Elem ve acıyla dolu bu sözler, İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi'ndeki mescitlere yönelik İsrail saldırılarını çok güzel bir şekilde anlatıyor. Tedavi edilmek üzere Refah sınır kapısı üzerinden Mısır'a sokulan toplam 36 yaralıdan Kahire'deki Nasır Hastanesi'ne nakledilen 13 hastadan biri Halid el-Afeş..
47 yaşındaki Afeş, Gazze soykırımını şu sözlerle anlatıyor: "Ben Gazze'deki Nusayrat mülteci kampının sakinlerinden biriyim. Geçtiğimiz Cumartesi, İsrail bombardımanı başlamadan önce mahallenin diğer sakinleriyle beraber sabah namazına mülteci kampındaki Zehra Camii'ne gittim."
Yaralı Filistinli sözlerini şöyle sürdürüyor: "Namazın daha ilk rekatında secdeye varmıştık ki İsrail uçaklarının attığı bombalar üzerimize yağmaya başladı. O zaman işte, Allah-u Teala'ya hepimizi kötülüklerden koruması ve onların tuzaklarını başlarına geçirmesi için yalvarmaya başladım."
Afeş, şanslı olduğunu söyleyerek gelişmeleri şöyle anlattı: "Göz açıp kapayıncaya kadar namaz kılmakta olduğumuz camii bütünüyle başımıza yıkıldı. Sadece camii değil, etraftaki evler de yıkılmıştı. Şanslıydım çünkü ağzına kadar cemaatle dolu olan caminin kapısına yakındım. Enkazın altından çıkarılarak hızla hastaneye yetiştirildim. Yaklaşık 40 kadar kişi çöken caminin altında kaldı, onlara ne olduğunu halen bilmiyorum."
Afeş, omzundaki kırıklara ve konuşmasını güçlükle sürdürmesine neden olan sağ tarafındaki büyük yaraya rağmen sözlerini şöyle sürdürdü: "Şifa hastanesine ulaştığımda Siyonistlerin camileri hedef aldığını öğrenmiştim. Siyonistler, Han Yunus'taki Kassam Camii'ni, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki İmad Akl Camii'ni, Cebaliya mülteci kampındaki Ebubekir es-Sıddik Camii'ni Rafah kentindeki el-İstikame Camii'ni vurmuş."
Nasır Enstitüsü'nde acil bölümünde dördüncü birimde yatmakta olan Afeş, gözyaşlarını zorla bastırarak konuşmasını sürdürdü: " Dokuz Çocuğum var, bazılarının akıbetinden haberim yok. Çocuklarımdan birinin bana telefon etmesine ve beni rahatlatmaya çalışmasına rağmen, bazılarının sesini duymadım. O nedenle onlara bir sıkıntı ilişmesinden son derece endişeliyim." Mısır'a yolculuğu hakkında ise Filistinli yaralı, "Gazze'deki hastanede iki gün kaldım, ancak burada durumum kötüye gitti. Beni Mısır'a ambulansla götürdüler. Önce Ariş'teki hastaneye ardından da, çok hassas bir ameliyat geçirmek üzere Kahire'ye getirdiler" şeklinde konuştu.
DOKTORLAR AĞLIYOR
Yandaki odada ise Afeş'in arkadaşı Şükrü Muhammet Riyad kalıyor. Riyad da şunları söyledi: "Rafah kentindeki Sağlık Bakanlığı binasında çalışıyorum,..Yaralıları taşırken başımın üzerin düştüm, gözümdeki retina tabakasından yaralandım."
Riyad büyük bir kederle şunları söyledi: "Hastanelerdeki yaralılar acılarını dindirmek için ağrı kesici bile bulamıyor. Hepimiz Arap ve İslam ülkelerinden gelen yardımların Gazze'ye ulaşması ve yaralıların Mısır'daki hastanelere nakledilmesi halinde acıların hafifleyeceğini umuyoruz."







