İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

İsrail'in Gazze saldırısının iki amacı var

İsrail'in Gazze saldırısının iki amacı var
Dünya
|

İsrail Gazze'yi iki amacı için vuruyor ama bu amaçlarını elde edebilecek bir durum da ortada gözükmüyor.

İsrail Gazze'yi iki amacı için vuruyor ama bu amaçlarını elde edebilecek bir durum da ortada gözükmüyor.

İsrail'in üç yıldır devam eden iktidarından HAMAS'ın ne pahasına olursa olsun vazgeçme niyeti olmadığının farkına vardığı görülüyor. İsrail'in ulaştığı kanaat son dönemde daha derin bir noktaya vardı. Gazze'ye uygulanan ağır ve sıkı abluka, Gazzeli Filistinlilerinin HAMAS'a karşı ayaklanması ve HAMAS'ı iktidardan uzaklaştırmasına değil, ambargoyu koyan ve destekleyenler aleyhine korkunç bir patlamaya yol açabilir.
27 Aralık sabahından itibaren başlayan İsrail'in Gazze'ye vahşı saldırısı, HAMAS'a karşı bir halk inkılabı beklemiş olan İsrail ve diğer rejimlerin uğradığı hayal kırıklığına bir işaret ve neticeden ibarettir aynı zamanda. Burada cevabını bekleyen önemli ve anlamlı bir soru var. Neden İsrail özellikle HAMAS'ı kabul etmiyor?
Bu sorunun cevabı şöyle özetlenebilir: HAMAS, İsrail açısından diğer direniş gruplarına kıyasla üç bakımdan en tehlikeli örgüt sayılır: Elinde tuttuğu gelişmiş silah sebebiyle İsrail güvenliği için bir tehdit oluşturuyor. HAMAS şu ana kadar İsrail Devletini tanımadı. Arap ve İslam halk ve ülkeleri arasında büyük bir itibara sahip. HAMAS Müslüman Kardeşler Örgütüne bağlı, sadece siyasi değil ideolojik bir yapıya da sahip olduğu için aynı zamanda ideolojik bir tehdittir.
Öyleyse İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonunun amacı, HAMAS'i kesin ve nihai bir şekilde bitaraf etmek mi? Yoksa bu askeri tırmanma siyasi aşamaya göre sınırlı ve belirli amaçlı bir operasyon mu?
Gerçekten operasyonun HAMAS'tan nihai bir şekilde kurtulma ve Gazze'yi ele almayı amaçladığı İsrail stratejisi açısından uzakta kalan bir senaryodur. Reel-Durum verileri, İsrail'in operasyon ile amacının sadece HAMAS'in zayıflatması ve hatta Gazze'de kalmasını gerektirmektedir.
Bu görüşü güçlendiren üç faktör bulunuyor;
İsrail'in, Gazze'yi işgal etmesi kararı alırsa, uğrayacağı çok kan kaybı ve üstlenmeye zorlanacağı mali yükümlülük nedeniyle Gazze içinde kalması 3-4 aydan fazla sürmez. Buna bir alternatif olarak da Gazze yeniden ele alınmış olursa, Gazze kime teslim edilecek sorusuna, İsrail karar kurumları cevap bulamıyor. Nitekim Mısır, Gazze idaresini üstlenmeyeceğini açıkça ilan etti. Fetih Örgütü, Gazzelilerce hain olarak tanındığı için oraya girmeye cesaret edemez. Geriye kalan son senaryo ise BM gibi Uluslararası bir örgüte devredilmesi, örgütün kriterlerini yerine getirilmesi imkansız olduğu için bu da uzak bir alternatif olarak kalıyor.
Batı Şeria'da Gazze saldırısına karşı yapılan dev gösteriler, kapsamlı bir askeri operasyonun, Filistinli grupları birleştirmeye yönelik bir zemin hazırlayabileceğini göstermektedir. Oysa Filistinli gruplar arasındaki bölünme ve son zamanlardaki düşmanlık, İsrail'e daha önce hayal edilmemiş bir avantajlı konum kazandırıyor. Bundan başka Filistinde bölünme ne kadar sürdürüp kökleştirilse hem Filistinli direniş unsurlarının kendiliğinden çözülmesine, hem de İsrail genel işgal projesine çok faydalı olur.
Üçüncü aktör ise, önümüzdeki yakın dönemde yapılacak İsrail seçimi ile ilgilidir. Zira cereyan eden operasyon ne kadar devam ederse, İsrail ordusu mutlaka çok kayıp ve hasarlara uğrayacak. Seçime katılacak Livni ve Barak gibi siyasal parti liderlerinin hiçbiri, savaş ve ateş sesleri altında seçime girmek istemez. Gerçek İsrail başbakanı sayılan MOSAD elemanı Livni, operasyona başlama kararı aldığında, gözleri gelecek seçimde idi. Çünkü, İsrail halkı, en çok kan dökene saygı duyar.
Öyleyse operasyon belirli amaçları gerçekleştikten sonra duracak, Gazze ve HAMAS'ı da en kötü vaziyette bırakacak. Ancak bu operasyondan İsrail'in kazanacağı en yeni ve en önemli netice, HAMAS'ı İran ve Suriye dışında kendisiyle Arap ülkeleri ile yapılacak Filistin davası ile ilgili müzakereler denkleminden çıkarabilmesidir.
Sonuç olarak da, Filistinli gruplar arasındaki bölünmüşlük ve düşmanlıkta, hak sahibi kim olursa olsun, Filistin kan gölüne döndü. Hem direniş yolu hem de müzakere yolunda işbirliği sağlanamadıkça ne Batı Şeria'da siyasi çözüm ne de Gazze'de abluka kaldırılmış olacak. Bu yüzden HAMAS'ın reel-durumu gördükten sonra stratejisini yeniden gözden geçirmesi isabetli olacaktır.
DÜNYA BÜLTENİ - 03 OCAK 2009 CUMARTESİ
AKRA