Psikoterapist Dila Begüm Ubay, kekemeliğin konuşma sırasında istemsiz şekilde seslerin, hecelerin ya da kelimelerin uzatılması, duraksaması ya da tekrarlanmasıyla oluşan bir konuşma bozukluğu olduğunu söyledi.
Ubay, kekemeliğin utanılacak bir durum olmadığını, uygun destek, terapi ve programlarla kontrol altına alınabileceğini belirtti.
Ailelerin çocuklarındaki kekemeliği belli bir nedenden ötürü çok korkmaları ya da üzülmelerine bağladığına çokça şahit olduklarını belirten Ubay, korkmak ya da üzülmenin kekemeliğin birincil nedenleri arasında olmadığını ifade etti.
Kekemeliğin düzelmeyeceği ya da bir ilaç tedavisiyle düzelebileceğine dair de yanlış inanışların olduğunu vurgulayan Ubay, "Kekemeliğin erken dönemde başvurulmasıyla birlikte uygun terapi teknikleriyle kontrol altına alınmasını ya da büyük oranlarda iyileşebildiğini söylemek mümkün olmaktadır. Yine çok sık karşılaştığımız bir başka yanlış inanış da kekeme olan çocukların okulda başarısız olduğuna yönelik bir inanıştır. Fakat yapılan araştırmalara göre, kekemelik ile zeka düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki yoktur." Ifadelerine yer verdi.
Ubay, "Çocuklara ve gençlere mesajım, kekemelik utanılacak ya da çekinilecek bir durum değildir. Uygun destek, terapi ve programlarla kontrol altına alınabilir. Ailelere öncelikle en başta iletmek istediğim belirtilerin görüldüğü en erken dönemde bir uzmana başvuru yapmaları çok önemli olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.







