İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
Yatsı19:09 İmsak06:31 Güneş08:02 İşrak08:45 Öğle12:58 İkindi15:22 Akşam17:44
Hava - Hava durumuÇok Bulutlu 8°C Nem %70
Türkçe
26 Rebi'ül-ahir 1443 30 Kasım 2021 Salı
Giriş Yap

İlim ve irfan önderi…Hacı Bektâş-ı Velî

Özel Haber
Özel Haber
12.11.2021    |

Horasan’dan Anadolu’yu şereflendiren bir gönül dostu…

Hayatı boyunca, ismi sevgi ve barışla anılmış bir ilim ve irfan önderi…

Hünkâr, Hacı ve Bektaş lakaplarının sahibi,            

Hacı Bektâş-ı Velî…

Hz. Ali’nin neslinden yedinci imam Musa el-Kâzım’ın soyundan gelmektedir ve Seyyid’dir. Aslen Horasan’lıdır. Özbekistan, Türkmenistan ve Afganistan’ın bir kısmını içine alan bir bölgede, Nişâpur şehrinde doğduğu rivayet edilmektedir.

Hacı Bektâş-ı Velî üzerine doçentlik tezi hazırlayan Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan hocamız, şu bilgiyi vermektedir:

“Bir insan Horasan’dan gelir de seyyid olabilir mi? O kadar çok misali var ki çünkü Araplar fütühhat için oralara zaten gitmişler, İslam’ı yaymak için ve ordugâhlar kurmuşlar. Bu ordugâhlardan biri de Nişâpur şehri. Oradan yetişmiş pek çok kimse var. Arap kökenli olduğunu çok net bildiğimiz mesela Ebû Abdurrahmân es-Sülemî. Benî Süleym kabilesinden aynı şehirden ve Arap kökenli olduğu şeceresiyle sabit.  Muhafaza edilebilmiş. Daha başka kimseler var. Neden oralara gitmişler? İslam’ı yaymak için gitmişler. Hz. Ali Efendimizin soyundan geldiğini kabul etmek için şartlar müsait. Madem kaynaklar açıkça o şekilde söylüyor, o halde şamandı demeye lüzum yoktur.” (07.11.1992, Hacı Bektâş-ı Velî)

Hacı Bektâş-ı Velî’nin hayatı hakkında fazla bilgimiz bulunmuyor. Ulaşabildiğimiz nadir kaynakların başında ise ‘Süflî Derviş’ diye tanınan Musa b. Ali geliyor.

Musa b. Ali, 1440’da Bektâşî dervişleri arasındaki rivayetleri toplayarak, Velâyetnâme isimli bir eser meydana getirmiştir.

Menâkıbnâme-i Hacı Bektâş-ı Velî diye de tanınan bu esere göre;

Mekke, Medine, Necef, Şam, Kudüs, Halep gibi mukaddes şehirleri ziyaretten sonra Anadolu’ya gelmiş ve bugün Nevşehir ilinin sınırlarında bulunan Sulucakarahöyük’e yerleşmiştir.

Hoca Ahmet Yesevi ocağında yetişip Anadolu’ya geldiği yıllar, Anadolu Selçuklu Devleti’nin siyasi, ekonomik ve kültürel düzeninin bozulduğu yıllardır. Yönetimde bölünmelerin ortaya çıktığı bir devirde, o, Anadolu topraklarında muhabbet çerağı yakmıştır… 

Onun devrine yakın olan kaynaklar ve vakfiyelerde, kendisinden daima Hacı Bektaş şeklinde bahsedilir. Tarihi kaynaklardan, asıl adının Muhammed b. Muhammed b. İbrahim b. Musa olduğunu, Bektaş kelimesinin ise lakabı olduğunu öğreniyoruz.

Bektaş, Selçuklu devrinde görülen bir kelimedir ve ‘eş, benzer, denk, misil’ anlamına gelir. Bu lakabın dışında; ‘hükümdar, bey, efendi’ manasında kullanılan Hünkâr ve bir de Hacı lakabı vardır. Hacı, o devirde zenginlik ve takvayı ifade etmekteydi. Zira şimdikinin aksine hacılar o devirde az ve nadir idi.

Hacı Bektâş-ı Veli eserlerinde, hac yapılan yerlerle ilgili o kadar canlı tasvirlerde bulunuyor ki, o diyarları gezmiş olduğu ve hatta bir kaç defa da hac yaptığı anlaşılıyor.

Mahmud Esad Coşan Hocamız bu hususta, şu kıymetli bilgileri aktarıyor:

“Hacı Bektâş-ı Velî. İsmi Seyyid Muhammed b. Musâ-yı Sani. Bektaş sözü lakabıdır ismi değil deniliyor, bizim de kanaatimiz o. Bu Bektaş kelimesi Bengdeş ve Beğ-deş şeklinde kef harfinin üstüne üç nokta koyarak hem yumuşak g hem de kâf-ı nûnî telaffuzuyla Türk edebiyatında o devirlerde görülen bir kelime. Selçuklular zamanında da kullanılmış hatta İran’da da yani Hacı Bektâş-ı Velî’nin yaşadığı devre takaddüm eden zamanda da kullanılmış bir kelime. Bu benzemek kelimesiyle ilgili. Beğ-deş yani benzeyen manasına geliyor. Hünkâr kelimesi, Hüdâvendigâr kelimesinin kısaltılmışıdır, o da bir lakap Hünkâr Hacı Bektâş-ı Velî diyoruz. Hüdâvend, Farsça efendi demektir. Hüdâvendigâr lakabı hem 1. Murad’a verilmiş büyük bir unvan hem de manevi hayatında büyüklerine bu isimler verildiği için Hacı Bektâş-ı Velî’ye de Hünkâr lakavı verilmiş.”  (07.11.1992, Hacı Bektâş-ı Velî)

Hacı Bektaş’ın doğumu ve ölümü ile ilgili kesin bir tarih yoktur. Osmanlı kaynakları, onu Orhan devri ulemasından saymışlardır. Daha sonraları teşekkül ettiği anlaşılan kanaate göre 1248’de doğmuş, 1281’de Anadolu’ya gelmiş, 1337-1338 yıllarında da vefat etmiştir.

Alâeddin Keykubâd, Mevlâna Celâleddin, Osman Gazi, Ahî Evran, Taptuk Emre, Sarı Saltuk, Akçakoca, Yunus Emre, Seyyid Mahmud-i Hayrâni’yle görüştüğüne dair kuvvetli bilgiler mevcuttur. Hayatı boyunca birçok talebe yetiştirmiş, 360 halifesini irşad göreviyle çeşitli ülkelere sevk etmiştir.

Hakkında yazılanlar

Onun hakkında yazılan eserlerde; çocukluğundaki fevkalâde hallerinden, ibadete düşkünlüğünden, sultanlığı kabul etmediğinden, gece kâim gündüz sâim olarak yaşadığından bahsedilir.

Ömrünün ilerleyen yıllarında, Hacı Bektâş-ı Velî’nin ismine ‘el-Horasânî’ sıfatı da eklenmişti. O devirlerde Anadolu’da bu nispet ile anılan yüzlerce kişi vardı. Bu sıfat; gösterişten kaçınan ve Cenab-ı Hakk’a aşkla yönelenen Horasan akımını temsil ederdi.

Gerçekten de Hacı Bektaş’ın eserlerindeki fikirler, tasavvufun bu yönüne işaret eden fikirlerdir. Ayrıca Anadolu’da Horasan erenlerinin çokluğu, onun yalnız başına olmadığını, birçok yurttaş ve ülküdaşa sahip bulunduğunu da göstermektedir…

Eserleri

Hünkâr Hacı Bektâş-ı Velî, yetiştirdiği talebelerin yanı sıra asırlar sonrasına pek çok eser de miras bırakmıştır. Makâlât, Kitâbu’l Fevâid, Şathiyye, Fâtiha Sûresi Tefsiri, Şerh-i Besmele, Nasihatler bunların başlıcalarıdır.

Sözleri

Eserlerinde üzerinde en çok durduğu şey ise güzel ahlâktır.            

“İnsanın içinde güzel ahlâk olmalı, kötü huylar insanın içinden çıkmalı!” der Güzel Ahlâkı da; “tevâzudur, sabırdır, şükürdür” diye sayar.

“Her ne ararsan kendinden ara”

“Oturduğun yeri pâk et, kazandığın lokmayı hak et”

“Eline, beline, diline sahip ol”

“İncinsen de incitme”

“İslam bir ağaçtır, tasavvuf yolu onun dalları, ma’rifet yaprakları, hakîkat de meyveleridir.”

“İnsan muhterem bir varlıktır.  Kalbine hürmet etmek, kalp kırmamak, toprak kadar mütevâzı olmak, yetmiş iki millete hor bakmamak gerekir.”

“Azîzim! Allahu Teâlâ’nın buyruklarını gayret edip yerine getirmek ve “sakının” dediklerinden de sakınmak gerek.”

diyen, nice hikmetli söz ile gönülleri fetheden ve hayatının büyük bir kısmını Anadolu insanının yetişmesine vakfeden Hacı Bektâş-ı Velî, Nevşehir’in şimdiki adıyla Hacı Bektaş ilçesinde medfundur.

Allah ondan razı olsun…

­

© İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Kabe
Canlı Yayın
Şuan canlı Yayın
Canlı Yayın
AKRA CANLI
 / 
close icon close icon
AKRA CANLI
Canlı Yayın
Canlı Yayın Add Icon volume up
 / 
Canlı Yayın
fast rewind
fast forward
Playlist
Bu özelliği kullanabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
  
Fikrini Paylaş
TAAHHÜTNAME

Hazırlamış olduğum ve sitenize gönderdiğim/ teslim ettiğim, tamamen orjinal ve bana ait olan, projemin/görüntü veya kaydımın, AKRA MEDİA tarafından kendisine ait kablolu/karasal/uydu, şifreli/şifresiz, free/paralı TV, video, DVD, VCD,VHS ,radyo, kaset, sinema ve sair mevcut yada ortaya çıkacak her türlü İşaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yayınlamasına, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, işleme hakkı ve temsil hakkının kullanılmasına süresiz olarak müsaade ediyorum.

Projemin/görüntü veya kaydımın, bant, CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player, dijital kayıt vb. tüm yollarla kayıt, çoğaltma ve dağıtım haklarını, bilişim veya iletişim ortamında görüntülenmesini, iletilmesini, okunmasını, izlenmesini, dinlenmesini vb. interaktif veya normal CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player vb. şekilde basılarak veya ses kayıtlarının metin haline getirilip kitap olarak piyasaya sunulmasını sağlayacak her türlü materyal üzerine kaydı ile çoğaltılması, kullanılması, işlenmesi, yeniden ve genişletilmiş şekilde sesli, yazılı ya da görüntülü yayın haklarını, bu suretle de çoğaltılarak kullanılması, dağıtılması, pazarlanması vb. fikri, mali ve manevi haklarımın tamamını, programda gerekli görülen değişiklikleri yapma haklarımı bila bedel olacak şekilde, AKRA.MEDİA sitesine ve bu site'nin yetkilisi ve sahiplerine devir ve temlik ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Şehir Seçin
Close