Hem mânevî (rûhî) hem de maddî (bedensel) olarak namazın faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Bunları bilmek ve onlara ulaşmayı ummak elbette çok güzel ve değerlidir. Ancak asıl olan, ibadetleri sadece Allah’ın emri olduğu için ve O’nun rızasını kazanmak niyetiyle yapmaktır. Bu durum, hikmet boyutunu tamamen göz ardı etmek anlamına gelmediği gibi, hikmeti kavranamayan amellerin terk edilmesine de engel olan temel bir ilkedir.
Bu temel ilkenin yanı sıra, ibadetlerin bizlere sağladığı fayda ve güzelliklerin bilinmesi, kendimizi muhasebe etmemiz açısından da çok önemlidir.
Acaba bizim namazımız bizi bu güzelliklere, yani Kur’an ve sünnette belirtilen sonuçlara ulaştırıyor mu? Kıldığımız namazla aşağıda bir kısmına değinilecek olan bu faydaları elde edebiliyor muyuz?
Bu ve benzeri sorulara vereceğimiz cevaplar, namaz ibadetini emredildiği gibi, Sevgili Peygamberimiz (SAS)’in kıldığı gibi, olması gerektiği şekilde yerine getirip getirmediğimiz konusunda bize yol gösterir. Bu yolu yürüme niyet ve gayretinde olanlar, Allah’ın izni ve lütfuyla hem yolun hem de varılacak yerin güzelliklerine nail olacaktır.
Namazlarını huşû içinde kılan müminler kurtuluşa ereceklerdir. Çünkü namaz kılan mümin, hem kötü davranışlardan uzak durur hem de günahlarından arınır ve Rabbine yakınlık kesbetmeye başlar. Böylece hem kıldığı namazın hem de namaz sayesinde kötülüklerden uzak durmanın sevabını elde eder.
Ayrıca namaz, insanı değiştirir, geliştirir ve dönüştürür. Düzenli kılınan namaz; insanı sabırlı, şükür ehli, cömert ve yardımsever biri hâline getirir. Nitekim Rabbimiz, insanın sabırsız olduğunu, başına bir sıkıntı geldiğinde sızlanıp durduğunu; kendisine bir nimet verildiğinde ise kimseyi ondan faydalandırmadığını bildirmekte, namazlarını devamlı kılanları ise bunun dışında tutmaktadır.
![]()
Günde beş kere Rabbiyle buluşan, O’nunla konuşan bir insanda böyle büyük bir farkın oluşmasına şaşırmamak gerekir. Çünkü onlar namazlarını muhafaza etmekte, gereklerini titizlikle yerine getirmektedir.
Namaz, günde beş kere özel bir davetle âlemlerin Rabbiyle buluşmak anlamına gelir. Bu buluşma, insana kulluk şuuruna dair sınırsız bir farkındalık kazandırırken, kendisini günümüzde kullanılan anlamının çok ötesinde “değerli” hissetmesini de sağlar.
Namaz, sevinince şükretmenin, üzülünce yardım istemenin en güzel yoludur. Çünkü namaz, kulun Allah’a en yakın olduğu makam olan secdeyle taçlanır. Namaz; muhabbetin, hürmetin, bağlılığın, itaatin, tâbi olmanın… hâsılı kul olmanın en güzel ifadesidir.
Bu eşsiz güzelliklerin yanında namazın zaman bilincine katkısını, irade terbiyesindeki rolünü, yalnızlık duygusunu giderdiğini ve hatta beden sağlığına olan faydalarını da zikretmek gerekir. Namaz, bizi bitip tükenmek bilmeyen dünya işlerinden belirli aralıklarla uzaklaştırır; teneffüste dersin yorgunluğunu atıp rahatlayan bir öğrenci gibi ruhumuzu dinlendirir.
Namazını hakkıyla kılanlar kim bilir daha nice güzelliklere erişmektedir… Sevgili Peygamberimiz’in tavsiyelerinden ilhamla böylesine mühim bir hususta bu kimselere bakıp gıpta etmek ve daima daha fazlasına ulaşma niyeti taşımak, en büyük nasiplerdendir.