Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında, evlilik öncesi ve sonrasına yönelik yeni bir eğitim programı hazırlanıyor. Programda doğru eş seçimi, iletişim ve aile içi sorunların çözümüne yönelik başlıklar ele alınacak.
Türkiye’nin azalan doğurganlık hızına ve demografik değişimlere karşı ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Bu kapsamda, evlilik öncesinden evliliğin ilk yıllarına kadar uzanan süreci kapsayan yeni bir eğitim programı oluşturulması planlanıyor.
Programda “kendini tanıma”, “benzerlikler ve farklılıklar”, “iletişim ve güven” ile “sorun çözme becerisi” gibi başlıkların yanı sıra empati, aktif dinleme, öfke kontrolü ve sağlıklı iletişim tekniklerine yer verilmesi hedefleniyor.
Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak ise doğru eş seçiminin yalnızca sevgi ve aşkla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kişinin karşısındaki insanın öfkelendiğinde, eleştirildiğinde veya istediği olmadığında nasıl davrandığına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Akyunak, TÜİK’in 2016 Aile Yapısı Araştırması’na göre ilk evliliklerin yüzde 47,8’inin görücü usulü ve kişilerin kendi rızasıyla, yüzde 12,1’inin ise kişinin görüşü sorulmadan aile kararıyla gerçekleştiğini belirtti.
Eş seçiminde temel ölçütün kişinin evliliğe özgür iradesiyle karar vermesi ve karşısındaki kişiyi yeterince tanıması olduğunu vurgulayan Akyunak, ailelerin tanıştırdığı bir kişiyle evlenmenin tek başına yanlış bir seçim anlamına gelmediğini ifade etti.
Uzman, eş seçiminde karakter ve dürüstlük, güvenilirlik, duygusal olgunluk, sorumluluk alma, öfke ve çatışma yönetimi, iletişim becerileri, değerler, aile sınırları, ekonomik tutum ile çocuk ve gelecek beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Akyunak, evliliğin yalnızca aşk duygusundan ibaret olmadığını, para, aile, çocuk, kariyer, ev işleri, hastalık, krizler ve yaşlanma gibi hayatın farklı süreçlerinin birlikte yönetilmesini gerektirdiğini vurguladı.