İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Belgesel - Yaratılış Hakikatini Aramak

Belgesel - Yaratılış Hakikatini Aramak
Varoluş Sebebimiz

Belgesel - Yaratılış Hakikatini Aramak

05.03.2021
13 dk 17 sn

“Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize (ibadet ve itaatle) kulluk ediniz ki takvâya erenlerden (emirlerine uygun yaşayıp yasaklarından kaçınarak korunanlardan) olasınız.” (Bakara, 21) 

İnsan yaradılışı itibarıyla bir hakikati arama duygusuna sahiptir. İnsanlık tarihinin en temel eserleri, başucu kitapları hep hakikat arayışının bir ürünü ve bu arayışın semeresi olan düşünmenin, sorgulamanın bir neticesidir. Bir de saadet arayanlar vardır ki onlar da çareyi hakikatin ulaştırdığı saadette bulmuşlardır.

Bu arayıştır ki, insanları diğerlerinden farklı kılar ve yüceltir. Bu arayıştır ki, insanları asil ve değerli kılar, insanı esfel-i safilin derecesinden eşref-i mahlukat derecesine ulaştırır.

Her arayış eğer samimi ve içten, gayretli ve yılmaz bir niteliğe sahipse, yani sahibi hakikat sevgisine ve arayışına sadakatle bağlı ve hakikata dair kalıcı ve kanmaz bir vefaya ve özleme sahip ise, sonunda muhakkak aradığına vasıl olacaktır. Bu sebeple bu mukaddes yolculuğa çıkmış her kişi menzile ulaşmış olsa da henüz ulaşmamış olsa da hürmete layıktır.

“Biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri (oyun ve eğlence olsun da) “oynayalım” diye (boşuna) yaratmadık.” (Duhân Sûresi, 38)  ayetinde ifade edilen sebebi bulmak insanın en mukaddes görevi, en kaçınılmaz iştiyakıdır. 

İnsanoğlunun yaratıldığı andan itibaren aradığı, bunca Peygamberler gönderilmesine, uyarıcı kitaplar gelmesine rağmen daima unuttuğu ve her defasında yeniden ve yeniden bulma çabasına giriştiği sual “Ben kimim ve niçin yaratıldım? Beni kim yarattı? Neden yarattı ve ben şimdi ne yapacağım?” sorusudur. 

Samimiyetle arayanlar nihayetinde bulur ki kainatı yaratan tek ve benzersiz olan, evveli ve ahiri olmayan, yüceler yücesi, kudretini idrake kuvvet bulunmayan, ilmi fehmetmede aklın kifayetsiz kaldığı Allah Teala Zü’l Celal Hazretleridir. Şüphesiz o da mahlukunu sırf bu kutlu hakikati, dünya ve ahiretin yegane önemli hakikatini arasınlar, bulsunlar, bilsinler, uysunlar için yaratmıştır. 

Hayatın yegane gayesi Allah’ın varlığını birliğini sezmek, O’nun sevgisini kazanmak, O’nun yarattığı biçimde kalmak, hilkate tabi olmak, O’nun istediği gibi yaşamak, yani iyi kulluk etmek, rızasını kazanmak, gerçek insanları ayırt etmek için koyduğu kuralları uygulayarak imtihanı başarmaktır. 

Hak Teala hazretlerini bulduktan sonra da hakikat arayışı bitmemektedir. Hocamız, Gönül Dostumuz, Mürebbi'miz Mahmud Es’ad Coşan “Hakkı bulmak, Hakkı sevmek gerek” der ama hakkı sadece aramak ve bulmak yeterli değildir.Asıl mühim olan bulduktan sonra Hakka uymanın zorunluluğudur. Hak Teala hazretlerinin hakkati anlatmak için gönderdiği en son din İslamdır ve onun mensuplarını da hakikatin temsilcisi olarak göndermiştir. 

Yüce Allah, bu sebeple insanı en güzel şekilde yaratmış, ona ruhundan üflemiş, onu yeryüzünde halifesi kılmış, ona şeref ve izzet bahşetmiştir. Bir in­sa­nın ‘doğ­ru’ ha­re­ket ede­bil­me­si için ön­ce doğrunun ne ol­du­ğu­nu bil­me­si ge­rek... Hak­kı, ha­ki­ka­ti, doğ­ru­yu, iyi­yi, uy­gu­nu, mü­na­si­bi, mü­te­na­si­bi ara­mak, bul­mak, say­mak, sev­mek, teb­cil et­mek, baş ta­cı ey­le­mek, reh­ber edin­mek her ol­gun, er­gin, bil­gin, bil­ge, er­dem­li, de­ğer­li ki­şi için en baş­ta ge­len şart­tır. Bu, çok bü­yük bir ni­met, çok ulu bir dev­let ve sa­adet­tir; çok mu­az­zam bir ser­vet, çok muh­te­şem bir âtı­fet ve ina­yet­tir. Demek olur ki her­kes hak­kı ve doğ­ru­yu bil­sin; bi­lin­ce de ona uy­sun! 

Resulullah Efendimiz de (SAS.) bir hadis-i şerifinde:  “Gerçek neredeyse sen de orada ol, onun peşi sıra git, haktan hiç ayrılma.” buyurmuştur. Yeryüzünde Allah’ın halifesi olan bütün mü’minler hakkı istemeli, gerçeği aramalı, onu sevmeli ve saymalı; her işlerinin doğru, her sözlerinin hak olmasına büyük dikkat ve itina göstermelidir. 

Allah’ın yeryüzündeki halifesi olarak gönderilen insanlar, ki onlar kral değildir, seçilmiş kimseler değildir. Allah’ı bilen her fert, O'na iman eden, her mü’min O’nun yeryüzündeki halifesidir. Halifeler bütün insanlara karşı sorumludur ve onlara da gerçek yaradılış gayesini ulaştırmakla vazifelidir. 

İbadetler Allah’ın tayin ettiği şahsiyete, hilkatimize dönmemizi sağlayan unsurlardan biridir. Mü’minler ibadetler sayesinde hayatlarını bir forma sokar, onlar sayesinde şahsiyetlerine nizam verir, günlük, senelik ve ömürlük planlarını yapar, ahlaklarını geliştirir, toplumsal görevlerini ,idrak eder, huzur ve birlik içinde yaşamanın yollarını öğrenirler. Bu anlamda, namaz, oruç, zekat, hac en temel ahlaki ve toplumsal egzersizlerdir. Ancak İslam en önce zihnin ibadetini öngörür, tefekküre, düşünmeye çok büyük önem verir. Sebebi fikrin ıslah edilmesidir. Çünkü düşünce her şeydir, fikir fiil ve amellere kimliğini veren şeydir. O olmazsa fiille ve ameller şekilden ibaret içi neredeyse boş hareketlerden ibarettir.

Özü şudur, fikir-düşünce düzgün olursa niyetler düzelir, niyetler düzgün olursa her iş ibadet olur. İslam insanın her fiilini, her işini ibadete dönüştürme dinidir. Fikir Hakk’ı düşünmeli, niyet Allah rızası olmalı, hayat Allah için yaşanmalıdır. Bu olduğu vakit hususi ve süslü, adı büyük, miktarı çok ibadetlere lüzum yoktur. Az bir hakiki amel çok ibadeti alt eder. 

Hocamız, Gönül Dostumuz, Mürebbi'miz Mahmud Es’ad Coşan, Allah’ın rızası haricinde iş yapmamayı tavsiye ederek sözlerine şöyle devam eder: “Farkına varmadan yapageldiğimiz her şeyin aslını araştırmalı, sebebini sormalı, kaynağını bulmalı, bizden olmayanı derhâl terk etmeli, özümüze dönmeliyiz. Her şeyi yaparken Allah’ın rızasını düşünmeli, O’nun rızası olmayan işi yapmaktan şiddetle sakınmalıyız. Rûhumuza, davranışlarımıza, aile ve iş hayatımıza, sosyal bünyemize İslâmî, imanî ve ahlâkî prensipleri iyice yerleştirmeli ve onları korumakta dikkatli ve titiz olmalıyız. Çünkü: İyi bir müslümanın, İslâm’ın rûhunu, ibadetlerin amaç ve hedefini, emir ve yasaklarındaki ulvî gaye ve hikmetleri çok iyi anlayıp kavraması lâzımdır; çünkü alacağı mânevî ecir ve mükâfat; şuuru, izan ve irfanı, sevgisi, ihlası, anlayış ve sezgisi ile orantılıdır; sığ ve sathî, bön ve kaba, savruk ve dikkatsiz, cahil ve gafil müslüman çok hatalar yapar, çok pot kırar, çok çam devirir, çok şeyler kaybeder, çok zarar ve ziyana uğrar, çok cezaya çarpılır.”

İslâm hayat nizamıdır, ritüeller, kalıplar, şekiller dini değildir, o özdür, her işin özünü araştırır, aklın delili, kalbin cilası ve rûhun gıdasıdır. Ruhen ve bedenen, kalben ve ahlaken düzene sokar, ikilikleri, tezatları ortadan kaldırır, öğrendiğini yaşaması için kulları ihtar eder, riyadan sakındırır. 

Her mü’minin Allah’ın dînine en güzel hizmet etme görevi vardır. Allah’ın huzuruna, yüzü ak, alnı açık, vicdanen müsterih olarak, elinden geleni yapmış, takati kadar, takatinin sonunu, âzamîsini, kapasitesinin tamamını kullanmış olarak ulaşmak görevi vardır, çünkü O kullarını bu sıfatlarla donatmış ve öylece dünyaya göndermiştir. 

Öyleyse, “Müslüman olarak yaşamak”, herkese iyilik yapmak; yüce Rabbimizin rızasını kazanmak; ardımızda hayırlı eserler, güzel bir nam ve nişan; sevimli, olumlu, şerefli, sevaplı, mübarek, muhterem, muazzam, mükerrem bir iz ve şan, hayır dua ile anılacak bir hatıra, olgun ve dolgun bir hayat bırakarak âhirete göçmektir.

Sonuç olarak, Allah’ın yeryüzündeki bu yüzyılın halifeleri, ebedi hakikati emanet alan mü’minler devamlı hazırlıklı, aklı fikri, sevaplı, hayırlı işlerde olarak, Halik’in halkına hizmeti şeref bilerek, kulluk şuuru ile bütünleştirerek, fikri amelleri artırarak, amellere ve ibadetlere aklın ve kalbin taatini ilave ederek yaşamalıdır.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Varoluş Sebebimiz Hadisler
05.11.20215 dk 10 sn
Hadis-i Şerif - Allahım, Kendimi Sana Teslim Ettim, İşimi Sana Havale Ettim
02.03.20211 dk 36 sn
Söyleşi - Varoluş Psikolojisinde İnsan ve Amacını Etkileyen Şartlar - Ahmet Akın
25.02.202134 dk 22 sn
Söyleşi - İnsanın Yaratılış Sebebi Ve Fıtrat - Yusuf Kaplan
30.04.202124 dk 10 sn
Söyleşi - İnsanın Varoluş Amacını Yerine Getirmesi - Sadettin Ökten
07.05.202133 dk 32 sn
Söyleşi - Psikoterapi Açısından İnsanın Varoluş Amacı - Suna Nacar
12.02.202334 dk 32 sn
Söyleşi - Varoluş Sebebini Aramak - Ayşen Gürcan
11.02.202334 dk 26 sn
Beyyine Suresi 5
11.02.20211 dk 12 sn
Ankebut Suresi 2
11.02.20211 dk 5 sn
Ali İmran Suresi 51
11.02.202159 sn
Duhan Suresi 38, 39
11.02.20211 dk 9 sn
Bakara Suresi 21
11.02.20211 dk 5 sn
Hadis-i Şerif - İnsan Sadece Yaptığı Ameller Sayesinde Allahın Rızasını Kazanabilir
11.02.20211 dk 11 sn
Hadis-i Şerif - Sadece Allah’a kulluk ediniz, O’na Hiç Bir Şeyi Ortak Koşmayınız
11.02.20212 dk 1 sn
Hadis-i Şerif - Kim Allahtan, İslamdan ve Muhammed (SAS)den Razı Olursa Cennet Ona Vacip Olur
11.02.20211 dk 23 sn
Yaratılış Sebebimiz Kulluk, Gayemiz Rızasıdır - Mahmud Esad Coşan
11.02.20211 dk 25 sn
Bizim Bu Dünyadaki Amacımız Nedir - Mahmud Esad Coşan
11.02.202159 sn
Yaratılışımızın Gayesi, İnsan Boşuna Yaratılmamıştır - Mahmud Esad Coşan
11.02.20211 dk 28 sn
Allah Sizi Ben Yarattım Buyuruyor- Mahmud Esad Coşan
11.02.20211 dk 31 sn
Seni Ne Kandırdı - Mahmud Esad Coşan
11.02.20211 dk 50 sn
İnsanoğlunun Yaratılış Sebebi; Kulluk - Mahmud Esad Coşan
11.02.20211 dk 21 sn
Gayemiz Nedir - Mahmud Esad Coşan
11.02.202154 sn
Asıl Amaç Nedir - Mahmud Esad Coşan
11.02.202150 sn
Yüce Allah Seni Yarattı - Mahmud Esad Coşan
11.02.20211 dk 42 sn
Yüce Allah Sizi Boşuna mı Yarattım Buyuruyor- Mahmud Esad Coşan
11.02.20212 dk 10 sn
Belgesel - Yaratılan Her Şeyin Bir Amacı Vardır
09.02.202112 dk 19 sn
Hadis-i Şerif - Kendi Nefsini Tanıyan Rabbini Tanır
09.02.20211 dk 12 sn
Hadis-i Şerif - Ademoğlu: Sen Bizim Rabbimizsin ve Senden Başka İlâh Yoktur
09.02.20212 dk 45 sn
Hikmetli Sözler - 2
09.02.20213 dk 28 sn
Hikmetli Sözler - 1
09.02.20214 dk 18 sn
Tanıtım - Kulluk En Yüce İdeal ve En Yüce Hedeftir
09.02.20211 dk 42 sn
Tanıtım - Yaratılış Gayemiz
09.02.20211 dk 56 sn
AKRA