Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşamış birçok devlet adamı, sanatkâr, bilim insanı ile Eyüp Sultan’a yakın olmak isteyen birçok kişinin gömüldüğü Eyüp’teki tarihi mezarlıklarda bir skandal yaşanıyor. Yaklaşık 100 mezar taşı, “bilinmeyen bir el” tarafından son bir ay içerisinde restorasyon görüntüsü altında tahrip ediliyor. Yılların etkisiyle kararan taşlar, kimyevi maddeler kullanılarak ağartılıyor. Taşlardaki kabartmaların üzerinden de “soba boyası” olarak adlandırılan yaldızlı kalemlerle geçiliyor. Uzmanlar mezar taşlarının tarihi değerini kaybettiğini belirtirken, Vakıflar Genel Müdürlüğü “faili” belirlemeye çalışıyor.
Üç aşamada temizlik!
Uzmanlara göre, mezar taşları birkaç aşamada bu hale getirildi. Yüzey temizliğinde uygulanan aşındırma amaçlı kumlama ve tazyikli su yöntemi, mezar taşlarını tarihi değerinden arındırdı.
İkinci aşamada kezzap gibi kimyevi maddelerle taşlar ağartıldı. Ardından her kırtasiyede bulunabilecek yaldızlı kalemlerle yazıların üzerinden geçildi. 100’e yakın mezar taşı bu işlemlerden geçirilirken, bazıları sadece beyazlatılarak bırakıldı, bazıları ise sadece yarısına kadar ağartıldı.
Eyüp Belediyesi Fen İşleri Müdür Yardımcısı Ömer Yalçın, hazireyi çevreleyen duvarların onarımına ilişkin bir proje yürüttüklerini ancak taşlarla ilgili çalışmalarının olmadığını söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürü Adem Avcı da konu hakkında bilgisinin olmadığını bildirdi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri ise taşların onarımıyla ilgili bir uygulamalarının olmadığını söyledi. Kimin yaptığının tespiti için görevlendirilen uzman Olcay Aydemir,”Kimin yaptığını bilmiyoruz. Belediyelerle görüştük, yapmamışlar. Büyük bir alan olduğu için bir şey söyleyemiyorum. Çalışma yapılması için bizden izin alınması gerekli ama böyle bir izin de söz konusu değil. Eyüp Külliyesi projemiz var, bu kapsamda hazirelerin değerlendirilmesine, düzeltilmesine çalışacağız” dedi.
‘İnanılmaz bir zarar verilmiş’
Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden araştırmacı Mehmet Burak Çetintaş, mezar taşlarının tazyikli suyla kazınmış olabileceğini belirterek “400 yıldır dayanan taşlar bu çalışmayla 10 yıl sonra tamamen okunmaz duruma gelecek, çünkü kabartma yazılar kum gibi dağılacak. En adi, en akıl almayacak yöntemlerle taşlara inanılmaz bir zarar verilmiş. Vakıflar denetimini nasıl yapmaz, bölge onların sorumluluğunda” dedi.
MİLLİYET - 23 ŞUBAT 2009 PAZARTESİ







