İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Kaybolan atom bombaları

Kaybolan atom bombaları
Türkiye
|

Geçtiğimiz haftalarda Sovyet tehdidine karşı devriye uçuşları yapan ve dört atom bombası taşıyan Amerikan B-52 bombardıman uçağının 1968'de Danimarka'nın egemenliğindeki Greenland adası açığında düştüğü ve kaza sonrasında atom bombalarından birinin bulunamadığı geçen kırk yıl zarfında da söz konusu atom bombasının hâlâ kayıp durumda olduğu açıklandı.

Geçtiğimiz haftalarda Sovyet tehdidine karşı devriye uçuşları yapan ve dört atom bombası taşıyan Amerikan B-52 bombardıman uçağının 1968'de Danimarka'nın egemenliğindeki Greenland adası açığında düştüğü ve kaza sonrasında atom bombalarından birinin bulunamadığı geçen kırk yıl zarfında da söz konusu atom bombasının hâlâ kayıp durumda olduğu açıklandı.


Geçen yıl da Sovyetler Birliği’nden 400, ABD’den de 4 atom bombasının çalındığı iddia edilmişti. Şu süper devletler de pek sakar, pek dikkatsiz oluyorlar değil mi?10 bin 640 adet nükleer silahı bulunan bir ülke ABD. En azından bilineni o kadar. "Sakarlık" konusunda böyle sabıkaları olan bir ülkenin elinde "nükleer silahların" bulunması eminin tedirgin edicidir. Ancak bu riskin sorgulanması gerektiğini teklif dahi edebilecek durumda değiliz. Söz sabıkadan açılmışken ABD aynı zamanda Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı bombalarla, savaşta bu silahları kullanan tek ülke sıfatını da koruyor. 1945 ila 1992 yılları arasında ABD 1030 nükleer silah testi yaparak "nükleer serpintilere" sebep olan bir ülke olduğunu da unutmayalım.
ABD'nin işgal altındaki Irak topraklarında nükleer silahlar kullanmaya başladığı da konuşulmaya başlanan konular arasında. Dakikada 4,000 mermi atabilen ve etrafa nükleer radyasyon da yayan silahlardan bahsediliyor.
Nükleer silahlar arasında satılmayan ama bir de "seyreltilmiş uranyum" içeren silahlar da var.
Muhammed Hayr Elcemali Suriye gazetesi Thavra’ya yaptığı değerlendirmede "Amerikan yönetimi bir yandan uluslararası barışın korunmasını, dünya silahlanma yarışının engellenmesini ve katı denetimlere uyulmasını bir zorunluluk olarak dayatıyor, bir yandan da sahip olduğu nükleer silahları birçok dünya ülkesine konuşlandırıyor. Amerikan siyasetindeki çelişki bununla sınırlı değil. ABD işi barışçıl amaçlarla nükleer projeye sahip olmaya çalışan veya klasik silahlarla ulusal güvenliğini sağlamaya yönelen her devleti karşısına almaya kadar vardırmış durumda. Dahası İsrail'in yalnızca bölgeyi değil bütün bir dünyayı tehdit eden nükleer tersanesi karşısında sessiz kalıyor ya da duruma kılıf uyduruyor. İsrail'in nükleer silahsızlanmanın önünde apaçık bir engel oluşturan nükleer cephaneliğini görmezden geliyor. Bu engeli ortadan kaldırmak için hiçbir şey yapmıyor. Peki niçin dersiniz? Çünkü İsrail, ABD'nin her konudaki politikalarını aynen taklit eden bir müttefiki ve nihayetinde bu durum, ABD'nin İsrail ile birlikte uyum içinde kurmaya çalıştığı evrensel hegemonya politikasına hizmet ediyor" diyor.
ABD’nin çelişkileri elbette "nükleer silahlarla" sınırlı değil. Ancak çağın en tehlikeli silahları arasında sayılan böylesi bir tehdidi elinde bulunduran bir gücün arada bir nükleer silah kaybediyor olması da insanı ister istemez tedirgin ediyor. Üstelik bir fetret döneminin de eşiğinde olabiliriz. Nasıl bir fetret dönemi bu? ABD yüz yılının son demleri olduğuna dair görüşler çok da yeni değil esasen. Mevcut ünvanını "İngiltere"den devralan ABD sonrası dünyada bu üç harfli devletin haritadan pat diye silinmeyeceği tıpkı bir zamanların süper gücü olan İngiltere ve SSCB "güçlü birer devlet" olarak haritada yer kaplayacağını da kolayca söyleyebiliriz. Her halükârda "süper güçleri" olmayan bir dönemim de "barış" dolu olacağını kimse iddia edemez.
Tam tersine güçlü devlet konumuna yükselen süper güç adayları, yeni güçlü devlet adayları ve eskiden süper güç iken güçlü devlet konumuna düşen devletler çıkarlarını savunmak için savaşa daha kolay başvurabilirler. Yani her fetret gibi bu da kaotik geçecektir. Bu kaotik havada ABD’nin nükleer silahlarına daha çok başvurma ihtimali artar. Üstelik kırk yıl önce atom bombasına sahip çıkmayan bir ABD, bundan sonra ne yapacağı konusunda da pek ümit vermiyor.
Irak’ta kullanılan bu silahlar kanser oranlarını akıl almaz miktarda artırdı. Bu olayı da sabıkaya eklememiz gerekiyor elbette. Kaybolan bir atom bombası bizi nerelere kadar götürdü değil mi? Nükleer silahların ne dozda olursa olsun kullanılması yasak sayılıyor.
Ne demiş Ziya Paşa? "Milyonla çalan mesned-i izzete serefraz. / Birkaç kuruşu mürtekibin cay-i kürektir."

Suavi Kemal
MİLLİGAZETE 17 KASIM 2008 PAZARTESİ
AKRA