Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde Anayasa’nın “Özel Hayatın Gizliliği” ile “Konut Dokunulmazlığı” konularında yapılan değişikliğin ardından İçişleri Bakanlığı, polisin üst ve ev araması ile el koyma konusundaki sınırlarını net olarak çizdi.
Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde Anayasa’nın “Özel Hayatın Gizliliği” ile “Konut Dokunulmazlığı” konularında yapılan değişikliğin ardından İçişleri Bakanlığı, polisin üst ve ev araması ile el koyma konusundaki sınırlarını net olarak çizdi.
Buna göre polis, suçüstü halinde, kaçakçılık olaylarında, gözaltına alınan kişi nezarethaneye konulmadan önce, hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan kişinin yakalanması gibi olağanüstü hallerde izne bağlı olmadan doğrudan üst ve ev araması yapabilecek. Olağanüstü durumların dışında polisin üst ve ev araması yapabilmesi için hakim kararı; bunun gecikmesinde sakınca doğacak hallerde ise yetkili merciin yazılı emri gerekecek.
AB’ye uyum sürecinde Anayasa’nın “Özel Hayatın Gizliliği” ile “Konut Dokunulmazlığı” maddesi değiştirilerek kişilerin üstü, eşyası, konutu ve işlerinde yapılacak aramalar ve el koymalar konusunda yeni ilkeler benimsenmişti. Milli güvenlik, kamu düzeni, suçun işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerine bağlı olarak hakim kararı olmadıkça, polisin arama yapmaması kararlaştırılmıştı.
Anayasa’da yapılan değişikliğe paralel olarak 9 Ağustos’ta da Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK) değiştirilerek Anayasa değişikliği uygulamaya konuldu. Ancak yapılan değişiklikler yargı mensupları, mülki idare amirleri ve kolluk kuvvetlerinin hem birbirleri hem de kendi aralarında farklı yorum ve uygulamalara yol açtı. Farklı yorumları ve uygulamaları ortadan kaldırmak amacıyla Adalet ve İçişleri bakanlıkları ile otorite olarak kabul edilen hukukçuların katılımıyla bir komisyon oluşturuldu. Komisyon halen “Arama ve El Koyma Hakkında Yönetmelik Tasarısı” hazırlıyor. Ancak, yönetmelik çıkana kadar İçişleri Bakanlığı meydana gelen aksaklıkları ortadan kaldırmak amacıyla bir genelge düzenledi.
Genelgeye göre Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (CMUK) 97. maddesinde polisin yapacağı aramalar için hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise cumhuriyet savcısı, ya da cumhuriyet savcısının yardımcısı sıfatıyla polis doğrudan arama yapmaya yetkili kılınıyor.
ZAMAN
26.11.2002