Konya, Ankara ve Aksaray illerinde kapladığı 7 bin 500 kilometrekarelik alan ile Türkiye’nin ikinci büyük sulak alanı Tuz Gölü, ülkemizin tuz ihtiyacının yarısından fazlasına cevap veriyor. Aynı zamanda Türkiye’nin en sığ gölü olan Tuz Gölü’nün derinliği yaz kış 20 cm’yi geçmezken, Anadolu’daki diğer göllerdeki tehlikelerin hepsi sulak alanı tehdit ediyor. Tuz Gölü’nün son yüzyılda yüzde 85 oranında küçüldüğü kesinleşirken en büyük tehlike su seviyesindeki önlenemeyen düşüş.
Resmi olmayan rakamlara göre yeraltı sularını çeken yaklaşık 200 bin kaçak ya da yasal kuyu bulunuyor. Yeraltı suları kuyularla ve derin deşarj pompalarıyla çekildiği için suları gölü besleyemediği için yaz aylarında Tuz Gölü artık tamamen kuruyor.
Birinci Derece Sit
Yüzde 32 tuz oranıyla denizlerden bile tuzlu olan gölün tabanındaki 30 cm kalınlığındaki tuz tabakasının çıkması için de suya ihtiyaç var. Tüm havzasıyla ülkemizin biyolojik çeşitliliğin korunması açısından önem taşıyan ve uluslararası kriterlere göre A sınıfı sulak alan olan Tuz Gölü, kuşların doğal yaşam alanı olarak öne çıkıyor. 85 kuş türü, 4’ü endemik 129 böcek türü, 15 memeli türü ve 38 endemik bitki türü bulunan Tuz Gölü, 1. Derece Doğal Sit olarak tescilli. Büyük akarsularla beslenemeyen gölün en büyük kaynakları Peçenek Suyu, Konya drenaj kanalı, İnsuyu ve Uluırmak’ın suları yetersiz kalıyor. Aşırı buharlaşmayla kuruyan gölün çevresinde suya çok ihtiyaç duyan şeker pancarı, yonca ve mısır ekimi yapılıyor.







