Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze törenine emekli Org. Yaşar Büyükanıt da katıldı.
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.Kadıköy Süreyya Operası'nda düzenlenen törenin ardından Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Türk bayrağına sarılı naaşı, Söğütlüçeşme Camisi'ne getirildi.
Camide öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Dağlarca'nın naaşı, bir süre eller üzerinde taşınarak cenaze arabasına konuldu. Dağlarca'nın cenazesi, camiden alkışlarla uğurlandı. Dağlarca'nın cenazesi daha sonra Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Cenaze törenine, aile fertlerinin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Kadıköy Kaymakamı Hasan Karahan, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Üsküdar Belediye Başkanı Mehmet Çakır, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necla Pur, yazar Yaşar Kemal, Yalçın Küçük, Erol Evgin, şairin son 8 yılda bakımını üstlenen Ömür Tokgöz ile vatandaşlar katıldı.
Cenazeye, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türk Silahlı Kuvvetleri, İstanbul Valisi Muammer Güler ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın çelenk gönderdiği görüldü.
DAĞLARCA İÇİN KADIKÖY SÜREYYA OPERASI'NDA TÖREN DÜZENLENDİ
İstanbul'da vefat eden Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca için Kadıköy Süreyya Operası'nda tören düzenlendi. Saygı duruşuyla başlayan törende, Dağlarca'nın Türk bayrağına sarılı tabutu, sahneye konuldu.
Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Dağlarca'nın vefatını, Almanya'nın Frankfurt kentinde düzenlenen ve Türkiye'nin onur konuğu olduğu ''60. Frankfurt Kitap Fuarı''nda bulunduğu sırada öğrendiğini söyledi.
Çok üzüldüklerini ifade eden Günay, Türkiye'nin, Türkçe ile Avrupa'nın ortasına çıkarma yaptığını belirterek, ''Ses Bayrağımız'' olarak nitelendirdiği Dağlarca o ortamı görebilseydi mutlu olacağını dile getirdi. Günay, Dağlarca'nın 60'ın üzerinde kitap bıraktığını, kendisini son gördüğünde neşe, zeka ve hayata bağlılığı nedeniyle 100 yılı aşkın süre yaşayabileceğini düşündüğünü ifade ederek, o göüşmeden 6 ay gibi kısa bir süre sonra vefat etmesini, Dağlarca'nın ''İnsan nasıl ölebilir yaşamak bu kadar güzelken'' dizeleriyle anlattı. Dağlarca'nın şiirlerinden dizelerinden örnekler aktaran Günay, ''Anadolu'nun ortasında çok büyük dağlar var. Dağlar ölmez, bu dağlara karlar yağar. Mevsimler geçer, nesiller geçer. Yepyeni nesiller. Şairin 'Türk Dili'ne sahip çıkın' sözünü tutan yepyeni çiçekler açar. Dağlarca'nın açtığı yolda yeni şairler, genç şairler Türk Dili'ne sahip çıktıkça, Türkçe de konuştukça, Türkçe de yazdıkça, Dağlarca aramızda ve başımızda dağ gibi hep böyle kalır. Ruhu şad olsun'' dedi.
HABER 7 - 21 EKİM 2008 SALI