1. 1-Güzel ahlak sahibi kimse o güzel ahlâkı sayesinde, çok oruç tutan ve çok namaz kılan bahtiyar kimselerin eriştiği derecelere nâil olur.
2. 2-Güzel ahlak sahibi muhakkak insanların en hayırlısıdır.
3. Mü'minlerin iman cihetinden en kâmili, olgunu, ahlâkan en güzel ve ehline yâni efrad-ı ailesine karşı en şefkatli ve merhametli olanıdır
4. 3-İhlâs, Allah-u Teàlâ Hazretleri'nin haram kıldığı bütün günahlardan uzak durmakla olur.
5. Mü'minlerin iman cihetinden ekmeli, en kâmili ve olgunu, ahlâkan en güzel olanıdır.
6. Siz, kendinizi insanlara mallarınızla beğendirip sevdiremezsiniz. Belki onlara karşı tatlı dil, güler yüzle ve güzel ahlâkınızla daha çok ve daha iyi ülfet ve ünsiyet edersiniz. Zira bir Müslümana, ahlâk-ı haseneden daha efdal bir şey verilmemiştir.
7. İnsanlar, başkaları tarafından görülmesini istemediği şeyi yalnız kalınca da yapmamalıdır.
8. Hilm; vakar ve sekinet sahibi olmak ve yavaşlıkla beraber, ukûbet etmek istedikçe acele etmemek, teenni ile hareket etmektir.
9. Hilm, ahlâk-ı hamidelerin en iyisidir ve hilm, gayzını, kinini yenmekten efdaldır. Zîrâ, gayzın yenilmesi tekellüfle, zorlanarak hâsıl olur. Hilim ise hiç zorlanmaya ve tekellüfe lüzum kalmadan tabii haliyle meydana gelendir.
10. Hilm vasfını, ancak çalışmak, zorlanmak ve hilm sahiplerine hizmet etmekle elde etmek mümkündür. Zîrâ ilim, nasıl ki birçok seneler erbâbına hizmet etmekle kazanılırsa; hilm de böylece erbabına hizmet ederek elde edilir.
11. Müslim kişi hilmi sayesinde sàim ve kàim olanların derecesine ulaştırılır. Müslüman kardeşlerine karşı olan haklarını, onlara bağışlayan kimseler de hiç şüphesiz mağfiret-i ilâhiyyeye mazhar olurlar.
12. Sizlerin en kuvvetliniz, en hilimle, yumuşaklıkla, afv ile muamele edeninizdir. Gücü, kuvveti yettiği halde yine afv ile muamele eden de hilm sahibidir.
13. Sakın bir kimseden yüzsuyu dökerek bir şey isteme! Kinini, gayzını, gazabını yen ki, senin de gizli, mahcub olacağın esrarların, kabahatlerin meydana çıkmasın... Ve yine kendi kadr ü kıymetini bil ki, hayatın ve yaşayışın sana fayda versin.
14. Üç şey, üç huy, üç haslet kimde bulunursa o kimsenin Allah'a imanı kemâl derecesindedir:
Birincisi: Razı olduğu zaman, rızası onu bâtıla götürmüyor.
İkincisi: Kızdığı zaman, gazabı onu Hak'tan çıkarmıyor.
Üçüncüsü: Gücü yettiği vakitte bile, kendisinin hakkı olmayan bir şeyi almıyorsa, o en bahtiyar kimse demektir.
15. Her kimde şu üç şeyden birisi bulunmazsa onun amellerini bir şeyden saymayınız ve kıymet vermeyiniz:
a. Birincisi: Kendisinde Allah-u Azze ve Celle Hazretleri'ne karşı meàsî (isyan) işlemesine mânî olan bir takvâ yoksa.
b. İkincisi: Akılsız ve sefih kişilerden kendisini men edecek bir hilmi yoksa.
c. Üçüncüsü: Halk ile güzelce geçinebilecek iyi bir ahlâka sahip değilse.
16. İlmi öğreniniz ve ilimle beraber sekîne, vakar ve hilmi de teallüm ediniz.
17. Hilmin ilk mükâfatı cahillere karşı bütün insanların, hilm sahibinin yardımcısı olmasıdır.
18. Bir kişi rey sahibi olamaz, tâ hilmi cehline gàlip olmadıkça.. Sabrı da şehvetine gàlip olmadıkça!!
19. Şu beş haslet kimde olursa bütün güzel huyları kendisinde toplamış olur:
Bunlardan birincisi hilm...
İkincisi, kimseye eziyet etmemek...
Üçüncüsü, kişiyi Allah'tan uzak eden kötü hareketlerden, işlerden, halâs etmek, kurtarmak...
Dördüncüsü, bir kişinin nedâmete ve tevbeye dönmesine vesile olmak...
Beşincisi, zemden sonra medhe vesile olmak...
20. Merhamet edene merhamet olunacağı gibi sükut edenler de selâmete erişirler.
21. Câhilin dünyada nasibi nedâmettir.
22. Şerre haris olanlar hiçbir zaman rahatlık ve selâmet bulamazlar.
23. Mücadeleyi terk etmeyenler dâimâ şetm olunurlar.
24. Şerlerden kaçmayanlar da günahlardan kurtulamazlar. Şerleri kerih görenler ise korunurlar.
25. Allah-u Teâlâ’nın vasiyetine uyanlar hıfz olunurlar. Allah'ın gazabından korkanlar emin olurlar.
26. Allah-u Teâlâ’nın velîsi olduğu kimseler, her türlü fenâlıklardan men olunurlar.
27. Allah'tan istemeyenler dâimâ fakir kalırlar. Allah'ın mekrinden emin olanlar, rezil, rüsva olurlar. Allahu Teàlâ'ya sığınanlar da her zaman her yerde ve her işte zafere ulaşırlar.
28. Kötü ve fenâ sözler sahibinin fenâlığına; iyi ve hayırlı sözler de sahibinin iyiliğine alâmettir.
29. Kızılması lâzım gelen bir yerde kızmayan hımardır yâni merkebdir. Razı olması istenen bir yerde razı olmayan şeytandır.
30. Asıl hüner her şeyi yerli yerince yapabilmektir.
AKRA FM







