Babacan, Ankara'yı ziyaret eden Portekiz Dışişleri Bakanı Luis Amado ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında gazetecilerin Kerkük'teki kriz ile ilgili sorularını yanıtladı.
Babacan, Türkiye'nin Kerkük'teki krizin durdurulması için bir adım atıp atmayacağı yönündeki soruya karşılık, Türkiye olarak Kerkük'teki gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini söyledi.
Babacan, "Kerkük adeta Irak'ın küçük bir modeli, küçük bir örneği gibi. Farklı gruplar orada temsil ediliyor ve Kerkük ile ilgili yaşanabilecek sorunların Kerkük'ün dışındaki bölgelere de sirayet etmesi riski her zaman var. Onun için Kerkük'ün istikrarını biz Irak'ın istikrarıyla direkt alakalı olduğu için önemsiyoruz" dedi.
Babacan, bölgelerinde güçlü, istikrarlı, müreffeh bir Irak görmek, bunun için de Kerkük ile ilgili sorunların uzlaşıyla çözümünü istediklerini belirtti.
Babacan, Kerkük'te tek taraflı alınacak kararlar ve tek taraflı atılacak adımların daha çok zorluk ve sıkıntı getireceğini belirtti.
Türkiye'nin Irak'taki tüm gruplarla rahat görüşen bir ülke olma şansı ve ayrıcalığına sahip olduğuna işaret eden Babacan, görüşmekte oldukları tüm gruplara, "Bir araya gelin, diyalog kurun, sorunlarınızı diyalog ve uzlaşıyla çözün" tavsiyesinde bulunduklarını anlattı.
"Bizim Kerkük için görmek istediğimiz tablo, tüm grupların üzerinde uzlaşıya vardıkları bir anlaşma" diyen Babacan, bu konuda geçen günlerde BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un talebi üzerine, kendisiyle uzun bir telefon görüşmesi yaptıklarını bildirdi.
Babacan, BM'nin Kerkük ve bazı başka birkaç şehirle daha yakından ilgilendiğini belirterek, "Biz de onları bu konuda cesaretlendiriyoruz. Irak'ta daha çok BM görmek istiyoruz. Kendilerinin yaptığı çalışmalar var. Bu çalışmaları desteklediğimizi ben kendisine ifade ettim" dedi.






