarım adeta intikam alıyor” dedi.

Reformun (!) sonuçları
Dr. Oral, reformların tarımda oluşturduğu çöküşün beş yıllık bilançosunu ise şöyle özetliyor: “2001’den sonraki 5 yılda ortalama yıllık büyüme yüzde 7,5’i bulurken tarımdaki büyüme yüzde 3,1'de kalmıştır. Tarımda oluşturulan katma değer 2002'de yüzde 13,6'lık paya sahip iken bu pay 2006’da yüzde 11,1’e kadar düşmüş durumda.”

Hububat ithalatı artacak
Necdet Oral, 800 bin ton buğday, 300’er bin ton arpa ve mısır ithalatı için yetki verildiğine dikkat çekerek “Dünyada buğdayın tonu geçtiğimiz yıl yaz döneminde 180–200 dolar iken, kuraklık nedeniyle bugün fiyatlar 380–400 dolara yükselmiştir” dedi.

Pamukta 1 milyon tonluk ithalat
Oral, Türkiye ihracatının yüzde 27'sini karşılayan tekstil sektörünün hammaddesi pamukta da önemli verim kaybı yaşandığını vurgulayarak, “Bu sezon üretimin 750 bin ton civarında olacağı ve 1 milyon tonluk pamuk ithalatı yapılacağı görülüyor” dedi.

Sıvı yağ fiyatları patlayacak
Kuraklık nedeniyle bu yılki ayçiçeği rekoltesinin 700–750 bin ton arasında kalmasının beklendiğine işaret eden Oral, elde edilecek yağ miktarının ise 280 bin tona kadar düşebileceğini, bunun ise büyük ihtimalle yağ fiyatlarını patlatacağını savundu.

Üretimde büyük düşüş
ORAL, 2002–2006 döneminde bitkisel üretim miktarlarında da önemli düşüşler yaşandığını belirterek, “Örneğin Şeker pancarı üretimi 16,5 milyon tondan 14,5 milyon tona, saf pamuk üretimi 979 bin tondan 924 bin tona, tütün üretimi 153 bin tondan 118 bin tona, kuru fasulye üretimi 250 bin tondan 200 bin tona, nohut üretimi 650 bin tondan 600 bin tona, patates üretimi 5,2 milyon tondan 4,2 milyon tona gerilemiştir” ifadelerini kullandı.
2002–2006 döneminde koyun mevcudunun 4 milyon azalarak et üretiminin düştüğünü vurgulayan Oral, “Öte yandan, Türkiye genelinde yaz aylarında etkili olan aşırı sıcaklar ve kuraklık hayvancılığı da olumsuz etkilemiştir” dedi.
Türkiye’nin üretimi azaldıkça bundan ithalat ve ihracatın da etkilendiğine işaret eden Oral,  tarımsal dış ticaret dengesinin 1980–89 döneminde yıllık ortalama 1,5 milyar dolar fazla verirken; IMF politikalarının izlendiği 2002–06 döneminde yalnızca 105 milyon dolar olduğuna dikkat çekti. Oral,  bu yıl tarımda çok dramatiktablolar olduğunu kaydederek, “Tarım ürünleri ithalatı bu yılın Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 60 artarak 3,8 milyar dolara ulaşmıştır” diye konuştu.
MİLLİ GAZETE - 14 ARALIK 2007 CUMA
AKRA