Kadın ve Aile Dergisi, Mayıs 1985
Peygamber Efendimiz (sav)'in zevce-i mükerremesi ve müminlerin annesi olan Hz. Aişe (r.anha)'dan, şöyle buyurduğu naklediliyor:
Bu rivayette, Peygamber efendimizin evlatlara verdiği müstesna değer ve gösterdiği fevkalade itibar, -bir nezaket abidesi, bir zarafet şahikası ve şa'şaalı bir âdâb-ı muaşeret örneği olarak- bütün nuraniyet ve ihtişamıyle gözlerimizin önüne seriliyor. Şu emsalsiz sevgi, saygı ve şefkat sahnesi karşısında duygulanmamak, heyecanlanmamak elde değil!
Düşünülsün ki; Yüceler yücesi bir Hak elçisi, Allah'ın en sevgili kulu, insanların başı tacı, bir lider hükümdarların bile sadık bendesi olduğu bir server, evvelin ve ahiretinin efendisi, ins-ü cinnin peygamberi bir ulu zat, hiç de mecbur olmadığı halde; aslında ne yönden bakılsa kendisine hürmet etmeğe mecbur bir küçüğü için tevazuyla ayağa kalkıyor, muhabbetle el tutarak gönül alıyor, alın öpüyor ve ikram olsun diye de, kendi oturduğu yere onu oturtuyor..
Ve en önemlisi bu asil davranış, kız çocuklarından utanç duyan; çocuk sevmeyi, öpüp okşamayı yadırgayan, hatta zavallı masum kızları diri diri toprağa gömmekten titremeyen, gaddar, kaba ve katı insanların yaşadığı medeniyetten uzak bir muhitte cereyan ediyor.
İşte İslam'ın başarısının büyüklüğü, işte Resulullah (sav)'ın yüce şahsiyeti ve asaleti!
Salat ü selam sana ey insanların en şereflisi, en edeblisi, en kibarı ve en zarifi! Çağlar boyu hor görülen, ezilen kadın cinsine paye veren, himaye eden sen'sin; onlara iyi davranmayı erkeklere sen öğütledin, modern çağlardan çok çok evvel, onların hukukunu milletlere sen öğrettin..
_______________ 1 (Bk. Sünen-i Ebu Davud, 155. Bab'daki 5217 nci hadis-i şerif)





