Çocukları derinden etkiliyor!
VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uzman Psikolog Aslı Akkan, çizgi filmlerin çocuklar üzerinde meydana getirdiği etkiler hakkında bilgi verdi. Çizgi filmlerin, çocukları eğlendirirken hayal dünyalarını da genişlettiğini hatırlatan Akkan, "Onların dünyalarında "rahatlatma" rolü kadar "öğretme" rolünü de üstlenmektedirler. Ancak tüm bu olumlu etkiler belli hususlar göze alınmadığı taktirde olumsuza çevrilebilir ve çocuğu istenilmeyen şekilde etkileyebilir. Uzman Psikolog Akkan, araştırmaların şiddet içerikli çizgi film izleyen çocukların diğer yaşıtlarına göre daha fazla kavga ettiklerini, daha gergin ve agresif olduklarını ortaya koyduğunu vurgulayarak, "Yine bu çocukların ebeveyn, ve büyükleriyle ilişkilerinde daha gergin, sabırsız ve asi oldukları ortaya çıkmıştır. Şiddet içeren çizgi filmlerin bu programları izleyen çocuklar üstünde 3 ana etkisi olduğu saptanmıştır. Bunlar: 1) bu çocukların "diğerlerinin" acı ve üzüntülerine daha az hassas olması, 2) bu çocukların gerçek hayatta çevrelerindeki şiddet unsurlarından gerektiği kadar hatta hiç rahatsız olmamaları, ve 3) bu çocukların çevrelerine karşı agresif ve şiddet dolu davranışlarda bulunmada diğerlerine göre daha yatkın olduklarıdır" dedi.
Anne ve babalara büyük iş düşüyor
Uzman Psikolog Aslı Akkan, çizgi filmlerin çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için ebeveynlere çok iş düştüğünü hatırlatarak, "Çocuklarının izledikleri televizyon ve çizgi film saatlerini kontrol altında tutup belli bir program dahilinde yapabilirler. Çocuklarının izledikleri çizgi filmleri belli aralıklarla onlarla izleyebilir ve içerikleri hakkında birkaç cümlelik de olsa yorumlar yapıp tartışabilirler. Çok şiddet ve öfke içeren çizgi filmlerin izlenmesini engelleyebilirler. Farklı hobi ve uğraşlara yönlendirmeli ve televizyonu (ya da çizgi filmleri) çocuklarının hayatlarının odak noktası olmasını engelleyebilirler" şeklinde konuştu.
Hayal ürünüyle gerçeği karıştırıyorlar...
Uzman Psikolog Aslı Akkan, “Yapılan araştırmalar eğer dikkat edilmez ve engel olunmaya çalışılmaz ise izlenen çizgi film karakterlerinin her geçen gün çocuğun dünyasına yerleşmeye başlayacaklarına ve çocuğu gerçeklikten koparıp ciddi adaptasyon sorunu yaşatacağına işaret etmektedir. Öyle ki çok çizgi film izleyen ve o karakterlerle özdeşleşen çocukların sosyal ilişki kurmada zorlandıkları ve yalnız olmayı seçtikleri görülmüştür. Özellikle 12 yaş öncesinde ve muhakeme yetisi henüz gelişmemiş çocuklar gerçekle "hayal ürünü" arasındaki belirlemeyi yapmakta zorlanıp (hatta yapamayıp) ciddi güvenlik sorunları yaşayabilirler. Çizgi filmlerin içeriğinde olan uçma, kaçma davranışlarının gerçek hayatta da olabileceğini varsayıp bunları deneyebilir ve sağlıklarını riske atabilirler" açıklamasında bulundu.
Dikkat eksikliği öne çıkıyor
Çizgi filmlerin çocuklarda bilişsel fonksiyonları körelttiğini anlatan Akkan, "2004 yılında yapılan bir araştırma günde ortalama 3-4 saat televizyon ve dolayısıyla çizgi film izleyen çocukların dikkat eksikliği ve hiperaktivite rahatsızlığı geliştirme olasılıklarının diğerlerine göre yüzde 30 ile yüzde 40 daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Bazı çalışmalar ise fazla izlenen televizyon ve özellikle çok aksiyon dolu çizgi filmlerin çocuklarda epileptik nöbetlere yol açabileceğini iddia etseler de bu kanıtlanmış bir olgu değildir” diye konuştu. MİLLİ GAZETE - 18 KASIM 2008 SALI






