Ümraniye'de 27 el bombasının ele geçirilmesi üzerine 13 ay önce başlayan Ergenekon terör örgütüyle ilgili soruşturma dün davaya dönüştü. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, savcıların hazırladığı iddianameyi kabul etti.
Cezaevindeki sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme, ilk duruşmanın 20 Ekim tarihinde Silivri'deki adliye binasında yapılmasını kararlaştırdı.
2 bin 455 sayfadan oluşan davanın iddianamesinde 86 sanık var. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İstanbul Üniversitesi'nin eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 'silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs, Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması olaylarını azmettirmek'le suçlanıyor. Örgütün liderleri için 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 500 yıl hapis cezası isteniyor. Danıştay saldırısına özel bölüm ayrılan iddianamede, 2. Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin 'maktul' olarak yer alıyor. Suikast sırasında yaralanan Mustafa Birden, Ayla Gönenç, Ayfer Özdemir ve Ahmet Çobanoğlu da 'mağdurlar' olarak sıralanıyor.
Her sanık kendisine isnat edilen suçtan yargılanacak; ancak örgüt liderleri bütün eylemlerden sorumlu tutulacak. Emekli paşalar Şener Eruygur ve Hurşit Tolon'la birlikte 1 Temmuz'daki son operasyonda gözaltına alınan kişilerle ilgili olarak ise ek iddianame hazırlanacak.
İddianamede, Ergenekon terör örgütünün Danıştay saldırısı ve birçok suikastı planlayarak gerçekleştirdiği vurgulanıyor. Bu eylemler için örgütün sabıkalı veya suça meyilli insanları Kuvvai Milliye derneklerine üye yaptırdığı, ardından da çeşitli rütbeler ve sözde askerî görevler verdiği ifade ediliyor. Örgütün amaçları doğrultusunda basın yayın kuruluşları, mafya ve terör örgütlerini kontrol altına almaya çalıştığına dikkat çekiliyor. Ele geçirilen belgeler, telefon dinlemeleri ve ifadelere atıf yapan savcılar, sivil toplum kuruluşlarının üst düzey yönetimlerinde örgütlenen Ergenekon'un bu kuruluşları amaçları doğrultusunda sevk ve idare ettiğini anlatıyor. Hükümetleri devirip yönetimi ele geçirmeyi amaçlayan örgütün, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde gizlice yapılandığı, devletin birçok birimine de sızmaya yönelik faaliyetlerde bulunduğu dile getiriliyor.
İddianameye göre, Ergenekon terör örgütü, halkı silahlı isyana tahrik ettiği gibi cebir, şiddet kullanmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni cebren ortadan kaldırmaya da teşebbüs etti. Amacına ulaşmak için kontrolü altındaki medya ve sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla ülkede kaos ve iç çatışma ortamı oluşturmaya çalıştı. Gerginlik ortamından faydalanarak yönetimi değiştirmek amacıyla hükümeti yıkmaya çalıştı.
DÜNYA BÜLTENİ - 26 TEMMUZ 2008 CUMARTESİ