Prof. Dr. Ümit Meriç, gittiği her ülkede öncü namazlar kıldığını belirterek, ikinci Asr-ı Saadetin yaşanacağını ve bunun merkezinin de İstanbul olacağını söyledi.
“Dünya kazan ben kepçe” konulu konuşmasıyla sosyolog Prof. Dr. Ümit Meriç BSF Akademi’nin konuğu oldu. Sözlerine Besmele ile başlayan Ümit Meriç, bunun Allah ile köprü kurma ameliyesi olduğunu, besmelesiz tek bir adım bile atmamak gerektiğini söyledi. BSF Akademi’nin örgün eğitim kafeslerinden içeriye giremeyen birçok insan için önemli bir eğitim kurumu olduğunu belirten Ümit Meriç, kelimelerin oluşması için öncelikle olayların meydana geldiğini ve zamanla bu durumun kelimelerle ifade edildiğini söyledi.
İran’a Hz. Ali ve Hz. Aişe’yi barıştırmak için gittiğini belirten Meriç, eğer bir yere gidilecekse orasının secdelenmesi için gidilmesi gerektiğini söyledi. “Allah’ın topraklarının secdesiz bırakmamak için” yolculuklarını yaptığını ve gittiği her yerde gece kalkarak “bu toprakların da ehli secde olan müminler tarafından secdelenmesi” için dua edilmesi gerektiğini belirtti.
Gittiği her ülkede öncü namazlar kıldığını söyleyen Meriç, ikinci Asr-ı Saadetin yaşanacağını ve bunun merkezinin de İstanbul olacağını belirtti. İsfahan nısfı cihan denilse de İstanbul’un dünyanın tamamı olduğunu ve ikinci Asr-ı Saadet taşının, elmasının okyanusa düşeceği ilk nokta olmasının gerektiğini kaydetti. Farklı inançlara sahip insanların yüzyıllar boyu birlikte yaşadıkları tek yerin İstanbul olmasının da bu durumda önemli bir etken olduğunu da söyleyen Meriç, İkinci Asr-ı Saadete çeyrek bile kalmadığının altını çizdi. Meriç, global dünyanın globalleşmek için büyük fırsatlar sunduğunu da sözlerine ekleyerek İkinci Asr-ı Saadet için herkesin evliyaymış gibi dua etmesi gerektiğine işaret etti.
VAKİT NAMAZLARINDA CAMİLER BOŞ
İran’da Cuma namazlarının tek bir camide kılındığını ve sokaklarda yüz binlerce insanının cuma namazı kıldığını anlatan Meriç, vakit namazlarında camilerde neredeyse hiç cemaatin olmadığının, camilerin bakımsız ve tozlu olduğuna dikkat çekti. . Şu ana kadar gittiği ülkeler arasından sadece Cezair’de vakit namazlarını da kılan cemaat gördüğünü söyleyen Meriç, İran’da cami ziyaretleri sırasında tozlu ve boş bir camide Türkiye ve İran ilişkileri düzelsin diye dua ettiğini de sözlerine ekledi.
ZIR ZIR DELİ DUALAR
Dünyanın en büyük kilisesini dahi kelime-i şehadet çekerek dolaştığını ve Nasreddin Hoca gibi ya tutarsa diyerek dualar ettiğini söyleyen Meriç, dualarının zır deli dualar değil zır zır deli dualar olduğunu söyledi. Allah beni boşuna mı dünyada gezdiriyor diyen Meriç, “Dünyanın Müslümanın has bahçesi olduğunu kabul etmelisiniz” dedi. Dünya bir pislik kazanı ise Müslümanların ise şarab-ı Kevser olduğunu ve Müslümanların kepçelerindeki şarabı her yere dökmesi gerektiğini ve fert olarak herkesin ne mümkünse yapması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasını rüyalara verdiği önemi anlatarak bitiren Ümit Meriç, dua, rüya ve iddia arasında önemli bir bağ olduğunu ve “Rüyaları ne kadar ciddiye alırsanız rüyalar da sizi o kadar ciddiye alır” dedi.
Ümit Meriç kimdir? 16 Aralık 1946’da İstanbul Üsküdar‘da doğdu. Yazar ve düşünür Cemil Meriç’le, Tarih-Coğrafya öğretmeni Fevziye Menteşoğlu Meriç’in kızıdır. Çamlıca Kız Lisesi’ni, İstanbul Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünü bitirerek aynı bölüme asistan oldu. Aynı bölümde Kurumlar Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yaptı. Sosyoloji Profesörü Ümit Meriç, bütün sermayesini beynine harcayan bir babanın, Cemil Meriç'in kızı... Hayatini babasının hayatına monte etmiş cefakar bir çocuk. Cemil Meriç gözlerini kaybettiğinde sekiz yaşında olan
25 MART 2008 SALI






