Greyfurt ve narın karışımıyla üzüm, erik ve böğürtlen gibi kırmızı renkli meyveler ihtiva eden meyve suları pazarın yeni gözdesi.
700 bin tonluk pazarda bağışıklık sistemini düzenleyen, kalp ve damar hastalıklarına karşı vücudun güçlenmesini sağlayıcı fonksiyonları olan antioksidan içeren meyveler başı çekiyor. Doğal antioksidana sahip olan bu meyvelerin diyabet, cilt hastalıkları, alzheimer ve menopoza karşı, kolestrolü düşürücü, iltihap ve ödem giderici etkileri bulunuyor.
2000 yılından bu yana meyve üretimi sadece yüzde 7 artarken, meyve suyu üretiminde yüzde 150’ye varan bir artış söz konusu.
2006 yılında işlenen 8.2 milyon tonluk meyve miktarının 2007 yılında 8.8 milyon tona çıkması da yeni nesil meyve suyu pazarında yüzde 100 meyve suyu oranının arttığını gösteriyor.
İçeriğinde bulunan yüzde 25’lik meyve oranıyla 800 milyon YTL’lik pazarın yüzde 73’üne hâkim olan nektarların yanı sıra 10’luk bir paya sahip alan yüzde 100 meyve suları tüketimi artıyor.
İçinde hemen hiç meyve bulunmayan aromalı içeceklerin oranı ise azalıyor. ‘Sağlıklı yaşam’ faktörünün öne çıkmasıyla birlikte taze sıkma ve organik meyve suyu tüketimi de hızla yaygınlaşıyor.
Üretimde kurutulmuş ya da konsantre edilmiş ürünlerin sulandırılması yöntemi tarihe karışıyor. Dalından kopan meyvelerin kabuk ve çekirdeklerinden ayrıştırılmadan doğal yöntemlerle işlenmesi yoluyla elde edilen meyve suları aynı zamanda pastörize edilerek bir yıl raf ömrü kazanıyor.






