Lübnan'daki zaferin Gazze'de tekrarlanacağını söyleyen Rahhal, İsrail'in askeri olarak başarılı olamadığını, Filistin direnişinin dimdik ayakta durduğunu söyledi. Dr. Rahhal, Türk halkına mustazaf halkların yanında yer almayı sürdürmeleri çağrısında bulundu:
GAZZE LÜBNAN'DA YAŞANANLARI YAŞIYOR
"Şu anda Gazze'de olanlar 2006 senesinde Lübnan'da yaşananlara çok benziyor. İsrail, direnişi Gazze'den sökmek, güç kullanarak bir halkın iradesini teslim almak istiyor. İsrail, Yahudi devletini kurmak için Filistin tarafındaki tüm güç unsurlarını etkisizleştirmek ve önümüzdeki dönemde diplomatik olarak kullanmak istiyor.
POLİTİKACININ SEÇİM YATIRIMI: KATLİAMLAR
Tabi bu saldırının İsrail seçimleri ile doğduran ilişkisi var. Tzipi Livni ve Ehud Barak önümüzdeki seçimlerde desteklerini artırmak için bu katliamı başlattılar. İktidardaki partiler halk desteklerinin düşük olduğunu biliyorlar.
FİLİSTİNLİ ÖLDÜR, DESTEĞİN ARTSIN
İsrail'de böyle bir realite var. Politikacılar, ne zaman Filistinli öldürseler desteklerinin arttığını biliyorlar. İsrailliler parlamento seçimlerinde ne kadar Filistinli çocuğun kanına girilmişse ona göre oy verecekler. Bu katliamlar politikacıların seçim kartı. Nitekim bu saldırılarda başarısız olmak seçimlerde de başarısız olmayı beraberinde getiriyor.
OBAMA DA FİLİSTİNLİLERDEN TAVİZ İSTEYECEK
İsrail ayrıca gelecek ABD başkanı Obama'nın da bu realiteyle karşılaşmasını istiyor. İsrailliler, Filistin gücünü zayıflatmak istiyorlar. Direnişi vurmak Filistin'i İsrail şartlarına boyun eğdirmektir. ABD'nin bu şartlarda başlatacağı inisiyatifler, barış adı altında atacağı adımlar Filistin halkından daha fazla taviz istemek doğrultusunda gerçekleşecektir.
2006 ZAFERİ GAZZE'DE TEKRARLANACAK
Hizbullah'ın 2006 yılında Lübnan'da kazandığı zaferin Gazze'de tekrarlanması gerçekten muhtemeldir. Bu büyük ölçüde Filistin halkının direnişteki ısrarına bağlıdır. Şu andaki göstergeler de bunu gösteriyor. Filistinlilerin bir zafer için güçlerinin yeterli olduğunu görüyoruz. Direniş iradeleri bunu açıkça ortaya koyuyor.
HAMAS DİMDİK DURUYOR
Böylesi bir savaşta İsrail'in Hamas liderlerini sindirmesi, Gazze'deki halkı liderlerine karşı ayaklandırması ve direnişin füze altyapısını imha etmesi bekleniyordu. Ama bunlar hiçbiri olmadı. Hamas askeri ve örgütsel olarak hala ayakta duruyor. Düzenli ordu ile halk direnişi arasındaki çatışmalarda irade çok önemli bir unsurdur. Direniş uzun süre mücadelesine devam edebilir ve sürpriz saldırılarda bulunabilir.
İSRAİL OPERASYONU GENİŞLETEBİLİR
İsrail, operasyonun başlangıcında açık hedefler ilan etmedi. Çünkü savaş sonrası başarısız olduğu düşüncesinin doğmasını istemiyordu. Tabi, Lübnan'ın operasyonu genişletme ihtimali de var. Ancak bu noktada net bir beklentiden söz edemeyiz. Lübnanlılar bu konuda hazırlıklılar. Kapsamlı bir savaş başlangıcı olabilecek bir türlü saldırı bekliyoruz. Ama bu net bir beklenti yok. Sadece hazırlık durumu var. Her türlü ihtimale açığız.
HİZBULLAH NEDEN AYRI BİR CEPHE AÇMIYOR?
Filistinliler hiçbir Arap ülkesinden böyle bir şey istemedikleri gibi bizden de böyle bir şey istemediler. Filistinlilerin talebi direnişi devam ettirebilmeleri için gerek sebeplerin sağlanması. Bunun başında Araplardan istenenin Gazze'ye uygulanan kuşatmanın kaldırılması geldiğini biliyoruz. İsrail'in Gazze'yi kuşattığını biliyoruz ama neden Arap ülkeleri de bu kuşatmaya katılıyor ve işbirliği yapıyor. Bize bu tür suçlamalarda bulunan Tarık El Hamid gibi yazarların (Şark Al Awsat Genel Yayın Yönetmeni) maaş aldığı ülkeler bu kuşatmaya neden katılıyor. Neden bu ülkeler Filistinlilerin şehit edilmesi nedeniyle Hamas'a yükleniyor.
ARAP PARLAMENTERLERİN TAVRI ARAP BİRLİĞİ'NDEN DAHA DENGELİYDİ
Arap parlamentoları Beyrut'ta toplandı ve İsrail saldırısını açıkça kınadılar. Ayrıca kuşatmanın kaldırılmasını istediler. Açıkladıkları bildiri çok dengeli idi. Arap ülkeleri Dışişleri bakanları toplantısından çıkan açıklamadan çok daha iyiydi. O açıklama katliamın ölçüsüyle dengeli değildi.
TÜRK HALKININ DESTEĞİ DİRENİŞ İÇİN ÖNEMLİ
Tüm özgür halklar ki Türk halkı da bunlardan biridir, mustazafların yanında durmaktadır. Lübnan savaşında da bu böyle olmuştur. Türk halkı yine meydanlarda kalmalı ve Filistin halkının yanında durmalıdır. Herkes biliyor ki ne Arap ülkeleri ne de süper güçler Filistin halkının yanında duruyor. Ama biz Türk halkının daima mustazaf halkların yanında durduğunu biliyor ve Türk halkına saygı duyuyoruz. Türk parlamenterlerin tepkilerini de işittik ve takdir ettik. İnsani ve İslami desteklerin hepsi Filistin'e büyük bir moral destek sağlamaktadır."
DÜNYA BÜLTENİ - 03 OCAK 2009 CUMARTESİ







