Babacan, Türk-İtalya Forumu'nun yapıldığı Cipolla Sarayı'nda düzenlenen
basın toplantısında kendisine yöneltilen bir soru üzerine, İlerleme Raporu'nun nihai şeklini henüz okumadığını belirterek, "İlerleme Raporu'nu detaylı biçimde inceleyeceğiz. Ancak taslaklardan hareketle raporu dengeli buluyoruz. Tabii katılmadığımız unsurlar da var" dedi.
Babacan, ABD'de Barack Obama'nın zaferiyle sonuçlanan başkanlık seçimleriyle ilgili olarak ise, "ABD ve dünya için bugün önemli bir tarih. Bu seçimler önemli bir seçimdi. Temennimiz, ABD'nin bu seçimlerin ardından, dünyada barış, istikrar ve güvenliğe çok daha yoğun katkılar sağlamasıdır" diye konuştu.
İtalyan mevkidaşı raporun kopyasını verdi
Babacan'ın AB Komisyonu'nun hazırladığı İlerleme Raporu'nu okumadığını belirttiği sırada, yanında oturan İtalyan mevkidaşı Frattini'nin kendisine raporun bir fotokopisini sunması dikkat çekti.
Babacan da tebessüm ederek teslim aldığı rapora bakarak, "Evet rapor, dostum Frattini'ye saat 13.38'de fakslanmış" demesinin ardından, "Her yıl olduğu gibi raporu detaylı biçimde inceleyip AB'ye sunulmak üzere bir cevap hazırlayacağız. Cevabı da önümüzdeki haftalarda AB'ye göndereceğiz" dedi.
Ali Babacan, "Böyle bir ortamda böyle bir ton ve üslup kullanılmasını da önemsiyoruz. Ancak raporda haksız gördüğümüz eleştiriler de var. Detaylı görüşlerimizi, ayrıca açıklayacağız" dedi.
"Anaysal düzenlemeler gerek"
AA'nın sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Babacan, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği hedeflediği süreçte atılması gereken yeni adımlarla ilgili olarak, "Türkiye'de reformları sadece yasaları değiştirerek yapamayız. Mutlaka anayasal değişikler de lazım" dedi.
Babacan, "Anayasa Mahkemesi'nin son dönemlerde aldığı bazı kararlarla TBMM'nin yasama yetkisini kullanmasının iyice güçleştiğine" değinen soru üzerine, "Türkiye'deki güçler dağılımında yasama, yargı ve yürütme arasında sistemik hatalar var. Kuşkusuz bunlar zaman içerisinde ele alınacak. Bunlara er geç çözüm üretilecek" diye konuştu.
Bakan Babacan, "yeni anayasa hazırlığının tümüyle bir kenara bırakılıp bırakılmadığına" ilişkin soru üzerine ise şunları söyledi:
"Yeni bir anayasa tabiri yerine, kapsamlı bir anayasa değişikliği demenin daha uygun olduğunu düşünüyorum. Bizim internette de yayımladığımız ulusal programımızda bu konular zaten var. O programdaki yargı reformu stratejisinin detayına bakarsanız, pek çok anayasal düzenleme zaten öngörülüyor.
Ancak Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararlar ve konuya bakışı, bizi sizin dediğiniz türden bir tabloyla karşı karşıya bırakıyor. Bu tabloya göre TBMM'nin anayasayı hiçbir zaman tam olarak ele alma, tam olarak değiştirme gücü yokmuş gibi görünüyor. Zira, Anayasa Mahkemesi yapılan anayasa değişikliklerini dahi iptal edebiliyor. Bunları kısmen ya da tamamen yok sayabiliyor. Zaten AB de bu açıdan bir sistem hatası olduğuna işaret ediyor."
Babacan, son cumhurbaşkanı seçimi süreci, parti kapatma davası gibi konuların da Türkiye'de yasama, yargı ve yürütme arasındaki güçler dağılımındaki sistemik hataları dışa vurduğuna değinerek, "Ben, Türkiye'de olup bitenlere dışardan bir gözle bakmanın da önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün açıklanan İlerleme Raporu'nun niteliği de budur. Müzakere sürecini de İlerleme Raporu'nu da ülkemizi daha yüksek standartlara kavuşturmak için kullanmakta yarar var. Durmak yok, hep beraber yola devam" diye konuştu.







