Günümüz şehir yaşamının önemli sorunlarından biri olan gürültü kirliliği, yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmıyor, kalp ve damar sağlığı üzerinde de ciddi riskler oluşturuyor. Uzmanlara göre uzun süreli ve yüksek şiddetli gürültüye maruz kalmak, kalp hastalıkları riskini artırıyor.
Prof. Dr. Bülent Demir, gürültü kirliliğinin kalp-damar hastalıkları açısından bağımsız bir risk faktörü olduğunu vurguluyor. Yapılan araştırmalara göre trafik gürültüsünde her 10 desibellik artış, kalp krizi ve inme riskini artırıyor. Özellikle gündüz 53 desibelin, gece ise 45 desibelin üzerindeki gürültü kalp ritmini ve uyku düzenini olumsuz etkiliyor.
Gürültü, vücudu sürekli stres altında tutarak tansiyon yükselmesine, damar sertliğine ve kalp yetmezliğine zemin hazırlıyor. Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarının ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, gürültü kirliliğinin bu tabloyu ağırlaştırabilecek önemli bir çevresel risk olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, gürültünün önlenebilir bir risk faktörü olduğunu ifade ederek, özellikle gece gürültüsünün azaltılmasını, ses yalıtımına önem verilmesini ve mümkün olduğunca sessiz ortamlarda zaman geçirilmesini öneriyor. Gürültüye alışıldığının düşünülmesinin yanıltıcı olduğu, sessizliğin kalp ve damar sağlığı için iyileştirici bir etki sunduğu vurgulanıyor.