Kyoto Protokolü olarak da bilinen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 1997'de imzalanmıştı.
Ülkelere karbon salınımlarını 1990 yılındaki seviyeye çekmekle yükümlü kılan sözleşme, 2005 yılında yürürlüğe girmişti. ABD ve Avustralya gibi gelişmiş ülkelerin yanısıra bir dizi ülke sözleşmeyi imzalamamıştı.
Türkiye'nin sözleşmeyi kabul etmesiyle, sözleşmeye imza koyan ülke sayısı 177'ye yükseldi.
Yapılacaklar listesi kabarık...
Kyoto Protokolü’nü imzalayan ülkeler, karbondioksit ve sera etkisine neden olan diğer 5 gazın salınımını azaltmaya, bunun için tedbir almaya söz vermiş durumda. 176 ülkenin taraf olduğu protokol, imzalayan ülkelerin atmosfere saldıkları gaz miktarlarının, iklimi tehlikeye atmayacak seviyelerde dengede tutmasını öngörüyor. Protokolle Türkiye’de yaşanması gereken dönüşümler şöyle:
- Kömürle çalışan santrallerin sistemleri yenilenecek. Termik santrallarda daha az karbon çıkartan sistemler, teknolojiler devreye sokulacak.
- Sanayi tesisleri az karbondioksit salması için altyapılarını yenileyecek.
- Tükettiği yakıt oranı, ürettiği karbon oranından fazla olan ülkelerden daha fazla vergi alınacak.
- Çimento, demir-çelik ve kireç fabrikaları gibi yüksek enerji tüketen işletmelerde atık işlemleri revize edilecek.
- Çevre dostu yakıtlar kullanılacak.
- Güneş enerjisi kullanımına ağırlık verilerek, nükleer enerjiye yönelinecek.
- Endüstri, motorlu taşıtlar ve ısıtmadan kaynaklanan sera gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuat yenilenecek. Raylı sistem ile, biyodizel ve elektrikli araçların oranı artırılacak.
- Çöp ve atık depolamada modern tesisler kurulacak.
DÜNYA BÜLTENİ - 05 ŞUBAT 2009 PERŞEMBE







