Allahu Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'inde, “Bana dua edin, ben size icabet ederim (duanıza karşılık veririm).” (Mümin suresi, 60) diye vaat buyurmuştur. O'nun vaadi haktır. Ayet-i kerimelerde ve hadis-i şeriflerde duanın kabulü için bazı şartlar olduğunu açıklamıştır.
1. Yenilen lokma ve giyilen libasın(elbisenin) helal olması; “Allah yolunda seferler yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam, ellerini semaya kaldırarak, ‘Ya Rabbi’ ‘Ya Rabbi’ diye yalvarıyor. Oysa yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdır. Böyle birisinin duası nasıl kabul olur?” Müslim
2. Duanın laubali, gafil bir şekilde değil, candan yapılması; “Biliniz ki, Allah gafil bir kalpten gelen duayı kabul etmez” Tirmizî
3. İstenen şey için acele ve telaş gösterilmeyip; “bir hikmete mebnidir” deyip “kabul edilmedi” diye suizan’a düşülmemesi; “Rabbime dua ettim de kabul edilmedi, diyerek acele etmediğiniz sürece Allah dualarınızı kabul eder.” Buhârî
4. Her mü'mine farz olan “emr-i mâruf ve nehy-i münker” (iyiliği emretmek, kötülükden sakındırmak) vazifesini ihmal eder durumda olmamak; “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ya iyilikleri emreder ve kötülüklerden nehyedersiniz, ya da Allah kendi katından yakın zamanda üzerinize bir azab gönderir. Sonra Allah’a yalvarıp dua edersiniz ama duanız kabul edilmez.” Tirmizî
5. Duanın başında, sonunda Resulullah sas'e mutlaka salât-u selam getirilmeli; “Biriniz dua ettiği zaman, Allah’a hamd ve övgü ile başlasın, sonra Peygambere salât etsin, sonra dilediği duayı yapsın.” Tirmizî
6. Dua edilen şey bir günahın irtikabı veya sıla-i rahmi kesmek olmamalı; “Kul, günah talep etmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icâbet görmeye devam eder.” Müslim
7. Duaya Allah’a cc hamd ve sena ile başlayıp /bitirmeli; “Ey namaz kılan, acele ettin, namaz kılıp oturduğun vakit Allah’a layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salât ve selâm et, sonra da yapacağın duayı yap.” Tirmizî
8. Duada sebat etmek ve kabul edileceğine tam iman etmeli; “Kabul edileceğine kesin bir şekilde inanarak Allah’a dua edin” Tirmizî
9. Sıkıntılı veya sıkıntısız olsun her anda dua etmeli; “Sıkıntılı ve musibete uğradığı zamanlarda Allah’ın duasını kabul etmesini isteyen kimse, rahat zamanlarında çok dua etsin.” Tirmizî
10. Nefsi, ailesi, evladı ve malı aleyhine dua etmemek; “Nefislerinizin aleyhine dua etmeyin, çocuklarınızın aleyhine de dua etmeyin, hizmetçilerinizin aleyhine de dua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de dua etmeyin. Ola ki, Allah'ın duaları kabul ettiği saate rast gelir de, istediğiniz kabul ediliverir.” Ebu Davud
11. Duada sesi ne çok yüksek ne de çok alçak tutmak; “Rabbini, içinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an, gâfillerden olma.” A’râf 55
12. Duayı üçer defa yapmak; “Dua ettiği zaman üç sefer tekrar eder ve bir şey istediği zaman yine üç sefer tekrar ederdi.” Müslim
13. Dua ederken kıbleye yönelmek; Dua ederken mümkünse kıbleye dönülür Buhârî
14. Dua ederken ellerini kaldırmak; “Hz. Peygamber sas, dua etti ve ellerini kaldırdı. Ben koltuk altlarının beyazlığını gördüm.” Buhârî
15. Duada haddi aşmamak; “Bazı toplumlar duada aşırı gidecekler / sınırı aşacaklardır, siz onlardan olmaktan sakının.” Ebû Davud
16. Önce kendi nefsinden başlamak; sonra başkaları için dua etmek. Nebi sas’den sabit olmuştur ki; O, duaya kendi nefsinden başlardı.” Tirmizi
17. Allah’ın isim ve sıfatları ile dua etmek; “En güzel isimler Allâh’ındır. O hâlde O’na o güzel isimler ile dua edin” A’râf 180
18. Duadan sonra elleri yüzlere sürmek; “Hz. Peygamber sas, duada ellerini semaya kaldırdığı zaman yüzlerine sürmeden indirmezdi.” Tirmizî
19. Duada ısrar etmek; “Şüphesiz ki Allah, ısrarla dua edenleri sever” Beyhakî
20. Duanın sonunda amin demek; “Biriniz ‘âmin’ dediği zaman gökteki bir melek de ‘âmin’ der. İkisinden biri diğerinin ‘âmin’ demesine denk gelirse geçmiş günahları bağışlanır.” Hemmâm b. Münebbih