İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
İmsak03:56 Güneş05:45 Öğle13:16 İkindi17:12 Akşam20:36 Yatsı22:17
Hava - Hava durumuÇok Bulutlu 24°C Nem %100
Türkçe
11 Safer 1448 24 Temmuz 2026 Cuma
11 Safer 1448
İMSAK GÜNEŞ İŞRAK ÖĞLE İKİNDİ AKŞAM YATSI
03:56 05:45 06:30 13:16 17:12 20:36 22:17
Giriş Yap

Mahmud Es’ad Coşan’a (R. Aleyh) Göre Muslih ve Islah Edici Olmak

Özel Haber
Özel Haber
24.07.2026    |
­20. yüzyılın önde gelen ilim, fikir ve gönül önderlerinden Hocamız, Gönül Dostumuz, Mürebbi'miz Mahmud Es’ad Coşan’ı (Rh.A.) doğumlarının 91. Hicri yıldönümünde hürmet ve muhabbetle yâd ediyoruz.

Onun, 91 yıl evvel başlayan ve hitama erdirdiği güne kadar insan hayatının her alanını geçmiş analizi, gelecek planlaması da dahil geniş bir perspektif ile ıslaha adanmış bereketli, hareketli, duraklama bilmeyen yaşam biçimini yeniden hatırlıyoruz.

Son devrin en önemli düşünce ve hareket önderleri arasında yer alan Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan, İslam’ın öncelikli prensipleri arasında bulunan “ıslah” hareketinin hem temsil ettiği akım hem de şahsi nitelikleri bakımından nadir örneklerinden biridir. Zira kavramsal olarak ıslah meselesi üzerinde duranlar bir yana bırakılırsa, bu uğurda yeterli ve gerekli tutum ve değişiklikleri hayata geçirebilenlerin sayısı çok azdır. Mahmud Es’ad Coşan Hocamız, bu alana, hem kavram hem de eylem bazında “iman ve amel” beraberliğiyle verimli ve yönlendirici katkılarda bulunmuştur.


Muslih ne anlama gelmekte?
“Muslih” kelimesi “iyi ve yararlı olma” anlamındaki salâh ve “düzeltmek, daha iyi hale getirmek” ıslah kökünden türemiş bir sözcüktür ve "düzeltici" anlamındadır. Muslih, toplumsal anlamda düzelticiliği ifade eder. Bazen bozguncu toplumlara karşı düzeltici toplumu anlatır, bazen de kendi içindeki yasal düzenlemeleri ifade eder. Bir topluluğun düzelticiliği ve ıslah ediciliği de bu mana içinde ele alınmalıdır. Islah, kırk âyet-i kerimede “kendisini veya insanlar arasındaki ilişkileri düzeltmek; barışmak, barıştırmak” anlamında kullanılmıştır. Muslih de kötülüğe, düzensizliğe ve bozgunculuğa karşı barıştan, dirlik düzenlik ve esenlikten yana bir tutum takınan müttaki insanları ifade etmek üzere çeşitli âyetlerde yer almaktadır. (el-Bakara 2/11-12; el-A‘râf 7/170; Hûd 11/117)

Bütün görüşlerini Kur’an-ı Kerim ve Sünnete uygun ve uyumlu biçimde inşa eden Mahmud Es’ad Coşan, bu kavramı dünya ve ahiret hayatı bağlamında izah eder. İki parçalı da olsa hayat daimidir ve sadece dünya etabında huzuru hedeflemek yeterli değildir.  İnsan ömrünün felahı için çalışma da gereklidir. Mahmud Es’ad Coşan Hocamız, 1996 yazında yaptığı bir sohbette şöyle der:
“Hem kendimiz Rabbimiz’in rızasını kazanmak için iyi, temiz, tam, olgun, salih, kâmil bir kul olmalıyız; hem de gafil, cahil, muhtaç, müstazâf, mazlum, masum diğer insanları kurtarmak şevkiyle çalışan eğitici, öğretici, yönetici, yardım edici, muslih, mürşit, mükemmel ve mükemmil bir has eleman... Hem tüm müslümanların dünyada huzur, sürur, rahat, nusret, emniyet, izzet, saadet ve selameti için koşturacağız; hem kendimizin âhirette fevze, necata, felaha, cennette derecât-ı âliyâta, rıdvânullâh-ı ekbere ermesi için elimizden geldiğince var gücümüzle çalışacağız.”

Mahmud Es’ad Coşan’a göre “muslih, islah edici, sadece kendisi sâlih değil başkalarını da sâlih kimse yapıcı” demektir. Buradaki başkası kavramının içine kişininin kendisi haricindeki herkes girebilir: “Kendi çocuğunu sâlih kimse yapabilen kişi muslihtir. Eşini iyi müslüman yapabilen muslihtir, islahatçıdır. Komşusunu, ortağını, yol arkadaşını islâh edebiliyorsa ıslahçıdır.”

Büyük olayları ifade etmeye daha uygun bir kavram gibi görünen ıslah ve ıslahatcı kelimelerini bireylerin mütevazı girişimleri için kullanması Prof. Dr. M. Es’ad Coşan’ın eyleme, amele dayalı bakışının bir tezahürüdür. Kişiyi ıslahçı yapan, ıslah için atacağı küçük de olsa değerli adımı ve fiilidir, ıslahçı kâl değil hâl adamıdır. Es’ad Coşan Hocamıza göre ilk görevimiz kendimizi ıslah etmek. İkinci vazifemiz de muslih olmaktır. Bu müslümanın insanlığa, topluma karşı görevidir ve şahsen iyi olmakla yetinilemez

Başmakaleler-3 eserindeki bir makalesinde Es’ad Coşan Hocamız bir toplumu oluşturan süreci şöyle anlatır:
“İn­sa­noğ­lu tek ba­şı­na de­ğil, ce­mi­yet ha­lin­de, top­lu, be­ra­ber, bir ara­da ya­şar. Bu top­lu ya­şa­mın ilk hal­ka­sı ve bi­rin­ci ka­de­me­si “ai­le”dir. Er­kek ve ka­dın bir­le­şir, ev­le­nir, sa­mi­mi bir yu­va ku­rar; do­ğan yav­ru­la­rı­na sa­hip çı­kar, sev­giy­le ba­kar, ih­ti­mam­la bü­yü­tür, ha­ya­ta ha­zır­lar, ev­le­nir­ler, nes­li­ni de­vam et­ti­rir. Böy­le­ce ai­le­ler­den ak­ra­ba kü­me­le­ri, aşi­ret­ler, ka­bi­le­ler, ka­vim­ler, mil­let­ler olu­şur. Top­lu­luk­lar, oba­lar, köy­ler, kent­ler, dev­let­ler ku­rar; yar­dım­la­şa­rak, iş bö­lü­mü ya­pa­rak, müş­te­rek ça­lı­şa­rak, be­ra­ber sa­vu­na­rak da­ha dü­zen­li, da­ha ko­lay, da­ha ra­hat, da­ha em­ni­yet­li, da­ha güç­lü, da­ha ra­hat ya­şar­lar. Fıtrata uygun, tabii bir din olan İs­lâm; top­lu­ma, ce­maa­te, bir­lik­te ya­şa­ma­ya, mu­hab­be­te, mer­ha­me­te, ida­rî ada­le­te, hu­ku­kî mü­sa­vâ­ta, ma­lî mu­va­sâ­ta, iç­ti­maî mu­âve­ne­te, te­şeb­büs­te mü­şâ­re­ke­te, hal­ka hiz­me­te, ka­nu­na itaa­te, ni­za­ma ri­aye­te çok bü­yük önem ver­miş­tir.''

Sosyal yapı, bu temel işlevleri yerine getirmek için oluşan öğelerin birlikte uyumlu bir bütün oluşturmasıdır. Birbirlerinden farklı unsurların bir araya gelmesi ile oluşan yapı esasında kendisini oluşturan parçalardan farklı bir bütündür. Toplumun ihyası ve ıslahı bütün bu parçaların ıslahı ve parçalar arasındaki irtibat ve ilişkilerin de ıslahı demektir. Ona göre bu durumda bu unsurların neler olduğunun iyi bilinmesi gerekir.

Toplum, sosyal ilişkiler ağı diyebileceğimiz bir kültü­rel yapıyı ilişkiler, statüler, roller, sosyal değerler kültürel yapıyı; manevi kültür özellikleri de toplumdaki gelenek, görenek, ahlak ve hukuk vb. bütün kuralları ifade eder.


Toplumsal açıdan muslihlik
Hocamıza göre İs­lâm’da in­san ka­dar iç­ti­maî va­zi­fe­ler, âdâb-ı mu­âşe­ret, ce­mi­yet ha­ya­tı, dü­ze­ni, re­fa­hı, sa­la­hı, fe­la­hı da çok mü­him­dir. İs­lâm, “ce­mi­yet”i, top­lu­mu, şef­kat­le, ha­ra­ret­le, dik­kat­le, kuv­vet­le ve şid­det­le ko­rur. Ce­mi­ye­ti mut­lu­lu­ğa gö­tü­ren her şey “se­vap”, hu­zu­ru bo­zan her şey de “gü­nah”tır, ka­ti­yet­le ya­sak­tır.

“Şa­hıs­la­rın ara­sı­nı bo­zan fit­ne, fe­sat, gıy­bet, if­ti­ra, de­di­ko­du, laf ta­şı­ma, su­izan, ya­lan... ya­sak­lan­mış­tır, bü­tün in­san­lar Hz. Âdem’in ev­la­dı­dır; mü’min mü’mi­nin kar­de­şi­dir; müs­lü­ma­nın müs­lü­ma­na üç gün­den faz­la dar­gın dur­ma­sı ha­ram­dır; kom­şu­luk hak­la­rı­na çok dik­kat­le ri­ayet et­mek lâ­zım­dır; ya­pı­lan ku­sur ve ha­ta­la­rı af­fet­mek fa­zi­let­tir, Al­lah için kar­deş ve dost ol­mak çok se­vap­tır; zen­gin­ler fa­kir­le­re sa­da­ka ve ze­kât ver­me­ye mec­bur­dur; sı­la-i ra­hîm yap­mak, ak­ra­ba ve dost­la­rı yok­la­yıp kol­la­mak gö­rev­dir; an­ne ve ba­ba­ya, bü­yük­le­re hür­met, kü­çük­le­re şef­kat ve ri­ayet şart­tır; dost­la­rın bir­bir­le­ri­ni zi­ya­ret et­me­si em­re­dil­miş­tir; hu­dut­lar­da mu­ra­bıt ol­mak, nö­bet tut­mak, müs­lü­man­la­rın em­ni­ye­ti­ni sağ­la­mak fev­ka­la­de se­vap­lı­dır.”

Toplumsal ilişki karşılıklı etkileşimi ifade eder, tek taraflı yahut tek bir kişiyi tanımlamaz, en az iki kişi arasında olması gereklidir. Kitap okurken, televizyon sey­rederken, ders çalışırken bir toplumsal ilişki kurulmuş olmaz. Toplumsal bir ilişkinin oluşması için bir mekânda birbirinden bağımsız iki kişinin olması yeterli değildir. O mekânı paylaşan bireylerin birbirlerinden haberdar olması, davranış, fikir ve tercihlerin somut birer karşılığının olması gerekir. Ancak o zaman bireyleri arasında duyarlılık olani birbirlerinin eksiklik veya fazlalıklarını göreni kıymetleri takdir eden yanlışlıklara karşı durabilen canlı bir toplum yapısı oluşabilir.

Mahmud Es’ad Coşan Hocamız, birey ve toplumun ıslahı hususunda uzman olmanın gerekliliğinden bahseder. Karşılaşılan her kişinin muhatap olunan her toplumun niteliğini anlayacak, derdinin ne olduğunu tesbit edecek kadar ıslah işinde uzman olunmalıdır. Elbette bu durumda toplum insanı olmak esastır, mümkün olduğunca çok insan tanımak, mümkün olduğunca çok toplumu tanımak icab eder.

Müs­lü­manların sü­rat­le kendilerine çe­ki dü­zen ver­mesi gerektğini söyleyen hocamız, ge­le­cek­te yük­le­ne­ce­ği­miz ye­ni mis­yon­lar için iti­na ile ha­zır­lık yapılması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Bu ıslah hareketinde ilk sırayı İs­lâm di­ni ve kül­tü­rü­nü iyi öğ­ren­mek maddesi alıyor, ardından ye­ni ve ya­kın ta­ri­hi iyi bil­mek, li­san öğ­ren­mek, içerde ve dışarda şah­sî dost­luk kur­mak, ku­rul­muş or­ga­ni­zas­yon­lar­da gö­rev al­mak geliyor. Kendilerine göre an­cak bu şe­kil­de za­rar­lı ge­liş­me­le­ri en­gel­ler, fay­da­lı olan­la­ra des­tek ve­re­bi­li­riz.

“Demek ki hepimiz hem sâlih olacağız, hem muslih olacağız. Hem kendimiz iyi insan olacağız, hem de İslâm'ı yaymak için, başkalarını iyi insan yapmak için çalışacağız. Peygamber Efendimiz böyle yaptı. Peygamber Efendimiz İslâm'ı Arabistan'da yaymakla yetinmedi, Bizans kralı Heraklius'a mektup yazdı. Habeşistan kralını müslüman etti. Sâsânî hükümdarına elçi gönderdi.'' 

Mahmud Es’ad Coşan Hocamız insanı içinde bulunduğu toplum ile birlikte değerlendirir. Bu toplum sadece insanlardan oluan bir çevre değildir. Ona göre mekanı bitkiler ve hayvanlar, hatta solunan hava bile kişiyi inşa eden, yaşatan, ona anlam katan toplumsal öğelerdir.

Hem etken hem de etkileyen konumları ile mekân ve insan ilişkisi, dönüştüren ve değiştiren bir dinamiğe sahiptir. İnsanlar mekânları inşa eder gibi görünse de zaman içinde ve yavaşça mekânlar da insanları dönüştürürler.


Gündelik hayata yansıyan muslihlik
İnsanların ruh ve gönül dünyalarını yansıtan mekânların içinde yaşayanlarla irtibatına, kültürümüzde bir darb-ı mesel olan "Şeref-ül mekân bil mekîn" (Mekânın şerefi oturanlar iledir) sözü ile dikkat çekilmiştir. O halde mekânların temizliği de içinde barınan insanların temizliği ile mümkündür ki bahsi geçen temizlik ahlâkidir. Ahlâk kirliliği, ahlâki bozukluk, fesat veya dejenerasyon mekan kirliliğine yol açan en mühim saiktir. Zira ahlaki kirlilik içsel bir mesele gibi görünse de bozukluğu ve biçimsizliği, aynı nitelikleri haiz mimari anlayışı ve çevre tahribatı ile kendini gösterecektir.

Bu ciddi çevre sorununun kaynağından çözümlenmesinin çaresi tasavvuftur.

“Ahlâkta bir bozulma, ahlâkta bir fesat. Dejenerasyon deniliyor. Ahlâk da bozulmuş, huylar bozulmuş; insanların kalpleri, kafaları bozulmuş. Bunların da üzerine gidilmesi lazım. Bunun da yolu tasavvuf.
Kafalarının dış şeklinin, içeriden eğilmiş olan taraflarının düzeltilmesi, yeniden astar boyası üst boyası atılması; kafalarının yeniden boyanması, cilalanması lazım. Kafalar da yamulmuş. O da bir çevre bozukluğu. Bunların hepsini beraber düşünüyoruz. Onun için tasavvufî bir grup olduğumuz halde çevreciyiz.”

Onun çevre-insan ilişkisi bağlamında ifade ettikleri yine insanı ferdi ve içtimai seviyede ıslah ve ihyaya yöneliktir. Hem insanları hem hayvanları hem bitkileri kapsar. Aralarında bir sulh iklimi hasıl eder ve onları birbirlerine dost kılar.

“Şa­şır­mış, İs­lâm’dan uzak­laş­mış, as­lı­nı, har­sı­nı, ör­fü­nü, âde­ti­ni unut­muş za­val­lı in­san­la­rı gü­zel ta­bi­at­la, te­miz ha­vay­la, züm­rüt de­kor­lar­la, en­gin ça­yır­lar, ulu dağ­lar­la ye­ni­den ta­nış­tı­ra­ca­ğız, genç­le­ri si­ga­ra­dan, uyuş­tu­ru­cu­dan, nef­si­ne, zev­ki­ne esir ol­mak­tan, şey­ta­na uy­mak­tan kur­ta­ra­ca­ğız.“

Tarif ettiği muslihler zümresinden olmayı, dünya ve ahiret hayatının ıslahı için adımlarını sadakat ve vefa ile takip edebilmeyi niyaz ederiz.

Ruhu şâd olsun…

 

 

 

© İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Kabe
Canlı Yayın
Şuan Canlı Yayın
Canlı Yayın
AKRA CANLI
 / 
Canlı Yayın close icon
AKRA CANLI
Canlı Yayın
Canlı Yayın Add Icon volume up
 / 
Canlı Yayın
fast rewind
fast forward
Playlist
Bu özelliği kullanabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
  
Fikrini Paylaş
TAAHHÜTNAME

Hazırlamış olduğum ve sitenize gönderdiğim/ teslim ettiğim, tamamen orjinal ve bana ait olan, projemin/görüntü veya kaydımın, AKRA MEDİA tarafından kendisine ait kablolu/karasal/uydu, şifreli/şifresiz, free/paralı TV, video, DVD, VCD,VHS ,radyo, kaset, sinema ve sair mevcut yada ortaya çıkacak her türlü İşaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yayınlamasına, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, işleme hakkı ve temsil hakkının kullanılmasına süresiz olarak müsaade ediyorum.

Projemin/görüntü veya kaydımın, bant, CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player, dijital kayıt vb. tüm yollarla kayıt, çoğaltma ve dağıtım haklarını, bilişim veya iletişim ortamında görüntülenmesini, iletilmesini, okunmasını, izlenmesini, dinlenmesini vb. interaktif veya normal CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player vb. şekilde basılarak veya ses kayıtlarının metin haline getirilip kitap olarak piyasaya sunulmasını sağlayacak her türlü materyal üzerine kaydı ile çoğaltılması, kullanılması, işlenmesi, yeniden ve genişletilmiş şekilde sesli, yazılı ya da görüntülü yayın haklarını, bu suretle de çoğaltılarak kullanılması, dağıtılması, pazarlanması vb. fikri, mali ve manevi haklarımın tamamını, programda gerekli görülen değişiklikleri yapma haklarımı bila bedel olacak şekilde, AKRA.MEDİA sitesine ve bu site'nin yetkilisi ve sahiplerine devir ve temlik ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Şehir Seçin
Close